Tarihi kalenin örtündüğü beyaz tülbentli manzarası… Yok artık. Batman ve ilçelerinde yağan kar kalınlığı yaklaşık 40 santimetreye ulaşınca, geçen hafta yaşamı olumsuz yönde etkiledi. Yer yer buzlanmanın olduğu kent merkezinde, bu yıl tarihi dokunun olduğu Hasankeyf’teki mekanların yolunu tutanlar hayal kırıklığına uğradı…

20 Yıl öncesine kadar karın, kartpostallık manzaralar oluşturduğu Hasankeyf’te o manzaralar artık sararan karelerde kaldı. Batman Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. İbrahim Halil Demirel, baraj gölü havzasının çevresinde karın çabuk eridiğine işaret ediyor ve ekliyor; “Baraj çevresinde sert don, karaya göre biraz daha geç ve daha zayıf olur. Bu da karın orada daha çabuk erimesine neden olabilir.”

Hasankeyf-28

KAR ESKİSİ GİBİ DURMUYOR

19 Yıl önceydi…

Batman Gazeteciler ve Yayıncılar Cemiyeti’nin üyelerini, kar manzaralarının çekimi için Hasankeyf’e götürmüştük.

Fotoğraf sanatçısı arkadaşımız İrfan Tapan, üyelerimize kış mevsiminde çekilecek karelerle ilgili önemli ayrıntılar vermişti.

Kar diz boyunu bulmuştu.

Dicle Nehri kenarında yakın bir alanda arkadaşlarımız fotoğraf makinelerinin deklanşörüne basıyordu.

Arkadaşlarımızın objektiflerine çok güzel kareler yansımıştı.

Ama tecrübeli deklanşör Tapan’ın kafasında ise kaleye çıkıp, paratoner kulesinin yanı başındaki Büyük Saray üzerinden fotoğraf çekmek vardı.

Kimsenin çıkamadığı kaleye çıkıp, o yükseklikten fotoğraf çeken arkadaşımız Tapan’ın mesleki azmine genç gazeteci arkadaşlarımız saygıyla şapka çıkarmıştı.

2006’dan sonra bir kış mevsiminde yolumuz Hasankeyf’e düşmüştü yine.

Mevsimin ilk karının yağdığı Hasankeyf’in farklı kar manzarasını düşlüyorduk.

Eski Suçeken Köyü’nün virajını döndüğümüzde manzara bizi hayrete düşürdü.

O 19 yıl öncesinin kar manzaralarından eser yoktu.

Geçen hafta kar, Batman kent merkezinde olduğu gibi haliyle Hasankeyf’e de düşmüştü.

Hem de 40 santimi bulan kalınlığıyla ama bir gün sonra o kar kalınlığı nedense eriyerek incelmişti.

Hasankeyfliler de o manzaraya şaşırmıştı.

Bakın, bir günde eriyen karın nedenini Batman Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. İbrahim Halil Demirel nasıl açıklıyor:

“Hava sıcaklığı eksi derecelerdeyken karın eridiği düşünülemez. Ama aslında kar her zaman üstten erimez. Karın alt kısmı, toprakla temas ettiği için daha önce zayıflar ve az da olsa su tüketir. Çünkü toprak daha sıcaktır. Bu su gözle görülmez; dere yatakları ve yeraltı yollarıyla ilerler.”

Şimdi asıl meseleye gelelim…

Batman Ovası ve ilçelerinde hâlen yerde kalan karın Hasankeyf’te nasıl eridiğini şöyle tarif ediyor Dr. Demirel:

“Suyun etrafı daha ılıman olunca haliyle kar çözülüyor. Büyük su kütleleri çevresinde hava biraz daha yumuşak hissedilir. Su çok geç soğur ve çok geç ısınır. Bu yüzden baraj çevresinde sert don, karaya göre biraz daha geç ve daha zayıf olur. Bu da karın orada daha çabuk zayıflamasına neden olabilir.”

Hafta sonunu tarihi ilçe Hasankeyf’te geçirmek isteyenler o eski kar manzarasını göremeden Batman’ın yolunu tutmuştu.

Hamit Tutuş-18

ŞİMDİ DE YAĞMUR DUASI

Bu kış mevsiminde ilk kar 28 Aralık 2025’te yağdı.

Ancak düşük seviyedeydi.

Güneşli bir günün ardından 29 Aralık’ta gün boyu tipi şeklinde yağan kar ise yaşamı adeta kilitlemişti.

Şehir merkezinde sabahtan gece geç saatlere kadar aralıksız bir şekilde yağan karın kalınlığı 40 santim olarak ölçüldü.

Yoğun kar yağışından sonra oluşan buzlanma ise yaşamı çekilmez hale getirmiş,

Yer yer trafik kitlenmişti.

İki gün boyunca birçok işyeri açılmamıştı.

Şehir merkezinin farklı noktalarında gözlem yapmak için gezindik.

Organize Sanayi Bölgesi’ne doğru yol alırken, Karayolları Şube Müdürlüğü’nün olduğu kavşak, Bayındır Mahallesi ile Cudi Mahallelerinin kesiştiği caddelerin kaldırımları tamamen karla kaplıydı.

Bırakın kaldırımları, kar ve buz caddenin büyük bölümünü kapladığı için otobüsler duraklara yanaşamayarak cadde üzerinde yolcuları almak zorunda kalıyordu.

Belediye ekipleri sahadaydı.

Onların da hedefi ilk etapta ana caddeleri temizlemekti.

Kaldırım ve ara sokaklar ikinci etaba kalmıştı.

Vatandaşlar, kaldırımlarda yürüyebilmek için adeta cambazlık yapıyordu.

Eski kış mevsimlerini hatırlayan yaşlılar, kahve köşelerinde birbirlerine anlatıyorlardı:

“1970-80 ve 90’lı yıllardaki kış mevsimini hatırlıyoruz. En son 2006’da böylesi bir kar yağmıştı.”

Turgut Özal Bulvarı’ndaki bazı kahvelerde sabahın erken saatlerinde oturan bazı vatandaşlar, yarım asır öncesinin kış mevsimindeki kar manzaralarının olduğu dönemin çevredeki görüntülerini anlatıyorlardı:

“Yıllardır böyle yağmamıştı. Çok iyi oldu. Hastalıkları temizler, yeraltı su kaynakları dolar. Karın sosyal yaşamda yarattığı zorluk var ama berekettir.”

KARDAN VENEZUELLA’YA…

Pazar olsa da sabahın erken saatlerinde Dörtyol Kavşağı’ndaki kahveler kepenklerini açar, odun sobasının sıcak tuttuğu o kahvelerde vatandaşlar arasındaki sohbet görülmeye değer, tavsiye ederiz.

Gazete bürosuna yakın o kahvelerde zaman zaman ilginç sohbetleri dinlemek de ayrı bir keyif veriyor insana.

Kahvede sobanın etrafında ısınan bir vatandaş, cep telefonuna bakıp oradan konuyu Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya getirdi.

Kahve işletmecisi sobaya ha bire odun atıyordu.

Ortam sıcak olunca da sohbet de ısınıyordu.

O vatandaş başladı Venezuela Devlet Başkanı ile ilgili değerlendirmelerine:

“Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşini Amerikan askerleri evine baskın yaparak yakalamış ve Amerika’ya götürmüş.”

Kahvedeki bir başka vatandaş da demli çayını içerken, Venezuela konusunu anlatanı pür dikkat dinleyip sohbete katılıyordu:

“Amerika elini kolunu sallayarak nasıl Venezuela’da operasyon yapmış? Venezuela’nın ordusu falan yok mu?” diye soruyordu.

Meseleyi açan o vatandaş:

“Vardır mutlaka da nasıl olmuş bu iş hayret… Bu Trump dünyaya meydan okuyor” diye karşılık veriyordu.

Batman’da kar meselesi unutulmuştu.

Venezuela’dan sonra İran’daki gösteriler ve protestolarla ilgili analizler de yapanlar vardı.

İşte toplumumuz bu kadar gündeme hâkim.

Sadece Türkiye değil, dünya gündemine de hâkimler.

Bu da Batman’ı diğer şehirlerden ayıran yegâne politik duyarlılıktır.

Batman, Güney Amerika, İran ve dünyanın birçok bölgesiyle ilgili yapılan sohbetler sıcak sobaların etrafında sürüyor.

Yukarıda da değindik.

Bazı çiftçiler şimdi de kar yağışından sonra yağmur için de duacı.

Pazar günü öğle saatlerinde kendini iyice gösteren güneşle biraz ısınan havada Turgut Özal Bulvarı’nda yürüyen çiftçilerden biri diğerine gülümseyerek:

“Şimdiye kadar yıllardır niye kar yağmıyor diye yakınıyorduk. İşte yağdı; hem de bol bol yağdı. Birinin duası çok etkili oldu ki bu kadar kar yağdı. Bu kar bu şekilde zor erir. Ancak etkili bir yağmurla erir. Şimdi de yağmur yağması için dua ediyoruz” diyordu.

Hafta sonu Hasankeyf turu, Turgut Özal Bulvarı’ndaki kahve sohbeti ve bir çiftçinin dileklerini de dinledikten sonra dikkatli adımlarla gazete idaremize ulaşarak bir kışla ilgili değerlendirmeleri de sizlerle paylaşmış olduk.

Konu su olunca;

Toprak, teknoloji, meta, sermaye, fosil yakıt savaşlarından sonra bilişim ve su savaşları dönemine girildiği görülmekte.

O yüzden su kaynaklarımıza en yüksek korumayı sağlamanın zamanı geldiğine inanıyoruz.

İlk çağ filozofunun dediği gibi, “su hayattır!” diyerek yazımızı noktalayalım.