Malum yanı başımızda savaş eksik olmuyor. Mayınlı bölgede yaşıyoruz ve her an herhangi bir alandan patlama sesi duymak sürpriz olmuyor. İran, Irak ve Suriye’de yaşam kaynayan kazan. Bizdeki durum da çözüm süreci sayesinde durulmuşa benziyor. En azında silahlı çatışmalar yaşanmıyor. (Lokal durumlar hariç.)
IŞİD ismi ile en son Rojavadaki saldırılarla karşılaşmıştık. İslami bir düzen gayesi ile çatışmalar yürütün bu örgüt son olarak Musul’u ele geçirmesi ile bütün dikkatleri tekrar üzerine çekti. Bu dikkat çekmenin işine yarayıp yaramayacağını yakında görme imkanına sahip olacağız ancak öncelikle bu örgüt hakkında bazı bilgileri paylaşalım.
Google amcanın verilerine göre IŞİD: “Irak ve Şam İslam Devleti, kısaca IŞİD, ya da Irak ve Levant İslam Devleti Irak ve Suriye'de aktif isyancı bir grup. Irak savaşı'nın ilk yıllarında kurulan ve 2004 yılında El kaide'ye bağlılığını ilan eden grup bir süre sonra Irak El-Kaide'si adını aldı. Grup genelde Sünni topluluklar olmak üzere Mücahidin Şûra Konseyi, el-Kaide, Jaysh el-Fatiheen, Jund el-Sahaba, Katbiyan Ansar el-Tevhid vel Sunnah, Jeish el-Taiifa el-Mansoura gibi farklı isyancı gruplardan oluşur ve onların desteğini alır. Irak ve Levant'te Sünni nüfusun yoğun olduğu bölgelerde halifeliği kurma hedefi vardır. Irak savaşının yoğun olarak yaşandığı dönemlerde Irak'ınAnbar, Nineve, Diyala, Babil, Kerkük ve Selahaddin illerinde çok büyük etkinlik gösterdi. Bakuba'yı başkent ilan etti. Halen devam eden Suriye iç savaşında Suriye'ninİdlip, Rakka ve Halep bölgelerinde varlık göstermektedir.
Grup Suriye'de etkin olduğu bölgelerde şeriat kanunlarını icraya başladı ve rakip gördükleri askerleri, yabancı gazetecileri, yardım kuruluşlarına üye insanları sürgüne gönderdi veya hapsetti.
Hedef ve taktikler
Cema'at el-Tevhid vel-Cihad grubunun amacı Irak'taki koalisyon güçlerinin geri çekilmesini sağlamak, Irak hükumetini düşürmek, işgal kuvvetleriyle birlikte çalışanları öldürmek, Şia nüfusu marjinalize edip askeri gücünü kırmak ve tamamen şeriat kanunlarıyla yönetilen bir islam devleti kurmak.
Grubun ruhani önder kabul ettiği ve genel başkan yardımcılığı da yapmış olan Filistinli imam Ebu Enes el Şami taktiklerinin ve yöntemlerinin Kuran ve sünnet kaynaklı olduğunu yine bu kaynaklardan verdiği örneklerle açıklamıştır. İslam peygamberi Muhammed'in "Her kim Allah yolunda bir gayrimüslimi öldürürse Allah ona cehennemi yasak eder." sözünü ve Enfal suresi 12. ayette geçen "O anda Rabbin meleklere şu vahyi veriyordu: Ben sizinle beraberim. Haydi imanı sağlamlaştırın! Kafirlerin yüreklerine dehşet bırakacağım, hemen boyunlarının üstüne vurun, vurun onların parmaklarına!” benzeri vahiyleri temel prensiplerden biri edindi.
Gücü ve eylemleri
Örgütün gücü tam olarak bilinmemekle birlikte binlerce savaşçıya sahip olduğu tahmin edilmekte. 2006'da ABD istihbaratının hazırladığı raporda Irak El Kaidesi'nin kurucu ve üst düzey üye sayısının 1000'den fazla olduğu belirtildi.”
Sonuç olarak IŞİD terör sayılan (sivillere yönelik eylemler dahil) bombalı eylemler gerçekleştirmektedir. Ancak son zamanlarda bu terör eylemlerinden ziyade alan hâkimiyetini kapsayan saldırılar gerçekleştirmekte ve yerleşik düzen kurma çabaları göstermektedir. Bu yaklaşımı da açık bir şekilde sürdürmektedir. Gerek Suriye sınırları içerisinde gerekse Irak sınırları içerisinde devletlerin orduları ile çatışmak suretiyle egemenlik alanını korumak ve geliştirmek için çatışmalar yürütmektedir. Musul ve civarına yapmış olduğu saldırılar ise alan korumadan saldırıya geçme adımlarına geçtiğini göstermektedir.
Arap ve Sünni kaynaklı bir halife devleti kurma çabalarının başarılı olma ihtimali zor görünse de mevcut durumda isminden sık sık söz ettiren Ortadoğu silahlı gruplarının içinde yer almaktadır.
Next