Yüzleri hiç gülmemiş!

Yanaklarına gülücükler,

Kirpiklerine güneş düşmemiş,

Bakışlarında hep hüzün…

Gözyaşlarında kan,

Her anları acı,keder,zulüm dolu,

Yürekleri daima yaralı;

Ölümle yüzyüze kalan!

Feleğin sillesini yemiş,

Yıllardır hepsi,

Aç,susuz ,perişan…

Topu bir lokma ekmeğe,

Bir avuç yaşama muhtaç;

Yıtırırılmıyen o umutlarda…

Namluların hedefinde olan,

Kürt çocukları!

 

Anneler o anneler,

Acılarla kavurulup,

Asla ve asla yenilmeyen,

O yiğit o yürekli yüce anneler….

Kendilerini siper edip,

Tüm direngenlikleriyle…

Zalimlerce vurulacak çocukları!

Yaşamaya,özgürlüğe koşturmak için,

Bir dağ köyünde,

Bir yol başında

Bir şehirde …

Yada bir kışla önünde!

Kurşunların hedefine,

Ölümüne çivilenip,

Her şeye rağmen;

Kendi öz güveniyle direnerek,

Karşı durmak için zulümün gücüne.

 

Acılar yaşanan topraklarda,

Zamansızca…

Celat kurşunlara tutulan;

Çoğu henüz varmadan daha

Dokuz ,on yaşlarına !

Hiçbiri kardeşliğin tadına,

Anne sevgisine doymadan,

Kurşunlanan her bir çocuk;

Şîvan´larla,awaz´larla…

Uğurlanırlarken kara toprağa,

Avuçlarında filiz filiz…

Özgürlük tohumları!

Yüreklerinde sıcak mı sıcak,

Barış umutları saklı tutan,

İsimleri Azad,xezal,Aştî olan

Yada Rizgarî olan…

Kürt çocukları.

 

Mehmet Çobanoğlu

23.04.2010

Yıldırım