İnsan Hakları Batman şubesi, İnsan Hakları Haftası etkinlikleri çerçevesinde ilk kez verdiği 2010 yılı onur ödülünü 1 Ağustosta bastıkları mayının patlaması sonucu hayatını kaybeden Sedat Özevin ile Özdemir kardeşlere verdi.
Belediye konferans salonunda düzenlenen törene BDP il başkanı Saadet becerikli, Belediye Başkan vekili Serhat Temel, İl Genel Meclis Başkanı Salih Aktan, Baro başkanı Yusuf Tanrıseven, Esnaf ve sanatkârlar odalar birliği başkanı Hadi Boğatır, Mazlum der, Uluslar arası Af örgütü, Kürdi Der ve kentte bulunan diğer STK temsilcileri ile kalabalık bir vatandaş topluluğunun yanı sıra patlamada yaşamlarını yitirenlerin aileleri katıldı.
Duygu yüklü bir atmosferde geçen törende katılımcıların üzüntüleri konuşmalarına da yansıdı. Toplantıda konuşan konuşmacılar gözyaşlarına hakim olamazken salonda bulunan çok sayıdaki dinleyici de duygularına hakim olmakta güçlük çekti.
Toplantıda söz alan Av. Abdullah Akın onur ödülüne layık görülenlerle yıllar süren arkadaşlıklarının bulunduğunu ve bu durum karşısında ne söyleyeceğini bilemediğini ifade ettikten sonra ailelerinin onurlu duruş ve tavırları ile bize ders verdiğini söyledi.
Toplantıda aileler adına kısa bir konuşma yapan Av. Sedat Özevin’in kardeşi Av. Vedat Özevin ise yaşamlarını insan Hakları ve demokrasi mücadelesine veren bu insanlara keşke yaşamlarında bu ödül verilseydi diyerek, “insan Haklarına yönelik bir saldırı nereden gelirse gelsin karşı çıkmak gerekir” dedi.
İnsan Hakları Derneği Batman şubesinin ilk kez verdiği “onur ödülü” bundan sonra her yıl bu alanda emeği verenlere verilmeye devam edecek.
Bu yıl ödüle layık görülen dört şahsiyetten ikisi olan Av. Sedat Özevin ve Sadi Özdemir İnsan Hakları Derneğinin kuruluşundan bu yana içinde yer almış şube başkanlığı yapmış insanlardı.
1990’lı yılların acımasız insanlık dramının yaşandığı dönemlerde, sokaklarda insanların öldürüldüğü dönemde demokrasi ve insan Hakları bayrağını taşıyan insanlar olarak tanındılar. İnsan Hakları Derneği üyesi olan Salih ve Sofi kardeşler de demokrasi mücadelesindeki konumları ile tanınan şahsiyetlerdi.
Ödüle layık görülen dört şahsiyet tüm yaşamlarında olduğu gibi ölüme giderken bile insancıl amaçlı bir hareket içinde bulunmuşlardı. TPAO’ya ait olan alanda çıkan yangını söndürmek amacı ile evden ayrılmış ve yola döşenen mayına araçlarının çarpması sonucu yaşamlarını yitirmişlerdi.
İnsan Hakları Derneğinin vermiş olduğu onur ödülü bu insanlarımızın emeklerini ifade etmeye ve hak ettiği değere elbette yeterli olmayacaktır. Ancak her şeye rağmen bu insanların unutulmadıkları, sahiplenildikleri, mücadelele arkadaşları tarafından dile getirilmiş oldu.
Toplantıda söz alan mücadele arkadaşlarının dile getirdikleri söylem de bunu işaret etmekteydi.
Bu ödül törenin de bulunanların konumuna bakıldığında da herkesin aynı dertle dertlendiklerini görmek zor olmadı. Bu tür olaylarda ailelerin yaşadıkları acıları yaşamak belki mümkün değildir ancak toplantı salonunda insanların içine akan gözyaşları da gösterdi ki bu dört insanımız da çok sevilen insanlardı. Bu dört insanımızda büyük kayıptı. Bu dört insanımızın da uğradıkları haksızlık hazmedilemiyordu.
Salon ve toplantı sonrası görüşler de ortaya koydu ki ödüller layık olanlara verilmişti. Ruhları şad mekânları cennet olsun.