Anayasa değişikliği tartışması beraberinde demokrasiye sahip çıkma ve çıkabilme tartışmalarını da getirdi. Öyle ki ret cephesi, bu pakete hayır derken aslında demokrasiyi ve demokratikleşmeyi istemediklerini, her ne kadar adları siyasi parti olsa da birer askeri kışladan öteye gidemedikleri gerçeği ortaya çıkmaktadır.

            Paketi incelediğimizde bütün maddelerin tıkanan demokrasinin önünü açacak derecede önemli olduklarını görürüz. Objektif ve hür düşünen hangi birey bu düzenlemelerin hangisine karşı çıkabilir.

            Olaya BDP açısından baktığımızda durum biraz daha farklı duruyor. Parti kapatmalardan en çok başı ağrıyan, kadınlara verilecek pozitif ayrımcılığı en çok savunan, memura toplu sözleşme hakkı verilmesini dile getiren, hukukun siyalaştığından bahseden BDP, bütün bunlara hayır mı diyecek? Bütün bu düzenlemeler tüm toplumu rahatlatacağı gibi Kürt halkını da rahatlatmayacak mı? Demokrasiyi ve tarafsız bağımsız yargıyı en çok özleyen BDP değil mi? Bu pakete hayır deyince Kürt halkının sorunları bitecek mi?

            Paketin BDP´nin arzuladığı ve kısmen de haklı olduğu talepleri karşılamıyor diye karşı çıkmak ve bu hareketle de CHP ve MHP gibi faşist ve ulusalcı partilerle yan yana durmak Kürt halkına ne kazandıracak? Bu paket AK Parti´ye puan kazandırdığı gibi kaybettirebilir de. Puan kazanma ihtimalini de göz önüne alsak, yapılacak bu değişiklikler ülkenin ve demokrasinin önünü açacağından bundan BDP´de uzun vadede kazançlı çıkmayacak mı? BDP ileride iktidar ortağı olabilirse bu düzenlemelerin ona bir faydası olmayacak mı?

            BDP artık bölgesel düşünmekten çok Türkiye partisi olduğunu, temsil ettiği kitlenin ülkenin nüfusunun üçte birine denk düştüğünü unutmamalıdır. Eğer kendini tüm Kürt halkının temsilcisi olarak görüyorsa tabii. Yok eğer az olsun benim olsun mantığı ile devam edecekse diyecek bir sözümüz  olmaz.

            BDP´nin hangi şartlar altında siyaset yaptığını tahmin ediyoruz. Lakin, insanlar tebaa olmaktan birey olmaya hızlı yol alırken ve dünyada olduğu gibi ülkemizde de değişimler yaşanırken eski tas eski hamamla devam etmek pek mümkün değildir. İnsanların hür iradesinin tecelli etmesini en çok BDP savunurken, hür iradelerin bağlanması anlamına gelecek fikirlerle ortaya çıkmak herhalde pek şık değildir.

            BDP´nin AK Parti´yi siyasi rakip olarak görmesi, onun oylarının azalmasını istemesi doğaldır. Ancak içinde bulunduğumuz durumu oy kaygısını az da olsa arka planda tutmamızı gerektirecek bir durum değil mi?

            BDP´nin bu konuda meşhur tabirle “ağaca takılanlar ormanın tümünü göremez” in ötesine geçip, olaya geniş olarak bakacağına ve demokrasinin gelişmesine katkı sunacağına inanıyorum.