Bu hafta köşemde, İstanbul merkezli yeni kurulmuş olan BEKADER (Batman Eğitim Kültür ve Araştırma Derneği)´ni sizlerle paylaşmak istedim. Kurucu başkanlığını üstlendiğim BEKADER´in tüm kurucuları İstanbul´da okuyan Batmanlı Üniversiteli öğrencilerimizden oluşmakta. (Kurucu üyelerimiz: Ömer BAYDAR, Emrullah BARDAKÇI, Çetin ÜZÜMCÜ, Sedat EKİNCİ, Yakup BİNGÖL, Taha AKYOL). İstanbul´da 13 tane Batman Derneği olmasına rağmen niçin bir dernek daha açma gereksinimi duydunuz diye merak edip soranlarınız olur. Evet İstanbul´da 13 tane Batman derneği var ve ben de dört yıldır bu derneklerin yakın takipçisiyim aynı zamanda Batmanlılar Derneğinin de yönetiminde bulunmaktayım; ama şu bir gerçek ki benim de yönetiminde bulunduğum Batmanlılar Derneği olsun ve de diğer Batman dernekleri olsun bunlardan hiçbiri İstanbul´da okuyan Batmanlı Üniversiteli öğrencilerimizin ihtiyaçlarına karşılık veremedi. Bu konuda Batmanlılar Derneği öğrencilerimiz için iyi niyetli olmasına rağmen imkânsızlıklarından dolayı öğrencilerimize yeterli derecede ilgili olamadığını ayrıca altını çizmekte yarar var. İşte bundan dolayı yeterli potansiyele de sahip olan üniversiteli öğrencilerimizin kendilerine ait bir derneklerinin olması artık kaçınılmaz olduğundan BEKDER´i kurmuş olduk.
BEKADER´in amacı ne, neler yapacak:
Derneğimizin amacı, İstanbul´da okuyan Batmanlı öğrencilerimize Eğitim, Kültür, Sosyal ve Ekonomik anlamda yardımcı olmaktır. Tabi bu amaçlarımızı yerine getirebilmemiz için Batman´ın tüm kesimlerinden; Bürokratı, siyasetçisi, iş adamı, eğitimcisi, stk´ları ve en önemlisi halktan destek almamız gerekmektedir. Derneğimiz enformasyon konusunda donanımlı olduğu için diğer hemşeri derneklerimize istenildiği takdirde enformasyon desteğinde bulunacak. Derneğimiz, İstanbul´da bulunan diğer Batman dernekleriyle gerekli durumlarda birlikte hareket edecek. Üniversiteli öğrencilerimiz için eğitim-öğretim yılı boyunca bir dizi sosyal ve kültürel etkinlikler düzenleyecek. Ve özellikle çok önemsediğimiz iki projeyi hayata geçirecek: birinci projemiz; her yıl eğitim-öğretim yılı sonunda mezuniyet gecesi yapılacak. Bu gecede Batman´ın, bürokratları, siyasetçileri, iş adamları ve öğrencilerimiz bir arada olacaklar. Mezun olacak öğrencilerimizi bu gecede uğurlarken aynı zamanda davet ettiğimiz kesimlerce de bu öğrencilerimize istihdam ortamı hazırlamış olacağız. İkinci projemiz ise; İstanbul´da yaşayan hemşerilerimizin çocukları için yapacağımız eğitim-öğretim çalışması. SBS ve ÖSS´ye girecek; fakat maddi durumları el vermediği için çocuklarını dershaneye gönderemeyen ailelerin çocukları için derneğimizin merkezinde iki derslik açıp burada kardeşlerimizi sınava hazırlayacağız. Bu çalışmalarımızı amacına ulaştırabilmemiz için de en önemli şeyin sizin göstereceğiniz duyarlılık olduğuna inanıyoruz. Şimdiden duyarlı olacak tüm hemşerilerimize BEKADER yönetimi adına teşekkürlerimizi sunarım…
SİZDEN GELENLER
Bu hafta Marmara Hukukta okuyan arkadaşımız Ömer BAYDAR´ın Anayasa üzerine görüşlerini sizlerle paylaşıyorum:
Bir Halkı Aldatmak
Anayasa; bir devletin nasıl yönetileceğinin belirlendiği ve insan hak ve özgürlüklerinin düzenlediği yasalar bütünüdür. Bu yasalar ve düzenlemeler zamanın koşullarına göre değiştirilebilir hatta ilga edilebilir. Amaç zamanla
en iyiye ulaşmak ve halkı daha fazla ´´HAK´´la yaşatmaktır. Şöyle geçmişe bir
göz atıp ülkemizdeki anayasaların yapım şekline ve haklara ne kadar yer verdiklerine bakalım. Cumhuriyetin ilk anayasası olan 1924 anayasasında
haklar düzenlenmemiş ve tüm yetkiler mecliste toplanmıştır antidemokratik
bir şekilde. Daha sonra 1960´ta askeri darbe yapılmış ve insan haklarına en
fazla yer veren 1961 anayasası getirilmiştir. Buraya kadar her şey normal darbe dışında(!) Bundan sonrasının da normal olabilmesi için bir sonraki anayasanın haklara daha fazla yer vermesi ve yapım aşamasının daha demokratik olması gerekiyor. Ancak durum hiç de öyle olmamıştır.1980´de Yine askeri bir darbe yapılmış ve darbeyle yapılan anayasa darbeyle ortadan kaldırılıp yeni bir darbe anayasası yapılmıştır. Ayrıca 1961 anayasasındaki ´´insan haklarına dayanan´´ ibaresi kaldırılıp yerine ´´insan haklarına saygılı´´ibaresi getirilerek de yeri geldiğinde insan haklarının ihlal edilebileceğinin sinyalleri en başından verilmiştir.
Artık herkes anayasaları oluşturanların her zaman halkı ´´daha demokratik bir anayasa getireceğiz´´ diyerek aldattığını iyi biliyor. Halk aldatılmaktan bıktı ve acı tecrübelerden geçti. Umarım bundan sonraki aşamalarda iktidarlar halkı sömürge, halk da iktidarları düşman olarak bellemez.
Adil, haklarla dolu ve özgür bir yaşam temennisiyle….
Next