*Batman’ın işlek güzergahlarından birinin kavşağında karanlık çöktükten sonra sabaha kadar açıkta kalan bir anne ile erkek çocuğu, çimler üzerinde yatıp yatıyor. Günler, haftalar ve aylardır o perişan anne, derdini de kimseye anlatamıyor…

*Madde bağımlığına bulaşan çocuğunu kurtarmak isteyen bir annenin çaresizliği, yürek burkuyor. Her gün binlerce yayanın geçtiği o güzergahta, kimsenin dönüp bakmadığı anne ile çocuğu, kış mevsiminde sığınabilecek bir yerleri de yok…

ÇARESİZ BİR ANNENİN DRAMI

Batman’da her gün o işlek güzergahta sayısız araç ile yaya geçiyor.

Güzergahtaki çim kavşakta çaresiz bir anne ile oğlu kalıyor.

Günler, haftalar ve aylardır o kavşağı mesken edinen perişan bir anne, ne yapacağını bilemez halde.

Muş’tan Batman’a ‘kuma’ gelen ve eşinin terk ettiği çaresiz kadının hayatı tam bir dram.

Üç yıl öncesine kadar kahvede çalışan çocuğunun, madde bağımlılığa bulaşmasından sonra o annenin hayatı kararmış.

Gözü, yardım eli uzatacak bir kurum ya da kuruluşta.

Geceleri iyice çöken karanlıktan sonra barınabilecek tek yer gördükleri kavşağın ortasındaki bir ağaca sırtını dayayan anne, çoğunun yanı başında nöbet tutuyor.

Madde bağımlısı çocuğunun da ‘kriz’e girmemesi için ‘dua’ ediyor.

Hayat hikayesi uzun olan o annenin tek derdi; çocuğunu kurtarmak.

“Çocuğumla bu kavşakta kalıyoruz. Başka da kalacağımız bir yerimiz yok. Gündüzleri hayırseverlerin yardımıyla karnımızı ya doyurabiliyoruz ya da doyurmuyoruz. Tek düşüncem, 20 yaşındaki çocuğumu bu illetten uzaklaştırabilmek. Bazen geceleri kriz geçiriyor, uyuyamıyor. Ne yapacağımızı bilemiyorum…”

Batman’ın modern semti Gültepe’nin ortasındaki çim refüjün önünden son model araçlar vızır vızır geçiyor ama kimsenin dönüp bakmadığı o anne ile oğlunun içinde bulunduğu hal, görenleri sarsıyor…

HAVALAR SOĞUYUNCA NE OLACAK?

Yaz mevsiminin son günlerindeyiz.

Şu günlerde dışarıda park ve bahçede kalabilecekler var ama birkaç ay sonra kendisini iyice hissettirecek soğuk havalarda o anne ile çocuğu belki de çok daha zor günler bekleyecek?

Orta yaşlı o anne, hayattan iyice soğumuş.

Tek derdi var, o da çocuğunu o ‘illet’ten uzaklaştırabilmek.

Yakın bir dostumla hayat hikayesini dinlediğimiz o anne, güneşin ilk ışıklarıyla çocuğunun uyanmasını bekliyordu.

Her halinden belliydi ki, uykusuz geçirdiği bir gecenin sabahında oğlunun ‘madde bağımlılığı krizi’ atlattığı için de dua ediyordu.

Geceleri geçirdikleri o çim alanındaki atıkları da naylon poşete bırakan o anne; “Oğlum kurtulsun, ben her türlü zorluğa katlanırım” sözlerinin ardından dökülen gözyaşları, sarstı bizi.

Maalesef bu şehirde görmediğimiz öyle acı hikayeler var ki…

O illet madde bağımlılığına kendisini kaptıran gençlerimize çok ama çok yazık oluyor.

İşlek bir güzergahın kavşağına sığınan bir anne ile oğlunun hikayesi tek kelimeyle içimizi burktu…

Sağlıkla kalın…