Sosyalist enternasyonal 23. kongresini Yunanistan’ın başkenti Atina’da yapacak. Bu oluşuma sol ve sosyalist kulvarda politika yapan partiler katılmakta. Türkiye’den katılan banko parti ise CHP’ydi. CHP Genel Başkanı Sayın Baykal sosyalist enternasyonalin genel başkan yardımcılığı görevini yürütmektedir.
Sol ve sosyalist partiler bulundukları alanlarda temel insan hakları değerlerine gerekli önemin verilmesi, kültürel zenginliklerin korunması, demokratik kuralların uygulanması, gelir dağılımının adil olması gibi temel kriterler konusunda konumlarına bağlı olarak uygulamalar gerçekleştirilmesi için çaba sarf etmektedirler.
Düzenlenecek son kongrede Türkiye’den üye olan ve Genel başkan yardımcılığı görevini üstlenen Cumhuriyet Halk Partisinin sosyalist enternasyonal kriterlere uymadığı gerekçesi ile uyarılmasına karar verilmiş bulunmaktadır. CHP, Onur Öymen aracılığı ile böylesi bir durumun söz konusu olması durumunda toplantıya katılmayacaklarını ilgili organlara iletmiş ancak görünen odur ki olumlu bir cevap alamamıştır.
Böylesi ciddi konumda oturup durumu nasıl düzeltirim demesi gereken CHP ve Genel Başkanı Sosyalist enternasyonal kongresine gitme yerine Ayaş’a gidip dut yemeyi tercih ettiğini beyan etmektedir.
CHP son yıllarda Sayın Baykal’ın genel başkanlığında sol kulvardan çıkıp Milliyetçi bir çizgiye doğru sürüklenmiştir. İç politika aktivistlerinin tamamı bu durumu ilettikleri halde soldan sağa doğru sürüklenmekten geri durmamıştır. İşçi partisi Perinçek sayesinde Ergenekon’a doğru giderken CHP sol kulvarı bırakıp Milliyetçilik konusunda MHP ile yarışır hale getirilmiştir.
Bu durum hem Türkiye için hem CHP için hem de Türkiye solu için işin vahametini göstermektedir. İktidar ve koltuk uğruna dünyanın kabul ettiği evrensel doğrulardan vazgeçmenin resmidir. Muhalefette iken bile küçülmenin örnek modelidir.
Türkiye solu bunu hak etmiyor. Türkiyede yaşayan sosyal demokratlar bunu hak etmiyor. CHP bunu hak etmiyor.
Türkiye kendin pişir kendin ye diye tabir edilen piknik alanı değildir. Sosyal ve kültürel yapısı ile, etnik unsurları ile, kalkınmışlık düzeyi ile Ortadoğu ve önasyanın stratejik olarak en önemli ülkesidir. Böylesi bir ülkenin ana muhalefet partisinin genel başkanı eleştirilmemek için ya da eleştiriden kaçmak için dut yemeye gidemez!
Bugün evrensel ilkelerden uzaklaştığı için sosyalist enternasyonale gitmeyen liderler, yarın dünya siyaset arenasında “Dut yemiş bülbüle” döneceklerdir. Yani konuşamayacaklar. Yedikleri dutların acısını çekeceklerdir.
Sayın Baykal ülkenin demokrasiye, kardeşliğe, barışa en çok ihtiyaç duyduğu bir sırada Ayaş’a dut yemeye giderse atı alan Üsküdarı geçecek haberi olsun.
Bu son sahne artık sosyal demokrat mücadelenin Baykal ve CHP ile yürüyemeyeceğini göstermiştir. Ya CHP tabandan bir hareketle Sayın Baykal ve ekibinden kurtulmayı deneyecek ya da sosyal demokratlar yeni bir parti çatısı altında birleşeceklerdir. Sanırım ikinci yol daha hızlı gerçekleştirilebilir. Türkiyenin birleştirici, bütün zenginliklerini içinde barındıran, barış ve demokrasiyi ön palanda tutan öncelikli sorunlarını öncelik olarak kabul eden yeni bir sosyal demokrat anlayışa ihtiyacı bulunmaktadır.
Siyaseti sol kulvarda yürütmek isteyenlere duyurulur.
Next