Batman Üniversitesi çiçeği burnunda bir bilim yuvası. Kimi zaman eleştirildi; farkında olarak ya da olmayarak kişiler üzerinden kurum yıpratılmaya çalışıldı. Kent bilincinin henüz olmadığı yerde feodal refleksler varlığını sürdürür. Feodalite de Ağa-Şeyh mutlak güçken dışarıdan gelen bir yabancı (!) bu gücü DNA’sına kadar benimsemiş kişiler tarafından hoyratça eleştirilebilir. Nasılsa arkasında elini havaya kaldırdığında bir römork dolusu adamı yoktur. Bilim insanlarıdır bu kişiler, şiddete teveccühleri de yoktur. Bilim insanlarının bunu yapmaya ne güçleri ve ne de ilmi kariyerleri müsait değildir.
Peki bu bilim yuvasında ne gibi gelişmeler var, bir zoom out yapalım:
-Türkiye Cumhuriyetinde son kurulan üniversiteler 41 olarak kayıtlara geçti. Devlet Planlama Müsteşarlığı tarafından yapılan teklif değerlendirmelerinde bir tek Batman Üniversitesi talep ettiği paranın % 100’ünü aldı. Gelişim Planı bir tek Batman için sorunsuz onaylandı. Diğer Üniversitelerde kırpıldı da kırpıldı.
- 2009-2025 yılları arasında Batman’a gelecek para miktarı minimum 380 Trilyon. Yeni ifadeyle 380 milyon lira. Bu para yıllık enflasyonla birlikte katlanarak artacak.
- 2025 yılında akademik ve idari personel sayısı 1500 olacak
- 2025 yılında öğrenim görenlerin sayısı 20.000 olarak hedeflenmekte. Yanlış anlaşılmasın, 2009-2025 arası 20.000 değil, sadece 2025 yılı eğitim- öğretim gören öğrenci sayısı 20.000. Bazı Ülkelerde bu sayıda Ordu yok.
- 2025 yılına gelindiğinde Batman Üniversitesinin portföyündeki öğretim kurumları 3 Enstitü, 7 Fakülte ve her bir İlçemize de bir adet Yüksek Okul olarak hedeflendi.
- İki yıllık süre içerisinde Petrol Üniversitesi öğrenci almaya başlayacak. Bunun için Türk asıllı değerli bir bilim adamı Dubai Üniversitesinden Batman’a geldi. Dünya çapında tanınan Profesörün ilk çalışması Petrol Üniversitesinin alt yapısını oluşturmak.
- Rüzgar ve Güneş enerjisi ile çalışan araç-gereç ve otomobiller ile ilgili bir dizi çalışma hummalı bir şekilde devam ediyor. Bu konuda diğer Üniversitelerle de dirsek teması kurulmuş. Amaç sürdürülebilir enerji kaynağı ve ekosistemle barışık araçlar. Bu konudaki ilk çalışma uzaktan kumandalı oyuncak bir araç. Saatte 35 km. hıza erişti bu prototip. Türkiye’de saygın kuruluşlardan olan TOFAŞ bu projeye ilgisini belirtmiş. Öğrenciler ve öğretim görevlileri ile yapılan görüşmede eğer yeterli destek sağlanırsa iki veya dört kişilik sıfır yakıtlı güneş enerjili aracı 6 ayda hazırlayabileceklerini belirttiyorlar.
- 500 kişilik kapalı spor salonu ve sentetik spor sahası ayrıca Merkez kampus de Açık spor tesisleri Voleybol, Basketbol….vs. en kısa zamanda Üniversiteye kazandırılacak.
- İki yeni bölüm bu sene öğrenci alacak. Kültürel Varlıkları koruma Bölümü ve Tarih. Gündüz işe gidenler için ikinci öğretim de mevcut.
- Son yapılan fizibilite raporuna göre Batman Üniversitesi fiziki mekan olarak öğrenci sayısını fazlasıyla karşılayabiliyor.
Bu liste daha da uzayıp gidecekti. Ancak böylesi bir sinerjiyi yakalayabilmiş olmalarının en büyük sebebi insan kaynaklarının kalitesiydi. Bununla ilgili bir çok kişiyle görüştük ancak kanunda geçen “memursun ve basına beyanat veremezsin” kuralı gereği iş isim vermeye gelince geri çekildiler. Ancak hepsinden aldığım ortak isimler şuydu;
Rektör Hoca çok çalışıyor (Burada Sayın Uluçam için Rektör Hoca ifadesi kullanılıyor) Bir çok bilim insanını Üniversiteye gelmeleri için ikna etmeye çalışıyor. Devlet kademelerinde de sözü geçen bir insan. Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül ile birlikte Üniversite okumuşlar. Yüksek Öğretim Kurumu, Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı yaptığımız teklifleri ret etmedi. Eğer bölge insanını sevmeyen bir kişilik olsaydı zaten birkaç yıl içinde tayini bir başka yere çıkacak kişi ne diye Batman için bu kadar uğraşsın? Ancak zaman-zaman kendisini üzen olaylarda olmadı değil. Ancak Rektör Hoca işine duygusallığı katmadı ve her zaman ki gibi çalışmalarına devam etti. Gerek Üniversitede ve gerekse Hasankeyf’te çalışmaları bir an olsun sekteye uğramadı. Bu gün değilse bile yakın bir tarihte yaptıkları meyvesini vermeye başlayacaktır. Çok zor zamanları oldu ama yılmadı.
İnsan Kaynaklarında bir başka önemli isim ise Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa İnal. Basına pek fazla demeç vermeyen Mustafa Bey, AKP Milletvekili Ahmet İnal’ın yeğeni. Ancak kendisi hakkında biraz araştırma yapınca öyle torpil ile bir yerlere gelen bir kişi olmadığını gördük. Akademik bir geçmişi var. Hukuk alanında Yüksek lisans sahibi. Çalışmış olduğu diğer kurumlarda şimdiki maaşının 2-3 katını alıyordu. Ama o seçimini Batman Üniversitesinden yana yaptı. Mahiyetinde çalışanlar gecenin ikisine kadar çalıştığını ifade ettiler. Milletvekili Ahmet İnal’ın birinci dereceden yakını olmasına rağmen hiçbir zaman ismi alengirli işlere karışmadı. Torpilliyim diyerek etrafına hava atmadı. Batman Üniversitesinde bir şeyler iyiye gidiyorsa bunda Sayın İnal’ın da emeği vardır. Her ne kadar şahsının ve çalışmalarının basında yer almasını istemese de Batman Üniversitesine katkısı tartışmasız kabul edilen bir gerçektir.
Bir başka isim Batman Üniversitesi Strateji Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanı hemşerimiz İbrahim Halil Kaya. Batman’a çıkarılması gereken parasal verileri tespit eden Maliye Bakanlığı ve Genel Müdürlüğünde bu konuda adeta savaşım veren bir isim. Maliye Bakanlığında Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Hanım bir seminer gereği geldiği Batman’da şahsıma söylediği “İbrahim Halil Kaya olmasa bir çok işiniz yarım kalabilirdi” sözü bile bu kişinin Batman Üniversitesine katkısını özetler gibiydi.
Bir tek bu isimler yok tabii ki. Personel Daire Başkanı Kemal Eviz'de bunlardan biri. Hummalı çalışmalarla işini hakkıyla veren ve gerektiğinde daire başkanı olmasına rağmen haftasonları bile çalışmaktan kaçınmayan bir profil. En alt kademeden en üste doğru hiyerarşik yapı incelendiğinde bir başarı varsa bunun takım ruhu ile kazanılmış bir başarı olduğu gerçeği gözlere çarpmakta. Ama yakındıkları durumlarda var tabii ki;
Batman’da kent bilinci yok. Dolayısıyla Üniversiteye sahip de çıkılmıyor. Esnaf mantığıyla bakılıyor olaya. Lokantalar çalışacak, kiralar artacak. Bir tek bu mu? Bilimsel katkılar sorgulanmıyor. Mesela, çevre sorunları konusunda projeler hazırlanacak. Tarımsal alanda bilinç oluşturulacak. Üniversitenin yapıldığı güzergahta bir çevre yolu yapılacak. Kentin imar yapısı olumlu yönde değişecek. Yakın çevre ve uzak illerden gelenlerle birlikte kültürel etkileşim artacak. Yurt içi ve yurt dışından gelen hocalarla şehir belli bir birikim kazanacak. Rektör Hoca’nın önderliğinde yurt dışından yedi farklı ülke Üniversitesinden öğrenci ve öğretim görevlisi gelecek ve bizden de onlara gidecek. Bu değişim bile başlı başına bir devrim değil midir?
Aslında Batman Rönesansı yakalayacak. Ancak geçişlerde bir miktar sancı olur. Tıpkı doğuma hazırlanan bir Annenin çektiği sancılar gibi. Çektiği acı doruk noktasına ulaştığında hayata yepyeni bir güzellik katılır. Çekilen sıkıntılar bir mükafatla ödüllendirilir. Batman Üniversitesi de sancılar çekti ve çekmeye de devam ediyor. Ancak hayata yepyeni bilim insanları kataraktan Batman mükafatlandırılacak. Yanlışlarda ve eksikliklerde söz konusu onları gözardı edemeyiz, mesela spor konusunda pek bekleneni veremedi Batman Üniversitesi. SKS dairesi Batman'ı dışarda tanıtacak işlerde yetersiz kaldığını söylemeliyim. Batman Üniversitesi projeler alanında da adını duyurmalı, projeler geliştirmeli, en azından yeni alınan öğretim görevlileriyle birlikte bu işi artık hayata koymalılar diye düşünüyorum.
Batman adına, gelecek güzel günlerin adına konunun yakın takipçisi olacağız....
Next