Çözüm sürecinde yeni bir aşamaya geçildiği açıklaması HDP’den geldi. İmralı heyeti olarak adlandırılan heyette yer alan Sırrı Süreyya Önder yeni bir aşamaya geçildiğini kamuoyu ile paylaşan isim oldu. Ardından gelen ikinci açıklama ise artık eskisi gibi her gidiş gelişte veya görüşmeden sonra açıklama yapılmayacağı açıklaması oldu. Buna biçilen kılıf ise toplumsal hassasiyet konusu. Yani toplumun hassasiyetleri göz önünde bulundurulduğu için somutlaşmayan konularda açıklama yapılmayacak veya tek bir açıklama ile yetinilecek.
Kamuoyunun süreç ile ilgili bilgi isteği temel hakkı. Çünkü bu sorun sadece birkaç kişiyi ilgilendiren bir konu değil. Toplumun tamamını ilgilendiren ve tarafları olan bir konu. Bu nedenle de insanların hassasiyetlerini ve bilgi beklentilerini iyi algılamak lazım. Elbette durumun böyle olması görüşmelerin bütün detaylarını ortalığa saçma anlamı taşımıyor. Her konunun kendini has mahremiyeti var ve bunun korunması esastır. Kaldı ki bu hassasiyete uyulmadığı zamanlarda nasıl problemler çıktığını da pratik süreçten biliyoruz. (Farzı mahal Oslo görüşmeleri ve süreci.)
Çözüm süreci bütün hassasiyetiyle yürütülürken savaş sürecinde yaşananları yaşanmamış olarak mı kabul edeceğiz! Yoksa bu süreçlerde işlenen suçları, yapılan hataları, kimlerin neyi karıştırdığını ortaya koyup yanlışların tekrarını mı önleyeceğiz? Buna ilave etmemiz gereken başka bir konu daha var elbet. O da otuz yıllık süreçte yaşananlar konusunda olup bitenlerle yüzleşmektir. Çünkü yüzleşme olmaz ise olaylar üzerinden istediği gibi at koşturanların kimler olduğunu, nasıl hatalar yapıldığını, nasıl helallik isteneceğini, nasıl barışılacağını da tam olarak ortaya koyamayacağız. Daha da önemlisi kendimize hesabımızı bile verecek durumda olamayacağız.
Bu işin iki yolu var. Birincisi olup bitenin üzerine sünger çekip acıları olduğu yere gömmek ve yeni bir sayfa açmaktır. İkinci ise acılarımız ve yanlışlarımızla yüzleşmek ve helalleşmektir. İnsan Hakları Derneği geçen hafta toplu mezarlarla ilgili bir açıklamada bulundu. Bu açıklamaya göre bölgemizdeki 348 toplum mezar bulunmakta ve bu toplu mezarlarda 4201 kişi yatmaktadır. Yani özetle dağ taş ceset kaynamaktadır. Bu cesetlerin sahiplerinin meşru bir şekilde ölmüş olamazlar. Olsalardı orada o şekilde kalmamaları gerekirdi! Sadece bu kadar değil İnsan Hakları Derneği 306 haftadır bölgede işlenen yaklaşık 17 bin faili meçhulün akıbetini sormaktadır. Katillerin kim veya kimler olduğu cesetlerin nerede saklandığını sorgulamaktadır. Cevap şimdilik bu gerçeklerden kaçmak oluyor. Bir de köylerinden zorla sürgün edilenler var. Dönüşleri bile sorunlu. Batman-Sason-Heybeliye dönüş yapan vatandaş hala sorunlarla boğuştuğunu belirtiyor. Roboski başta olmak üzere birçok katliamın sorumlusu ortalıkta yok. Köy koruculuk sisteminden kaynaklanan sorunlar ortada duruyor. Yani özetle belirtmek gerekiyor ki otuz yıllık çatışmalı süreçte yaşananlar konusunda da bir şeylerin yapılması gerekiyor. Ya yüzleşme olacak ya da her şeyi üstü kapatılıp acılarla baş başa kalınacak.
Hangi seçenek kabul görürse görsün. Sonuçta şu gerçeği belirtmek gerekiyor. Eğer bir yüzleşme yaşanmayacak ise kayıplar kayıp halleri ile kalacak failler yargılanamayacak ise o zaman bu olaylardan dolayı mağdur durumda olan onbinlerce tutuklunun sorunlarına da bir çare bulmak gerekiyor. En azından tam bir adalet sağlanamayacak ise de mağdurların da mağduriyetlerinden kurtarılması gerekiyor. Bir yandan cinayet işleyenler yargılanmayacak öte yandan mağduriyete uğrayanlar cezaevlerinde kalacak bu doğru bir mantıksal yaklaşım olmaktan uzak duruyor.
Köyünden çıkmak zorunda kalanların dönmesi gerekiyor
Toprakları işgal edenlerin bu işgallerinden vazgeçip işgal ettikleri toprakları sahipleri olan köylülere teslim etmeleri gerekiyor
Köy koruculuk sisteminin kaldırılması gerekiyor
Herkesin bir mezara kavuşmasının sağlanması gerekiyor
Cezaevlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor
Evlerinden uzakta olanların evlerine dönmelerinin sağlanması gerekiyor
Göçmenliğin kader olmaktan çıkarılması gerekiyor
Bunu için de gerçeklerimizle yüzleşmemiz gerekiyor. Çözüm sürecine böyle bir maddenin eklenmesinde fayda bulunmaktadır diye düşünüyoruz.
Next