Dünyada ki insan Hakları mücadelesi şüphesiz insanların birden fazla sayıda yaşamaları ile birlikte başlamıştır. “İnsan Hakları ile var” olduğuna göre insanların haklarının başlangıç noktası aynı zamanda insan haklarının mücadelesinin de başlangıcıdır. İster Habil ve Kabil’in mücadelesi ile başlayın, isterseniz başka bir tarihten şurası bir gerçektir ki güç dengesizliğini başlangıcı ile bir hak mücadelesi de başlamıştır.
İnsanın birey olarak haklarını gücü ile korumaya çalıştığı dönemler, örgütlü yapılar ortaya çıktıktan sonra ( klan,aşiret,Devlet vb.) farklılık arz etmeye başladı.Oluşan sistemler önce kendilerini korumak için yasal düzenlemeler yaptı, ordular kurdu ve bireyler gittikçe zayıflamaya başladı. Bu durum karşısında da yeni metotlar ortaya çıkmaya başladı.
Modern anlamda insan Hakları alanında ilk örgütlenmeler olarak 1921 tarihinde kurulan uluslar arası pen,1922 tarihinde FIDH (Uluslar arası insan Hakları federasyonu) ve 1961 tarihinde de Uluslar arası af örgütünü görmekteyiz.
Türkiye’de de insan Hakları mücadelesinin örgütlü olarak ortaya çıkışı ikinci dünya savaşı sonlarında görülmektedir.1945 tarihinde Prof. Ali Fuat Başgil öncülüğünde ilk İnsan Hakları Derneğinin kurulduğunu görmekteyiz. Bu dernek kısa sürede kapanınca 20 Ekim 1946 tarihinde Mareşal Fevzi Çakmak başkanlığında ikinci İnsan Hakları derneğinin kurulduğunu görmekteyiz.14 Temmuz 1950 tarihinde Türkiye Barışseverler Derneği,1962 tarihinde Temel Hakları yaşama derneği,1977 tarihinde Barış Derneği,1978 tarihinde Uluslar arası Af Örgütü Türkiye şubesi kurulmuştur.
1980 askeri darbesinden sonra 17 Temmuz 1986 tarihinde Üçüncü İnsan Hakları Derneğinin Kurulduğunu görmekteyiz. İHD, Tüzüğünde amaç olarak “insan Hak ve özgürlükleri konusunda çalışmalar yapmayı “hedefler.
28 Ocak 1991 tarihinde ise Mazlum Der’in kurulduğunu görmekteyiz.
1993 tarihinde Helsinki Yurtaşlar Derneği,2002 tarihinde Uluslar arası Af örgütü Türkiye şubesi,2003 tarihinde İnsan Hakları Gündemi Derneği ve 2006 tarihinde ise İnsan Hakları araştırma Derneği kurulmuştur.
İnsan Hakları Derneği, Mazlum Der, Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Uluslar arası Af Örgütü Türkiye Şubesinin kurucuları arasında bulunduğu ortak yapı olarak da 2005 tarihinde İHOP’un kurulduğunu belirtmek gerekmektedir.
Bütün bu gelişmelerin ortak bir amacı var. İnsan Haklarını savunmak. İnsan Hakları Şüphesiz sadece hukuki değil aynı zamanda Ahlaki taleplerdir. Bu nedenle sadece hukuksal düzenlemeler insan Haklarının savunulması açısından yeterli olmaz, olamaz. Bununla birlikte İnsan Haklarının savunulması da bazı ilkeler içerir.
Bu genel bilgilerden sonra İnsan Hakları Derneğinin bazı ilkelerini kamuoyuyla tekrar paylaşmanın yararlı olacağını düşünmekteyiz. Bu ilkeler doğrultusunda İnsan Hakları Derneği ile bir diyalogun geliştirilmesinin yararlı sonuçlar doğurması imkân dâhilinde olabilir diye düşünenlerdeniz.
İnsan Hakları Derneği;
1. Hükümet dışı, gönüllü bir insan hakları kuruluşudur.
2. Devletlerden, hükümetlerden ve siyasi partilerden bağımsız bir örgüttür.
3. İnsan haklarının evrenselliğini ve bölünmezliğini savunmaktadır.
4. Irk, dil, din, renk, cinsiyet, siyasi görüş ve benzeri nedenlerle yapılan her türlü ayrımcılığa karşı mücadele eder
5. Her koşulda ve dünyanın her yerinde ölüm cezasına karşıdır.
6. Her yerde ve her koşulda, kime yapılırsa yapılsın işkenceye karşı çıkar.
7. Herkes için, her yerde ve koşulda adil yargılanma ve savunma hakkını savunur.
8. Her zaman ve her koşulda savaşa ve militarizme karşıdır; barış hakkını savunur.
9. İfade özgürlüğünü koşulsuz ve sınırsız olarak savunur.
10. Düşünce ve inanç özgürlüğünü dokunulmaz bir hak olarak görür. Koşulsuz ve sınırsız bir şekilde savunur.
11. Örgütlenme özgürlüğünü savunur.
12. Ezilen birey, cins, sınıf, halkın/ulusun hakları için mücadele eder.
13. Ulusların kendi kaderini tayin etme hakkını savunur.
14. İnsancıl hukuku savunur.
İnsan Hakları Derneği, kişisel, siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar ile dayanışma haklarını bir bütün olarak benimser ve savunur.
Next