Geçen Cumartesi günü Belediye Konferans salonunda İnsan Hakları Derneği Batman şubesinin 7. Olağan kongresi gerçekleştirildi. Tek liste ile gidilen seçimlerde liste yarışı olmadığı için kongre güzel bir havada geçti demek yanlış olmaz sanırız.

     İnsan Hakları Derneği 1986 yılından beri ülkemizde insan hakları ihlalleri ile ilgilenen, vatandaşların insan hakları ihlalleri konusunda bilinçlenmelerine katkı sağlamaya çalışan, İnsan Hakları evrensel bildirgesinde belirlenen kriterler ve kendi ilkeleri doğrultusunda hareket eden hükümet dışı bir kuruluş. Bağımsız ve hiçbir ayırımcılık yapmadan ezilenlerin yanında olmaya çabalayan bir kurum. Bu nedenle de yönetim erkini ellerinde bulundurulanlar tarafından pek el üstünde tutulmayan bir yapı.

     Hükümetlere ve siyasi partilere bağlı olmadığı için rant paylaşımının egemen olmadığı, tamamen üyelerinin kişisel destekleri ve gönüllülük temelindeki çabaları ile faaliyetlerini sürdüren İnsan Hakları Derneğinin her vatandaş tarafından desteklenmesi gerektiğine inanmaktayız. Birey hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği alanlarda ve yerlerde İnsan Hakları savunucularının rolleri elbette küçümsenemeyecek bir öneme haizdir.

     İnsanların temel hakkı olan özgürce yaşam hakkı başta olmak üzere diğer haklarından yararlanmaları ve kanunlar karşısında eşit muamele görmelerinin sağlanması, İnsan Hakları aktivistlerinin temel görevi. Bu görev yürütmek için ise insanı sevmek en önemli unsur.

    İnsanı sevmeyen, insana saygı duymayan hiç bir felsefi kategoride başarılı olamaz. Anlayış temelinde insan özgürlüğü ve bununla bağlantılı olarak insan sevgisi olmayanların insanlara ve insanlığa hizmet etmeleri mümkün değildir. Ancak İnsan Haklarının savunulması da insanların daha çok sevgiyle donanmasını beklemeye de bırakılamaz. Dünyadaki ayırımcılık uygulamalarına baktığımızda durumun pek iç açıcı olmadığını üzülerek görmekteyiz.  Hala dünyanın değişik ülkelerinde her gün binlerce insan hakları ihlali ile yüz yüze kalmamız bunun somut örneği değil mi? Dünyada değişik nedenlerle devam eden savaşlar yüzünden binlerce kadın, çocuk, yaşlı insan, insanlık onuru ile bağdaşmayan şartlarda yaşamaya mahkûm edilmiyor mu?

     Bırakalım dünyayı ülkemizde bile kadına uygulanan ayırım ve şiddetten tutun diğer alanlara kadar her gün yüzlerce insan hakkı ihlali yaşanmıyor mu? Bunların önlenmesi için elbette sıra bize gelmeden çabalamak gerekmektedir. Başımız dara düştüğünde koşacak bir yer arayacaksak bu yerlerin İnsan Hakları Kuruluşları olduğunu unutmamak gerekmektedir.

     Bu genel değerlendirmeden sonra gelelim kongre gözlemlerimize; Öncelikle kongre öncesi görülen eksikliklerin giderilmesi ve yönetimin güçlendirilmesi çabalarının cılız kaldığını belirmemiz gerekmektedir. Yönetimde bayan temsilci bulunmaması başlı başına bir eksikliktir. Bu eksikliğin en kısa sürede telafi edilmesini temeni ederiz. bunu belirtikten sonra gelelim kongrenin güzel yanlarına. Kongrede Sedat Özevin, Sadi Özdemir, Saadet Becerikli gibi eski şube yöneticilerini yan yana görmek bizleri sevindirdi diyebiliriz. Koşullar ne olursa olsun insan hakları savunucularının bir araya gelebilmeleri ve aynı platformları paylaşabilmeleri önemlidir. Abdullah Akın ve Oktay Bağatırı da unutmamak lazım kongreye yetişmek için çabaladıkları en azından katıldıklarını görmek güzeldi. İktidar partisinin Merkez ilçe başkanı düzeyinde kongrede yer alması bu alanda ki artı hanelerine yazılması gereken bir unsur. STK’ların kongreye ilgileri ise zayıftı.Eğitim sen başkanı Sayın Aratemur ve Sağlık çalışanlarını temsilen sayın Topkan’ı görebildik. Kongre Belediyede yapılmasına rağmen Belediye yönetimini görememek bir eksiklikti. Başkan yardımcısı Sayın Tahir imretin katılımı ise temsiliyetten ziyade kişisel bir katılım olduğu izlenimi uyandırdı.

      Sonuç olarak kimin katılıp kimin katılmadığına bakılmaksızın İHD  şube kongresinin başarılı bir şekilde geçtiğini söylemek mümkün. İHD’nin yalnızlaştırılması çabalarının yanlış tavır olduğunu düşünüyoruz. Tabi dileriz yanlış anlamışızdır.