Diyarbakır’ın Lice ilçesi kırsalında günlerdir süren protesto eylemlerinde sonuçta kan dökülmüş oldu. Hemen belirtelim ki eğer sağlıklı bir önlem alınmaz ise bu dökülen kan bir çuval inciri berbat edecektir.
Çözüm sürecinin başlamasından bu yana yapılan görüşmelerde ve uzlaşılan konularda ağır aksak davranışlara ve zaman zaman uyumsuzluklara rağmen insanları rahatlatan unsur kanın dökülmüyor olmasıydı. Her ne kadar zaman zaman gerçekleşen sivil eylemlere karşı orantısız güç kullanımı meydana gelmekteyse de konu yapılan iyi niyetli görüşmeler ve atılan iyi niyetli adımlarla çözüme kavuşuyordu. Ancak bu kez öyle olmadı.
SAMİMİYETE KURŞUN SIKILMASIN!
Öncelikle barışın da görüşmelerin de samimiyet gerektirdiğini belirtelim. Kritik zamanlarda- hadi biraz ara verip çatışalım- keyfiyetine kimse sahip olamaz. Eğer samimi olarak ortaya konulan bir girişim var ise herkesten ve taraflardan beklenen bu girişime dürüstçe yaklaşmaktır. Hiç kimsenin yurttaşın iyi niyetini ve samimiyetini test etmeye ve yok sayarak inançlarını ve umutlarını yerle bir etmeye hakkı yok.
Daha geçen gün Diyarbakır’da iki önemli toplantı gerçekleşti. Biri çözüm sürecine yönelik olarak ilgililerin katıldıkları ve son sürecin değerlendirildiği ve iç işleri bakanının da katıldığı toplantıydı. Diğeri ise Yargıda Birlik platformunun toplantısı. Biri idari alanda diğeri yargı alanındaki güvensizliği ortadan kaldırmaya yönelikti.
Ama buralarda yapılan güzel konuşmaların da atılması düşünülen iyi adımlarında Lice de ortaya çıkan durum karşısında havası sönmüş oldu. Lice’de samimiyet kurşun yemiş oldu.
Kimin haklı kimin haksız olduğu konusunu tartışmadığımızı özellikle belirtmek isteriz. Belirtmeye çalıştığımız konu işin içini kurşunun ve silahın girmiş olmasıdır.
HALKA KURŞUN SIKMAK
Lice’de halkın üzerine kurşun sıkılmış ve insanlar yaşamlarını yitirmiştir. Kurşunu sıkan Devletin güvenlik güçleri. Yani askerler. Kurşunu yiyen eylem yapan göstericiler yani halk. Durum devletin halka kurşun sıkması.
Peki, bu doğrumudur?
Cevabını Sayın Başbakan vermişti. Mısır ordusunun meydanlarda eylem yapan Mısırdaki meşru hükümet yandaşlarına kurşun sıkması nedeniyle başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sisi’nin askeri yönetimini eleştirmiş ve halkına kurşun sıkan bir yönetimin kabul edilmeyeceğini söylemişti.
ASIL MESELE
Şimdi gelelim asıl meseleye. Güllük Gülistanlık olmasa bile çözüm süreci ve barış görüşmeleri iyi gidiyor. Bir yıldır çatışma çıkmıyor ve insanlar ölmüyor. Memleket bu sayede rahat bir nefes aldı. Ancak bu süre içinde hükümet yeni karakol yapımlarına hız verdi. Yani çatışmalı dönemde yapamadığı işleri ateşkes ortamından gerçekleştirmeye çalışıyor. Bölgenin stratejik yerlerinde stratejik noktalara ulaşılması neredeyse mümkün olmayan KALEKOL’lar yapıyor.
Oysa görüşmelerle hedeflenen yeni karakollar veya kalekollara yapmak değil tam aksine var olan askeri noktaların da daha merkezi yerlere çekilmesi. Yani askeri alanları azaltıp sivil alanların genişletilmesi. Vatandaşların da bu yeni askeri noktaların oluşturulmasına tepkisi var. Çünkü bunu iyi niyetli görmüyorlar ve yeniden çatışmanın habercisi olarak yorumluyorlar. Tepkileri de bu askeri noktaların yapılmasına engel olmak. Yaptıkları ise yol kapatıp çadırlar kurmak.
Ancak belirtmeliyiz ki Lice’deki mesele biraz dal budak saldı. Yolların kısa süreli kapatılması daha öncede yapıldı ve işin içine ölüm girmeden çözüldü. Diyarbakır Bingöl karayolu haftalardır kapalı. Üstelik yol kazılarak ulaşım engellenmiş oldu. Vatandaş Bingöl’e Elazığ ve Muş üzerinden gitmek zorunda kaldı ve bu durum tepki toplamaya başladı.
Sorunun ve tepkinin taraflar ve kamuoyunca öğrenilmesinden sonra beklenti karakolların yapımının durdurulması ve eylemlere son verilmesiydi ancak taraflar inatlaşmayı daha uygun gördü. Sonuçta sinirler gerildi ve işin içine kurşun girdi. Kan aktı ve insanlar öldü.
Kurşun politikasının doğru bir politika olmadığını herkesin bilmesi gerekir. Dünyanın bütün kurşunları tüketilse bile sonuçta barış ancak görüşmeler yoluyla gelebilir. Kimsenin güç gösterisine ve güç testine tabi tutulmasına gerek yok çünkü taraflar birbirlerinin güçlerini çok iyi biliyorlar. Bunu göstermek için sivillerin de askerlerin de ölmesi gerekmiyor. Yiğitlik kurşun sıkmakta değil kurşun sıkma gücüne sahip olunduğu halde gül sunmakta.
Next