Batman-Siirt il sınırında Kurtalan ilçesine 21 kilometre kala TPAO’nun yeni petrol sahasının tabelaları yol kenarında dikkat çekiyor.
Çalıdüzü petrol sahasındaki petrol kuyularının numaraları gözümüze ilişti. Toytepe-Merce, Gözpınar-Hıshıs köyleri arasında arazi araçları vızır vızır işliyor. TPAO’nun üretim araçları, TPİC’in sondaj ekibi yer yer 30-40 santimi bulan kar ve kış koşullarına rağmen o yoldaydı. Bu tabelalar güzel bir umut doğurdu. Petrolün çevresine yaydığı ekonomik faydaları bildiğimizden biz de umuda kapılıp sevindik.
Raman’da her türlü yaban hayvanı vardı, bir de ayılar tabii. O dönemin hayvansever petrol emekçileri ayı yavrularını evcilleştirip kampta beslerdi. O emekçilerden biri de Fahri Uzuner’di. Raman’da kara altının gün yüzüne çıkmasında emeği olan Uzuner, iz bırakan saygın bir isimdi. Geçen hafta sonu aramızdan ayrılışının 46. yıl dönümünde kızı Meltem Uzuner, babasının ayak izlerinin olduğu Raman’ı hep çok merak ettiğini söylüyordu…

YENİ SAHA YOLUNDA
Batman-Siirt-Kurtalan’a doğru yol alıyoruz.
Kara altın sahalarını belirtmek için asılan saha numaraları tabelaları bizi yeni bir saha yoluna götürüyordu.
Sağımızda, solumuzdaki uçsuz bucaksız arazileri örten karları izleyerek,
Fotoğrafın ustaları Reşat Yiğiz ve İrfan Tapan ile yol alıyorduk.
Zorlu kış koşullarında aç kalan kargalar, sürüler halinde vızır vızır işleyen araçların arasına dalıp yiyecek bir şeyler bulmanın peşindeydi.
Bir zamanlar belde olan Kurtalan’ın Gözpınar-Hıshıs köyünü geçtik.
Kurtalan ilçesine 21 kilometre gösteren tabela.
TPAO’nun yeni keşfettiği Toytepe-Merce yazılı tabelanın dibinde Çalıdüzü-1 ile başlayıp 12 rakamlı kuyu tabelalarını fark ettik.
Toytepe-Merce köyü, Batman-Siirt karayoluna 2.5 km mesafede.
Kara altının yeni keşfedildiği o yolda peş peşe sıralanan köyler… Yolların bir kısmı asfalt, bazısı ise stabilize.
TPAO’nun yeni keşfettiği petrol kuyularına giden yollarda ise diz boyu çamur…
TPAO’nun ilk kez açtığı o yollara girmek mümkün değil.
İş makineleri ve traktörler gördük… Yüksek tekerlekli… Cip… Tır… Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına ait araçlar vızır vızır işliyordu.
Çalıdüzü-1 kuyusunda TPAO’nun yeni stok tankları tamamlanmıştı.
6 kuyuda şimdilik günde üretilen 2 bin varil ham petrolün gravitesi ise 29…
Bu gravite bölgede yüksek kalitede bir petrol.
Son bir yılda TPAO’ya sondaj kuyusu açan TPİC, kaliteli petrol rezervlerine rastlamış.
TPİC’in elemanları yeni sondaj kuyuları açıyor.
TPAO Bölge Müdürlüğü üretim ekibi de kuyuların başında.
YENİ BİR PETROL SAHASI DOĞUYOR
Çevredeki yerleşim birimlerinde oturan köy sakinlerine sorduk.. Araştırdık.
Kimisi bu sahaya ‘ikinci Gabar’ diyor, kimisi ise daha erken ama TPAO için ‘umut veren bir saha’ diyenler çoğunluktaydı.
Bu yıl TPAO sondaj kuyu sayısını 12’ye çıkaracak.
Henüz kuyu sayısı netleşmiş değil ama Toytepe ile Gözpınar arasındaki sahadan herkes umutlu.
TPAO, son yıllarda büyük bir rezerv keşfetmiş.
TPAO yeni petrol kuyuları için yeni yollar yapıyor.
Batman-Siirt il sınırında yeni bir petrol sahası doğuyor.
Her ne kadar TPAO üst düzey yetkilileri şimdilik susmayı tercih ediyorsa da bu sahada umut veren gelişmeler var.
Ne Özel İdare’nin ne de başka bir kurumun giremediği o yollar, şimdi TPAO ve lokasyon işini üstlenen özel sektör araçları saha ağlarını birbirine bağlıyor.
Bölgede uzun bir aradan sonra müjdeli haberi de okurlarımızla paylaştık.
Bu saha ile bölge kara altınla yeniden hayat bulacak gibi.
BİR PETROLCÜNÜN ÖYKÜSÜ
Batman-Siirt il sınırında ‘kara altın’a giden yolu yazarken tam 46 yıl önce aramızdan ayrılan ilk petrolcülerden biri de Fahri Uzuner’di.
Raman’la başlayan petrol tarihçesini iyi öğrendiğimizden dolayı, o saha numaralarını gördüğümüzde, 74 yıl öncesinin Raman Dağı eteklerindeki vahşi doğanın nasıl dönüştüğünü okuduklarımızdan, görüşmelerimizden edindiğimiz bilgiler canlandı gözümüzde.
Aramızda olmayan petrol emekçilerini de unutmamalıyız.
1950-55 yılları arasında Raman kampında çalışan ABD’lilerin İstanbul’dan davet ettikleri Uzuner, hayvanseverdi.
74 yıl önce 1.200 rakımlı Raman Dağı’nın eteklerinde ayı yavruları vardı.
Hayvansever Uzuner, ayı yavrularına gözü gibi bakardı.
O dönemler yaban hayvanlar, kampın etrafından ayrılmazmış.
10.10.1952 tarihinde Raman Dağı yerleşkesinde Fahri Uzuner’in ölümsüzleştirdiği şu karenin güzelliği çok şey anlatıyor.
Ayı yavrularına gözü gibi bakan Uzuner, 5 yılını petrolcülüğe vermiş önemli bir isim.
5 yıl çalıştıktan sonra tekrar İstanbul’un yolunu tutan Uzuner, 23 Ocak 1980 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşama veda etmişti.
Nur içinde uyusun.
42 yıl önce bu dünyadan göçen babası merhum Fahri Uzuner’in kızı Meltem Uzuner, büyüklerinden dinlediği anne ile babasının evliliğe giden yolu şöyle anlatıyordu.
Meltem Uzuner;
“Babam Raman Dağı’nda nişan yüzüğünü takmış, annem ise İstanbul’da. O zamanlar iş yoğunluğundan babam Raman Dağı’nı terk edememiş. Nişan törenine de katılamamış. İki ayrı yerde nişan töreni yapılmış. Annem ve ağabeyimle İstanbul’da yaşıyoruz ama babamın ayak izlerinin olduğu Raman’ı hep merak ettim. Babam, 74 yıl önce ülkenin ilk petrolünün çıktığı dağın emekçilerinden biri. Çocukluğumdan bugüne kadar Raman’ı hep merak ettim. Belki bu bahar belki de yakın bir süreçte Raman’a konuk olup, babamın ayak izlerini görürüm” diyerek bu dileğini bizimle paylaştı.
Biz de onun konukluğundan mutlu olacağımızı belirtiyoruz.
Meltem Uzuner, aynı zamanda THY’den emekli bir hostes.
İlk uçuşunu 3 Mayıs 1983’te İstanbul-Ankara-Diyarbakır’a yapmış.
Ama bir türlü yolu 90 kilometre ötedeki Batman-Raman’a düşmemiş…
Yukarıda yeni bir petrol sahasına giden öyküyü yazarken, aramızda olmayan ve memlekette petrolü ilk keşfeden emekçileri de saygı ve rahmetle anıyoruz.
Mekanları cennet olsun.
Onlar 80-90 yıl önce keşfettikleri kara altınla tarih yazmışlardı.
Sağlıkla kalın, Çağdaş’la kalın…
Next