Fernando LUGO’ yu tanıyanlarımız azdır, çünkü O’nu tanımamız için şu ana kadar yeterli bir sebep yoktu. Ama artık bugün, demokrasi ve hürriyet aşıkları ile darbe karşıtları için bir simgedir.
O’nu önemli kılan hareketi neydi dersiniz? Tabii ki zoru gördüğünde ceketini alıp gitmesi değil, bilakis ülkesinde adı darbe söylentilerine karışan silahlı kuvvetlerdeki generalleri hemen azlederek yerine yenilerini atamasıdır.
Bu haberi okurken â€˜İşte gerçek demokrat lider’ dedim, kendi kendime. Ve bizdeki siyasiler aklıma geldi. Darbecilere alkış tutan başbakanlar ve siyasi parti liderlerini bir bir hatırladım. Darbecilerin bu ülkede yol açtığı yıkımları, sebep oldukları toplumsal ve siyasi kaosları düşündüm. Ve hala el üstünde tutulmalarını, adlarına okullar yapılmasını garipsedim. En ilginç tarafı da hala yargılanamıyor olmalarına çok üzüldüm.
Gelelim bugünlerde yaşadıklarımız garipliklere. Şemdinli’de bombalama olaylarına karışanlar korundu, onları yargılamak isteyen savcılar harcandı, kimse neler oluyor diye sormadı, 27 Nisan e-muhtırası yayınlandı, yayınlayanlara dokunulmadı/dokunulamadı. İrtica Eylem Planlarını hazırlayanların kimler olduğu ortaya çıktı, sorumlulardan hesap sorulmadı/sorulamadı. Adları faili meçhullerle anılanlar hala görevlerinin başında, onlara görevlerinden el çektirilmedi bile.
Bunun hesabını vermesi gerekenler de büyük bir pişkinlik içinde bir şey olmamış gibi davranmaya devam etmektedirler. En önemlisi de hesap sorması gerekenler, yani siyasiler kendilerine komplo kuranlarla birlikte çalışmaya devam etmektedirler.
İşte LUGO’ yu bizim siyasetçilerden ayıran en önemli fark. Birinde darbe söylentileri bile generalleri görevlerinden almaya yeterli iken, bizde yapılanları görmezden gelme hali devam etmektedir.
Açıkçası Sayın ERDOĞAN’ dan beklentim, yurt dışı seyahatinden döner dönmez, Eylem Planında adı geçenleri hemen görevden almasıydı. Halkın beklentisi de bu yöndeydi. Siz bu tür işlerin yüzde birine adı karışan bir memurun görevde kaldığını gördünüz mü? Asker de memur değil mi?
Askerden hesap soramayacaksın, harcamalarını denetleyemeceksin, gerektiğinde açığa alamayacaksın, o zaman sen nasıl onun nasıl amiri olacaksın?
Yazdıklarımızdan asker karşıtlığı gibi bir anlam çıkarılmaması gerekir. Bizim arzumuz sınırları içinde kalan, değil darbe yapmayı, böyle bir fiili aklından bile geçirmeyen askere ve orduya sahip olmaktır.
Halkının değerleriyle sözde değil özde barışık olan, namaz kılanlara tahammülsüz ama cunta heveslilerine müsamahakâr bir ordunun artık günümüz dünyasında yeri yoktur. Olsa olsa üçüncü dünya ülkelerinde ve muz cumhuriyetlerinde olur.
Açılım tartışmalarının konuşulduğu bugünlerde asıl açılımın askerin siyasete müdahalesinin önünü açan kanunların kaldırılması ve askerin hesap verilebilirliğini sağlayacak yeni düzenlemelerin yapılması, askeri yönetimlerin ürünü olan Milli Güvenlik Kurulu gibi vesayetçi kurumların kaldırılmansa olacağını düşünüyorum ve Paraguay devlet başkanı Fernando LUGO’ yu bu cesur davranışından dolayı selamlıyorum.
Next