Havaların ısınmasıyla birlikte Yılmaz Güney Sinema Salonunun yanı birçok etkinliğe tanık oluyor. Bunlardan biri de Resim Sergisiydi.
Meslektaşım Sadık Bey ile ayaküstü laflarken bana sergide emeği geçen Hocamızla tanışmak isteyip istemeyeceğimi sordu. İstiyordum ve tanıştık
- Hocam kendinizi tanıtır mısınız?
Görsel Sanatlar Resim Öğretmeni Şefika Uludağ Menez
- Etkinliğinizden bahseder misiniz biraz
TED Koleji Öğrencilerinin 9. Geleneksel Yıl Sonu Sergisi. 90 Öğrenci ve 90 Tablo. Katılımın bu denli yoğun olmasından ötürü de sevinçliyiz.
Eserlerden bir Ressam öngörüsü ile bahseder misiniz?
Yağlı boya çalışmaları, kuru boya resimler, Ebru sanatı, Lavi (mürekkeple yapılan eserler). Hepsi de birbirinden ilginç ve başarılı çalışmalar.
- Serginin amacı nedir ve bundan bir maddi gelir hedeflediniz mi?
Serginin amacı Öğrencilerin sanatsal faaliyetlerini halka tanıtmak.
6.7. ve 8. Sınıf öğrencilerinin yapmış oldukları bu çalışmalar herhangi bir maddi kazanç hedeflenerekten yapılmış değil. Tamamen sanatsal bir hassasiyet.
- Ressam olmak için gerekli kriterler nelerdir?
Görsel sanatlar için üç faktör çok önemli. Yetenek, eğitim ve malzeme. Bunlardan birinin eksik olması durumunda iyi bir eserin ortaya çıkması mümkün değildir. Kısacası sadece yeteneklerine güvenmekle iyi bir Ressam olunmuyor.
Bunun için akademik çalışmalar yapılmakta, eğitimler verilmekte
Yağlı boya konusunda çocukları ilkin biz yönlendiriyoruz. Sonra yetenekleri devreye giriyor ve kendileri çizmeye başlıyorlar.
- Heykeltıraş çalışmalarınız ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Batman’da heykel çalışması maalesef yok. Hâlbuki Hasankeyf taşı bu iş için uygun. Bu konuda eğitim verebilecek düzeydeyim. Daha önce bir heykel sergim olmuştu Burdur Güzel Sanatlar Galerisinde. Yaklaşık 25-30 civarında her boyutta heykel çalışmam sergilenmişti.
- Başka sergileriniz de oldu mu?
Yine Burdur’da ünlü Baki Bey Konağında atık malzemelerin değerlendirilmesi konusun da Kolaj çalışmaları sergisi ve yağlı boya sergisi.
- Halkın bu sanat dalına yaklaşımı nasıl?
İstenilen düzeyde değil maalesef. Hiç unutmam, bir kız çocuğu vardı. Yetenekliydi. Elinden tutulduğu takdirde çok büyük bir sanatçı olabilecekti belki de. Durumları iyi değildi ve ben kendi kısıtlı imkânlarımla maddi yönden kıza destek olmak, bu büyük yeteneği ülkemize kazandırmak istedim. Biliyorum, iyi bir eğitim ve destekle bu kızın makûs talihi değişecekti. Ancak babası buna izin vermedi. Çaresiz kaldım. Büyük bir yetenek yok oldu, gitti.
- Üzüldüm. Peki, hocam iyi hikâyelerde yok mu?
Var tabii ki. İki öğrencimiz daha vardı. Yetenekliydiler. Aileleri engel olmadı. Şu anda Güzel Sanatlar Diyarbakır ve Siirt’te iki öğrencimiz var.
Görsel Sanatlar Resim Öğretmeni Şefika Uludağ Menez. TED Kolejinin başarılı ve gülen yüzü. Genel kanı itibariyle alışık olunan memur zihniyetli tiplemesi bu Hanımefendide yok. Kim bilir, belki de insan ruhunun o ince ayrıntıları ve gizemi sanat denilen o esrarengiz motiflerle görsel bir şölene dönüşmesinden ötürüdür ki sanat dalıyla bir şekilde ilgili olan kişiler öteki branş hocalarına nazaran olumlu anlamda farklı oluyorlar. Karşımdaki kişi 657’ye tabi bir memur değil de Rönesans döneminin bir sanat ustası varmış gibi hissettim. Kibar, bilgili ve alçak gönüllü. Gülüşü öylesine içten, yaptığı işten o kadar hoşnut ki sergi bir sokakta değil de çok ünlü bir sergi salonundaymış gibi mutluydu.
Herhangi bir eksiklik, aksaklık var mı diye sordum, yok dedi. Hâlbuki çok iyi biliyordum ki Batman gibi devlet ve özel sektör imkânlarının en dip olduğu bir yerde birçok imkânsızlık mevcuttu. Ancak Sayın Menez hiçbir şeyden yakınmıyor, kimseyi şikâyet etmiyordu. Tek şikâyetçi olduğu konu ailelerin çocuklarını destekleme konusunda biraz pasif kalmalarıydı.
Bir hayli birikimli olduğunu gözlemlediğimiz Şefika Hoca iki yıldan beri TED kolejinde görev yapıyor.
Next