*1960’lı Yılların başında TPAO’da bir hastane vardı. Kent merkezinde ise hastanenin olmadığı, iki küçük sağlık ocağının hizmet verdiği o şirin ilçede, iki doktor ve bir sağlık memuru vardı. O sağlık memuru da Artvinli Nurettin Bağcı idi. Herkesin yardımına koştuğu için o’na ‘doktor’ lakabı da verilmişti…
*Bir zamanlar TPAO’daki hastane ve dispanserinde görev yapan bu şehrin ilk doktorları Cengizhan Özer ve Kadir Sungur’du. O efsane doktorlarla sık sık bir araya gelen ilk sağlık memuru Artvinli Bağcı’nın geçmişteki anıları geldi aklıma. Korona günlerinde eve kapandığımız şu günlerde Batman’da yıllar öncesinden yaşanan o anılar da o güzel insan sağlık emekçisi Bağcı’dan olsun…

BİR HASTANE, İKİ SAĞLIK OCAĞI
Yaklaşık 60 yıl önce şirin bir petrol kenti olan Batman’da TPAO tesislerinde şimdiki Petrolspor kulüp binası hastaneydi. TPAO’da çalışan işçilere ağırlıklı olarak hizmet veren o hastaneye alternatif olarak yapılan 1 ve 2 Nolu Sağlık Ocakları, şimdi ki Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne komşuydu.
Petrol kentinin nüfusu hızla artıyordu. Dönemin sağlık kuruluşları ihtiyaca cevap vermekten uzaktı. 1976’da eski SSK Hastanesi yapıldığında, Batman sağlıkta ‘biraz olsun’ nefes alabilmişti. TPAO’nun ilk hastanesinde efsane doktorlar vardı. Hataylı Cengizhan Özer ve Tekirdağlı Kadir Sungur… İyiliksever iki doktor hem petrol işçilerine hem de o dönemde ilçe sakinlerinin sağlık sorunlarıyla bire bir ilgiliydi.
İşte o örnek iki doktorla birlikte o dönemlerde Batman’da görev yapan Artvinli Nurettin Bağcı’nın öyle güzel anıları var ki sormayın gitsin. 40-50 Yıl öncesinde Batmanlılar, sağlık memuru Bağcı’ya ‘Doktor Nurettin’ derdi. Hatta efsane doktorlar Özer ve Sungurlu ile günün yorgunluğunu atan Nurettin Bağcı’yı acil vakalara davet ederdi. Doktorlar dururken, Bağcı vakalara müdahale ederdi. Hastaya hem moral veren hem de iğne yapan o güzel insan uzun yıllar ‘doktor’ lakabıyla tanındı bu şehirde.

UNUTULMAYAN O ANILAR…
83 Yaşındaki Nurettin Bağcı, şimdilerde Bursa’da yaşıyor. Batman Çağdaş’ın yıllarca hizmet verdiği ‘Eski Tekel Caddesi’ olarak bilinen ‘Gülistan Caddesi’nin bulunduğu Meydan Mahallesi’nde 20 yıl süreyle oturan sağlık emekçisi Bağcı’nın, yıllar öncesinde bu şehirde yaşadıkları anıları da ondan dinliyoruz.
Bağcı, hiç unutmadığı anılarını şöyle anlatıyor;
“Yıllar öncesi bir yaz gecesiydi. TPAO Sitesi’ndeki 1 Nolu havuza doktor Cengizhan Özer ve Kadir Sungurlu beyle oturuyorduk. Bir anda ‘Doktor Nurettin Bey giriş kapısına’ diye anons sesini duyduğumda, o an çok utandığımı hatırlıyorum. Batman’da çoğu insan bana ‘doktor’ dediği için böyle bir şey yaşanmıştı. Bu durum yanımdaki doktor ve diğer arkadaşlarıma saygısızlık gibi gelmişti…”
Yine bir gün Sağlık Ocağındaki doktor arkadaşlarıyla birlikte restauranta gittiği sırada Tekel Caddesi’nde Terece apartmanın 5. Katında bir bayan sesiyle irkilen Bağcı o anıyı da anlatmadan edemiyordu;
“Bir gün Eski Tekel Caddesi’nde doktor arkadaşlarımla birlikte restoranda gidiyorduk. Terece Apartmanın 5. Katında bir bayan ‘doktor bey, doktor bey diye’ bağırdı. Yanımdakiler yukarıya bakınca, ‘sizi değil, beni çağırdı’ deyip o kadının yardımına koştum…”
Nurettin Bağcı’nın büyük kızı Birgül hanım 23 yıldır Marmaris’te öğretmen olarak görev yapıyor. Ancak doğup büyüdüğü Batman’ı hiç unutamıyor.
1994’te ailece ayrıldıkları Batman ile ilgili bir anısını da Birgül hoca şöyle anlatıyor:
“Bayram arifelerinde geceleri hep arkadaşlarımızla elimizde mumlarla Arapça bir şeyler söylerdik. Tek kelime Arapça bilmeme rağmen arkadaşlarıma eşlik ederdim. Annem elime kına sürerdi. Bayram sabahı erkenden kalkıp ellerimi yıkayıp yeni giysilerimi giyerdim. Arkadaşlarımla kapı kapı gezip şeker isterdik. Her defasında daha kapısının önünü yeni yıkamış bir teyze bizi kovalardı. Şeker toplamaya gittiğimizde beni babamdan dolayı tanıyanlar çikolata ve para vermelerini hiç sevmezdim. Arkadaşlarıma para vermedikleri için onlara tepkimi gösterirdim. ‘Doktor kızıyım’ diye sinema ve benzeri etkinliklerde beni gördüklerinde önceliği bana verirlerdi. Batman’da herkes babama ‘doktor’ dediği için özellikle yabancı ortamda örneğin, okulda bize ayrı bir değer verirlerdi. Batman’ı ailece çok sevdik. Ayrılığımızda çok üzülmüştük. 23 Yıldır Marmaris’te öğretmenlik yapıyorum. Burası da çok güzel ama Batman’daki dostluğu ve içtenliğini hep özlüyorum. Nerelisin dediklerinde ‘Batman’lıyım’ diyorum.”

SAYILARI AZDI AMA ÖRNEK KADROYDU…
Batman, 1990’da ‘il’ olduğunda ilk sağlık ocağı konumundaki bina, bir süre İl Sağlık Müdürlüğü olarak hizmet verdi. Ardından da Ağız Diş Sağlığı Merkezine dönüştürüldü. 1960 ila 1990 yılları arasında sağlık merkezinin adresi olan o tarihi sağlık ocağı, eski SSK Hastanesine komşuydu... Onlarca doktor, sağlık memuru, hemşire, sıtma savaş memuru ve onlarca sağlık emekçisi görev yaptığı o küçücük binada canla başla görev yapan örnek bir kadro vardı. Tek-tük araç ve gereçlerle onlar bir zamanlar bu kentin dört bir yanına şifa dağıtmışlardı.
İlk sağlık memuru Nurettin Bağcı, merhum Kemal Turan, Süleyman Ballı, Muharrem Tural, merhum Ramazan Açıkgöz, Hüseyin Oğuz, Selman Günbat, Behcet Tunç, Ramazan Bingöl, şimdilerde profesör unvanı alan Ahmet Baygın, Dr. Mehmet Gayretli, Adnan Gündem, Mehmet Sabaz, Ahmet Düz, Engelli Yaşar, Çaycı Hasan ve isimlerini hatırlayamadığım o fedakar ve çalışkan sağlık emekçilerini eski Batmanlılar unutmuyor, unutmayacak. O sağlık emekçileri, zor şartlarda sağlıkta bir zamanlar bu şehirde tarih yazmıştı.
Evet Artvinli sağlık memuru Bağcı, hiç bir şey beklemeden görevini eksiksiz yapabilmek, vatandaşların sağlığı için ev ve işyeri demeden bir iğne müdahalesiyle yıllarca koşuşturduğu Batman’da herkesin gönlünde ‘doktor’ unvanını almıştı. O doktor değildi ama bir doktor olarak bilinirdi. 1994 Yılında Batman’dan ayrılan Nurettin Bağcı, tarihi DDY Batman Garı’nda çok sevdiği ‘Batman hatırasını’ ölümsüzleştirmiş. Şu korona virüs günlerinde sağlık çalışanlarının büyük fedakarlıklarla hizmet verdiğini görüyoruz ve yaşıyoruz. İşte Batman’dan dünden bugüne sağlığa yolculukta 40 yıllık bir Batmanlı gibi hizmet veren ve eski Batmanlıların gönlünde taht kuran ‘Doktor Nurettin Abi’ lakaplı Artvinli Nurettin Bağcı’nın öyküsü…
Next