Sayın Başbakan partisinin kapatılması davasının karar süreci başlamadan çok önemli gördüğümüz bir çıkış yaptı. Çıkıştan ziyade bir çağrı olarak da algılanabilecek bir söylem. Sayın Erdoğan “iç barışı sağlamalıyız”dedi

Eğe bir alanda barış tesis etme gereksinimi duyuluyorsa doğal olarak orada bir çatışmanın olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Çatışmanın varlığı kabul ediliyorsa o zaman bu çatışmanın alanını belirlemek gerekmektedir.

Hangi çatışmanın hangi iç barışını tesis etmek gerekmektedir?

Ülkenin içinde bulunduğu çatışma alanlarına bakmakta fayda görmekteyiz;

1-     Sıcak bir şekilde sürmekte olan ve binlerce insanımızın canına mal olan Kürt vatandaşlarımızın hak taleplerinden kaynaklı çatışma

2-     Ulusalcı cephenin ittihat ve terakki mantığı ile sürdürme eğiliminde olduğu ve kutuplaştırarak ayrıştıran sıcak çatışma merhalesine gelmeyen ancak planlarının yapıldığı söylenen çatışma

3-     Ülkeyi 1923’te ilan edilen cumhuriyet ve Demokratik rejim çizgisinden saptırmaya çalışan zihniyetin ortaya çıkardığı çatışma ve kutuplaşma

Sayın başbakan bunlardan birini mi yoksa tamamına yönelik bir çağrıda mı bulunuyor?

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; Kürt meselesinde silahlı çatışmayı sona erdirmiş ve rejim tartışmasını gidermiş bir Türkiye’nin ilerlemesini  hiç kimse engelleyemez.Bu bakımdan Türkiye’nin ilerlemesini istemeyen kesimler bu çatışmanın durmasına kesinlikle karşı durmaktadırlar.Mevcut çatışma ortamı derinlere sızmış olan kesimlere maalesef çok büyük maddi kazanımlar sağlamakta nüfuzlar oluşturmaktadır.Bu kesimler öylesine yayılmışlar ki bu ülkeyi babalarının malı gibi idare etme cüretine erişme gayreti sarf etmektedirler.Ve bu kesimler çok iyi bilmektedirler ki çatışmanın duruşu maskelerinin düşmesi anlamına gelmektedir.Bu nedenle ölümüne çatışmayı körüklemektedirler.Eğer sayın Başbakan bu anlamda bir iç barışı kast ediyorsa Diyarbakır’da söylediği ve arkasında durmadığı sözlerini hatırlaması gerekmektedir.

Yok sayın başbakan iç barışı sağlamak olarak sunduğu proje siz partimi kapatmaya çalıştınız ben Ergenekon ile üzerinize geldim. Belli bir noktaya kadar bir birimizi çözdük. Partimi kapatmayın bende burada durayım çağrısı ise yani ulusalcılara, darbe planlayıcılarına ve yandaşlarına yönelik bir çağrı yapmış ise bunu da somutlaştırması lazım. Sayın başbakan da taktir etmelidirler ki bu ülkede totaliter ve ırkçı zihniyetlerden uzak cumhuriyet ve demokratik değerleri benimseyen çoğunluğu temsil eden kesimler de bulunmaktadır. Bu kesimler ne ırkçı bir ulusalcı zihniyeti neden dine dayalı totaliter bir rejimi istemektedirler. Bunlar ülkeyi bütün zenginlikleri ile kabul eden kimsenin kimseye düşman olmadığı ortak vatandaşlık bağı ile bir birine kenetlenen savaşçı ve çatışmacı bir mantıktan ziyade birleştirici sevgi ve saygıya dayalı bir birini kabullenen kesimlerdir.

Dolayısıyla sayın başbakanın iç barışı sağlama noktasındaki çağrısının hangi alanı kapsadığı noktasında partisinin kapatma davasının sonuçlanmasını beklemekte fayda bulunmaktadır. Bu adımın ciddiyetinin ve sınırlarının anlaşılması açısından sayın başbakanın kafasının da rahat olması gerekir. Bu kadar ağır baskı altında olan bir hükümet ve partinin başında bulunan bir kişinin buna ihtiyacının olduğunu düşünmekteyiz.

Bütün bunlara rağmen sayın başbakan yaşanan bu son süreçte öğrendiklerinden bir dersler çıkarıp ülkeyi refaha çıkarma noktasında bir karar almışsa ve bu düşüncesini ana hatları ile kamuoyu ile paylaşırsa sanırız önemli açılımlar sağlanabilir.

AKP’nin tam olarak bu ülkeyi nereye doğru götürmeye çalıştığı anlaşılmamış ise de bu ülkede Ak koyun kara koyun artık ortaya çıkmıştır. Gerçekten olumlu adımlar atmak isteyen birileri kalmışsa hangi adımların atılması gerektiğini de bildiklerinden emin gibiyiz. Emin olduğumuz diğer bir konu da bu adımların atılması durumunda kıyametin kopmayacağıdır.

Kunta kinte ile başlayıp, Malkom x ile devam edin siyahi mücadele serüvenini hepimiz bilmekteyiz. Nelson Mandela’yı daha yeni terörist listesinden çıkaran ABD’de Barack Obama’nın başkanlığın en güçlü adayı olduğunu göz önüne aldığımızda dünyadaki siyasi gelişmelerin ne denli hızlı olduğunu hemen çözeriz. Dünyanın süper devletinde siyahîler devlet başkanı olabilme şansını yakalarken bizlerin hala savaşıyor olmamız utanılacak bir durum değil mi? Bakın süper devletlere bütün eksikliklerine rağmen iç barışı nasıl sağlıyorlar!