19 Mayıs Atatürk’ü anma Gençlik ve Spor Bayramı yapılan yönetmelik değişikliği ile zorla yapılan kutlamalar kategorisinden çıkarıldı. Bununla yetinilmeyip düzenleme yapma görevi Milli Eğitim Bakanlından alınarak Gençlik ve Spor Bakanlığına devredildi. Buraya kadar yapılanlar normal düzenlemeler ve atılan cesur adımlar kategorisinde değerlendirilebilir.
Mademki bu gün gençlere bayram olarak armağan edilmiş o zaman bu gün gençlere adeta işkence yapılan bir günden çıkarılıp bayrama dönüştürülmeliydi. Her yıl sadece 19 Mayıs Kutlamalarına katılan öğrencilerin yaptıkları prova çalışmaları dünya kadar vakit alıyordu ve o öğrenciler derslerinden oluyordu. Dayatılan şartlar alınan elbiseler veya üniformalar hariç. Netice itibariyle 19 Mayıs konusunda bir değişikliğe ihtiyaç olduğu konusunda hem fikiriz.
Ancak;
İktidarın yapılan değişikliğin mantığı konusunda ortaya koyduğu görüşe katılmadığımızı hemen belirtelim. Değişen şartlara ve koşullara göre yaşamsal konularda, sosyal konularda değişiklik yapmak gereklilik olabilir ve bu gerçekleştirilebilir ancak bu iş geçmişe eleştiriler getirmekten geçmemeli.
Yani Yönetmelik değişikliği yapanlar bayramı armağan edenden daha ilerici ve daha vatanperver değillerdi demeye getiriyoruz. 19 Mayısı bayram olarak kabul eden ve kutlayanların bu ülkenin modern bir ülke olması için çaba göstermediklerini iddia etmek yapılacak en büyük haksızlıklardandır.
Hele kalkıp yapılan bir yönetim değişikliğinden sonra “demir perde bayramları bitti” demek gerçekten yakışıksız kaldı. Sayın Başbakanın açıklamasına bakalım;“Parti tüzüğümüzde, ‘3 dönem arka arkaya milletvekili olan 4. dönem ara vermek durumundadır’ dedik. Neden? Çünkü gelip buraya bir oturduktan sonra, bir daha ölene kadar orada kalıyorlar. Böyle şey olmaz. Dedik ki ‘ara vermemiz lazım.’ Arkadan gelenler de buralarda kendilerine yer bulabilsinler. Bunun önünü açtık. Milli irade zafiyet kabul etmez. Demokrasi her türlü inkarı kaldırmadığı gibi ihmali de asla kaldırmaz. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Başlattığımız reformlara sahip çıkılmazsa, daha ileri taşınmazsa, yani bayrak yarışında bir zafiyet gösterilirse bütün kazanımlar uçup gider. Bizim geriye dönmeye asla ve asla tahammülümüz yok. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Bakın burada Atatürk’ü anma var, gençlik var, sportif etkinlikler var. Bakın artık tanklar toplar yürümüyor, belediyenin araçları, gereçleri yürümüyor. Artık bir şenlik var; ortada gençlik var, sportif etkinlikler var. Ve bunu neye çevirdik? Gerçek bayrama çevirdik. Bayram böyle olur. Öbürü demir perde ülkelerine ait bayramlardı. Bunu başarmanın coşkusuyla sizlerle bir aradayız. 19 Mayıs bir değişimin, dönüşümün Türkiye’de tarihi oldu.”
Evet bu anlamda söylenebilecek güzel sözleri seçmiş sayın başbakan. Gerçekten demokrasi ihmali kaldırmayacak kadar hassas bir yönetim modelidir. Başbakan geriye dönmeye asla ve asla tahammülümüz yok diyor. Ne kadar güzel ancak ne yazık ki son dönemde meydana gelen gelişmeler ve sergilenen mantıktan dolayı bizim artık kuşkulanmalarımız var.
Nedeni ise şudur, değişim olarak sunulan fikirlerin altında aslında demokratik ilerlemeyi zemini oluştuğunda baltalayabilecek alt yapıların kurulmaya çalışıldığını ve bunun da iktidar olanaklarından ve devlet imkânlarından yararlanarak gerçekleştirilmeye çalışıldığından endişe ediyoruz.
Mevcut koşullarda kalkıp kimsenin değer yargılarını yargılayacak durumda değiliz ancak herkesin geleceğe olduğu kadar geçmişe de sahip çıkmasında yarar görüyoruz.
19 Mayıs ilimizde de kutlandı. Atatürk parkına gelen gençler sergiler açtı ve masa tenisi tekvan- do gösterileri yaptı. Gençler müzik eşliğinde eğlendi. Sergideki bir tablo dikkatimizi çekti. Bunu sizlerle paylaşalım. Tablo Türkiye Bayrağı ancak bayrağı yapan kardeşimiz çok güzel bir cümleyi Arap harfleri ile motif haline getirmiş. Yorumsuz olarak paylaşmak istedik. Sayın başbakanın yukarıdaki konuşması ile karşılaştırılırsa daha da anlamlı olur.
Next