7 Haziranda yapılacak olan 25. Dönem milletvekili seçimleri için siyasi partilerimizin aday belirleme çalışmaları devam ediyor.
Her siyasal partinin temel amacı halkın desteğini alarak iktidara doğru yol almaktır lakin bu amaç her seçimde başarılacak bir hedef değildir.
Sistemdeki aksaklıkların kalbine doğru inerek halkın tabanına yönelik siyasal çalışmalar yürüten siyasal partilerin çalışmaları ve hedefleri ise daha zordur. Çünkü bu partilerin hedefi iktidarın değiştirilmesinden ziyade sistemin değiştirilmesine ve olanakların yön değiştirmesine yöneliktir.
Buna rağmen bütün siyasal partilerin var oluş amaçları demokrasinin tesis edilmesidir. Çünkü demokrasinin temel göstergelerinden birisi de kuşkusuz çok partili siyasal yaşamdır.
Doğaldır ki temel görevleri ve varlıklarının nedeni demokrasi olan siyasal partilerden beklenti organlarının seçimlerinde olsun, adaylarının belirlenmesinde olsun kabul edilen uluslar arası demokrasi kurallarının yerine getirilmesi ve temsiliyet meselesini layıkıyla yerine getirmesidir. Varlığını demokrasiden alan bir siyasal yapının kendi içinde antidemokratik uygulamalar gerçekleştirmesi veya tabanının sesini duymazlıktan gelerek anti demokratik davranması beklenen bir tavır olamaz.
Mevcut durumda siyasi partilerimizin ya merkezi belirleme yöntemi ya da önseçim metodunu uygulayarak vekil adaylarını belirlemektedirler. Parti içi eğilimi belirlemek için teamül yoklaması yapanlar olduğu gibi anket ve benzeri uygulamalarla halkın ilgisini ve tercihini öğrenmeye çalışan siyasal partilerimizin varlığı da ortadır.
Genel olarak sağ siyasal partiler daha çok merkez atamalarla sol siyasal partiler ise daha demokratik davranma adına önseçim ve benzeri uygulamalarla aday belirleme çalışmaları yürütürler imajı yaygındır.
Bu genel belirlemeden sonra gelelim asıl konumuza. İlimizde Haziran ayında yapılacak seçimlerde milletvekili adayı olmak için Halkların Demokrasi partisine başvuran aday adaylarının sayısı evvelki gün itibariyle 31 olarak açıklandı. Milletvekili aday adayları şöyle: “Abdurrahman Seven, Ayşe Acar Başaran, Cihat Eripek, Feleknaz Uca, Hadi Bağadır, Halime İnan, Hasan Yağız, Hamza Ayiş, Hüseyin Kalkan, Kadir Tunç, İbrahim Kaytar, İsmail Acar, Mahmut Aslan, Mahmut Çiftçi, Mehmet Battal, Mehmet Raci Bilici, Mehmet Şafi Aratemur, Mehmet Nuri Turan, Mehmet Gönül, Mehmet Demir, Murat Tekin, Muhammet Battal Bavcı, Mustafa Yeşil, Necdet Atalay, Nezahat Çetin, Nurettin Sönmez, Osman Ergin, Önder Kangül, Ramazan Şeker, Sabahattin Yaşar ve Sevgi Acet”
Aday adayları arasında beş kadın bulunmakta ve bunlardan biri olan Feleknaz uca anlaşıldığı kadarıyla kadın kontenjanından yasal bir sorun çıkmazsa yeri en sağlam adaylardan biri. Eğer kota uygulaması yapılırsa listeye geri kalan dört kadından biri daha girecek. Geriye kalan 26 Erkek aday adayı içinden de iki kişi seçilecek.
Listeye bakıldığında her aday adayı kendisini bu göreve hazır hissettiğine göre elbette kıymetli ve değerli, vefakâr ve cefakâr bir kişiliğe sahiptir ve saygındır. Ancak burada aranan kriterler sadece bunlar değil. Milletvekili adayı olacak veya vekil olacak adayın demokrasinin geliştirilmesi, kürt sorununun çözümü, kentin sorunları, halkla diyalog, kendini ve toplumunu ifade etme noktasında yeterli kriterlere sahip olması gerekiyor. Ayrıcı bu mücadelede samimiyetini göstermiş ve emek vermiş olması gerekiyor. Bütün bunlarla birlikte kenti yaşamış olması gerekiyor. Bu kriterlerinin bir bölümünü taşımayıp listeye giren veya sokulan kişi veya kişiler olursa bunların ulusal veya uluslar arası alanda kendini kanıtlamış akademik veya siyasetçiler olması gerekir ki diğer aday adaylarından bir fedakârlık beklensin aksi durumda hak yukarıda belirtilen kriterleri taşıyanlarındır.
Peki, bu durum nasıl anlaşılacak?
Parti bu belirlemeyi hangi kriterlere göre yapacak?
Diğer seçimlerde yapılan ön seçim veya eğilim yoklamalarında ortaya çıkan olumsuzluklar nasıl giderilecek?
Delegeyi kafaya alma girişimlerinin önüne nasıl geçilecek? Gibi bir dizi sorunun arka arkaya sıralanabileceğini tahmin etmek güç değil lakin önüne hedef olarak demokrasiyi yerleştirmek ve tabanın sesi olmayı koyan bir siyasal partinin de bunu aşmanın yollarını bulması gerekiyor.
Evvelki gün aday adayları ile yapılan toplantıdan sonra atamanın merkezden yapılacağı açıklamasının yapıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu durumda tabanın sesi, tabanın tercihi meselesi de doğal olarak ortadan kalkıyor. Genel merkez kimi beğenecekse onu aday gösterecek. Burada birkaç STK’ya sorulacak olan soruların da cevaplarının da pek anlamı kalmıyor elbet.
Ama ve lakin unutmayalım ki koşullar ne olursa olsun sandığa gidecek olan seçmendir yani tabandır. Eğer genel merkez tabanın tercihlerini dikkate almayan bir yöntemle aday belirlerse bu konuda çok hassas davranmak zorundadır. Kriterlerini de adaylarını da çok iyi belirlemek durumundadır. Kimsenin kara kaşı kara gözü adına tercih kullanmamak zorundadır. Dileriz en zor yöntemi seçen genel merkez tercihini en iyiden yana kullanır.
Yoksa uygulanan bu yöntem demokrasi adına çok tartışılır gibi görünüyor. Bütün adaylarını ithal yöntemi ile belirleyen bir parti durumuna düşmeyen bir HDP isteniyorsa hassasiyetin çok önemli olduğunu belirtelim. Çünkü bu ilden başvuran doktor da var, öğretmen de, Belediye başkanı da var yardımcıları da, il başkanı da var avukatı da, siyasetçisi de var esnafı da, bilmem anlatabildik mi?
Next