Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan yardımcısı Sezgin Tanrıkulu adına “Demokrasi Paketi” dediği ve CHP’nin görüşlerini yansıtan 70 maddeden oluşan bir paketi yasallaştırılması talebi ile meclis başkanlığına sundu.
Kamuoyuna açıklanan bölümlerinden anlaşıldığı kadarıyla köy koruculuk sisteminden seçim barajının düşürülmesine kadar bir dizi düzenleme talep ediliyor. Bakış açısı olarak da çözüm yeri olarak meclis gösteriliyor.
Başta Kürt sorunu olmak üzere Türkiyenin demokratikleşememesinden kaynaklı olana sorunlarının çözüm yerinin meclis olması gerektiği konusunda tespitin doğru olduğunu belirtmek gerekiyor. Ancak başta seçim barajından kaynaklı haksızlık olmak üzere bir dizi haksızlıktan dolayı meclis bütün görüşlerin temsil edildiği bir durumda değil. Bu nedenle meclis dışındaki siyasal düşüncelerin ve toplumsal kesimlerin görüşlerinin toplanması ve buradan çıkan sonuçların mecliste yasal düzenlemeye tabi tutulması olumlu olacaktır.
İster adına demokrasi paketi deyin ister çözüm paketi sonuç itibariyle CHP açısından ilerici bir adım ancak Türkiye gündemi ile karşılaştırıldığında zamanlama açısından geri kalmış bir adım atıldığını belirtmek mümkündür. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisinden beklenen söz konusu demokrasi olduğunda Türkiyenin öncü partisi olmasıdır. Ana Muhalefet konumunda bulunan CHP’nin Kürt sorunu konusunda sunduğu son rapor 90’lı yıllardan kalma. Türkiyenin birinci sorunu olan bu sorunun demokratik ilkeler içerisinde çözümüne yönelik adımların atılmasında ne yazık ki CHP sağ muhafazakâr partilerin gerisinde kalan kendini gittikçe milliyetçi kanada yanaştıran bir çizgi izlemiş ve demokratik konumunu tartışmaya açmıştır.
Lakin derdimiz üzüm yemek olduğundan kim ne zaman iyi ve olumlu bir adım atarsa biz de o saat itibariyle bu olumlu adımı demokrasi ve sağlıklı bir gelecek için olumlu bulma taraftarıyız. Bu nedenle de CHP’nin demokrasi paketinin tartışılması ve değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Yalnız açıklığa kavuşması gereken bir konunun varlığı da dikkat çekicidir. CHP  yaptığı açıklamada “Çözüm sürecinin” yeterince şeffaf olmadığını bu sorunların kapalı kapılar ardında değil mecliste çözümlenmesi gerektiğini belirtirken neye karşı çıktığını açık bir şekilde ifade etmiyor. Benzer sorunlar yaşayan ülkelerdeki gelişmeleri izlediğimizde parlamentonun muhatap olduğu konusunda tartışma yok. Ancak sorunların kanunlaşmasına kadar geçen süreçlerde tarafların diyaloglarına da bakmak lazım. Eğer sorunların çözümü isteniyorsa tarafları ile konuşmak gerektiğini de her halde bilmesi gerekenlerden biri de CHP’dir.
CHP’nin meclise sunduğu paketi tek başına geçirme ve kanunlaştırma şansının bulunmadığı açık. Bunu yapabilmesi için hükümeti oluşturan AKP ile uzlaşması veya AKP’yi ikna etmesi gerekiyor. Seçime giderayak bir siyasal partinin rakibi olan bir partinin önerilerini alıp kanunlaştırmasını beklemek ne kadar doğru bir beklenti olur o da ayrı bir tartışma konusu.
Öyle görünüyor ki seçimler yaklaştıkça yeni hamleler beklemek de olağan hale gelecek. Ancak Türkiyenin temel sorunu olan demokrasi sorunu konusunda çok açık ve net olmak gerekiyor. Gündeme öneri sunmak için öneri sunmamak gerekiyor. Evet, Türkiyenin bir demokrasi eksikliği var. Bunu gidermek de Parlamentoda bulunan siyasal partilerin görevi. Ancak bunun gerçekleşmeler için öncelikle parlamentodaki siyasal partilerin kendi aralarında uzlaşmaları gerekiyor.
Konu ülkenin geleceğini kurtarmak olduğunda, demokrasiyi yerleştirmek olduğunda, temel sorunları çözmek olduğunda siyasal partilerin ve liderlerinin birbirleri ile görüşmeleri gerekiyor. Birbirleri ile görüşmekten bile imtina eden parlamentodaki siyasal partiler sorunları nasıl çözecek?
Köy koruculuk sisteminin kaldırılması, seçim barajının düşürülmesi,  temsiliyetin sağlanması elbette güzel talepler. Paketle ilgili olarak Sayın Tanrıkulu, “Biz CHP olarak, Türkiye’nin toplumsal barışından, bu sorunun özgürlükle, adaletle ve eşitlikle çözümünden yanayız. Ve çözümün de Meclis’te olmasını isteriz” diyor. Bu güzel bir istek ve konuşma lakin bunun gerçekleşmesi için yapılması gereken adımları kim atacak? Madem bu kadar önemli bir paketi açıklıyorsunuz bunun Genel Başkan tarafından yapılan bir basın açıklaması ile tanıtılması daha şık olmaz mıydı?
CHP Kürt sorununu ve demokrasi sorununu nihayet hatırladı. Bu olumlu bir adım. Dileriz arkası gelir ve CHP gerektiği konumu gelir. Yoksa atılan adımlar ve açıklanan paket seçim yatırımı olarak değerlendirilir.