Aylardır Türkiye’nin gündemi, Ergenekon terör örgütü üzerinde duruyor. Ergenekon’u sadece Türkiye değil Avrupa ve Amerika da çok yakından takip ediyor. On yıllardır kanın durmadığı kardeşin kardeşie vurdu(ruldu)ğu bu ülkede, bir türlü anlayamadığımız olaylar cereyan etti, ülke gelişemedi, insanlar özgürlüğe hasret kaldı. Bazen ülke düzelir gibi oldu, insanlar gelecek için tam umutlanmışken olaylar bilinmedik bir yerden tekrar patlak verdi. Bu yıllarca böyle süregeldi. Bu olayların nasıl başladığı, kimler tarafından nasıl başlatıldığı hiçbir zaman öğrenilemedi; çünkü işin içinde büyük bir derinlik vardı, olayların aydınlanması için yollar kapatılmıştı ta ki geçen yıl Ergenekon operasyonu başlayana dek.

        Ergenekon operasyonuyla Türkiye için yeni bir miladın başlangıcı oldu. Türkiye’yi derinden etkileyen insanlar(!) su yüzeyine çıkartıldı, ülke insanının özgürleşme taleplerine büyük bir umut ışığı yakıldı. Bugüne kadar Ergenekon’un da Susurluk, Şemdinli v.b davalar gibi üstünün kapatılması korkusunu taşıyorduk; ama bu sefer diğer davalar gibi olmadı üzerine gidildi, savcılar cesaretli çıktı, halk duyarlılık gösterip soruşturmanın takipçisi oldu, her ne kadar basının büyük bir bölümü Ergenekon’un üstünü örtmek istediyse de başarılı olamadı; çünkü basın ilkelerine uyan, gelişmeleri olduğu gibi kamuoyuna aktaran, gazetecilik etiğine uyan basın kuruluşları da vardı.

          Sonunda Ergenekon iddianamesi mahkemeye verildi ve davanın duruşma tarihi belirlendi. Buraya kadar her şey çok güzel; ama anlayamadığımız bir nokta var: Ergenekon operasyonları her nedense Fırat’ın doğusuna geçi(rti)lemedi; oysa ki yıllardır en fazla kanayan bölge, yüzlerce faili meçhul cinayetlerin meydana geldiği yer burası. Kaçak silahların, insan kaçakçılığının ve yasa dışı birçok olayın cereyan ettiği bu bölgede Ergenekon operasyonlarının burada yapılamaması kaygı verici. Bu davanın özüne inip sonuçlandırmak için bu bölgede de Ergenekon operasyonları başlatılmalıdır; aksi takdirde, kökü kazıtılmayan bir Ergenekon’un tekrar sahneye çıkması hem de eskisinden daha acı olayların yaşanması kaçınmaz olur. Türkiye’nin tam özgürleşmesi, Türk-Kürt kavgasının yerini barışa, kardeşliğe, sevgiye, güzelliğe bırakması için Fırat’ın doğusunda da Ergenekon operasyonları başlatılmalıdır…