Bart (Batman Kültür ve Sanat Derneği) Fotoğraf kulübü üyeleri bu Pazar hayırlı bir iş için mesaisini harcadı.
Batman Kültür Ve Sanat Derneği başkanının da içinde bulunduğu grup Kumcula köyü camii açılışını yaptı. Kültürel çalışmalar arasında yapması gereken öncelikli işleri arasında olmamasına rağmen her alanda vatandaşın yanında olduğunun bir göstergesi olarak bu alanda da emeği ile çaba gösterdi.
Kumluca köyü (Mırdesa) daha evvel boşaltılmış ancak köyü dönüş yasası kapsamında geri dönüşün sağlandığı bir köyümüz. Köyün birçok evi ve okulu harabeye dönüşmüş. Okul duvarlarında kurşun izlerine, harebeler arasında roket mermilerine rastlamak hala mümkün.
Hasankeyf´e giderken meymuniye boğazından yolunuz ayrılıyor. Yol elden geçirilmemiş soşe toprak karışımı bir yol. İl özel idaresi en azından bu güzel köyümüze giden yola bir bıçak atmayı düşünürse araçlarla Dicle kenarına kadar rahat gitmek mümkün olacak.
İki üç kilometrelik yolu araçla gittikten sonra yol bitiyor. Karşı tarafa özenle yapılmış, halatlarla dört yanından kayalara bağlanmış asma köprü üzerinden sallana sallana geçiyorsunuz. Muradiye şelalesinin yanında bulunan köprüden hem daha uzun hem daha sağlam ve sağlıklı. Köylüler binek hayvanları ile bu köprüyü kullanarak ulaşımlarını sağlıyorlar. Köprü hayvanların geçişine de müsait. Araçla köye gidiş için Gercüş tarafından gelmek gerekiyor. Köprüden sonra yaklaşık bir kilometre daha yürümeniz gerekiyor.
Yorgunluktan dizlerinizin bağı çözülse de köye varıp gerideki muhteşem Dicle vadisi görüntüsüne bakınca bütün yorgunluğunuz bitiveriyor. Hele içinizde doğa sevgisi, Fotoğraf çekme sevgisi varsa iyiki gelmişim diyorsunuz.
Köye dönüş çalışmaları kapsamında 2003 yılında önce köyün yaşlıları köye dönmüş. Yetkililerin “ne yapacaksınız tek başınıza” demelerine rağmen topraklarından kopmanın acısı, yaşam yerlerine duydukları hasretin ve yaban ellerin duyarsızlığına duydukları isyanla doğdukları topraklara kararlılıkla dönmüşler.
Köyün yaşlıları ile konuştuk. Ceplerinden çıkardıkları sigara tabağından bir sigara sardıklarından sonra başladılar hikâyelerini anlatmaya. İkinci cümleden itibaren gözleri dolmaya başlayarak.
Konuştukça buraya gelmekle, onların yanında olmakla ne kadar doğru bir karar verdiğimizi de gördük. 50 Yıl önce yaptıkları tek göz bir oda büyüklüğündeki köy camisi on yıllık bakımsızlıktan dolayı kullanılamaz haldeydi. Götürülen boyalarla duvarları boyandı, Caminin elektrikleri bağlandı ve iç hat çekimleri yapılarak aydınlatılması sağlandı. Ardından camları değiştirildi. Cami önündeki toprak moloz temizlenerek taşlar düşendi. Sonra da cami´nin içi güzel bir şekilde yıkandıktan sonra beraber götürülen üç halı serildi. Ayakkabılık ve kitaplığın yerleştirilmesinden sonra götürülen kur´an ı Kerim ve Yasini şerifler dolaba yerleştirildi.
Kapıya “Kumluca Camii” tabelası çakıldığında saatler 15.00´ i bulmuştu.
Yorgunluktan bitap düşmüş grup üyelerinin damda iştahla yemek yemeleri seyre değer bir görüntü oluşturuyordu.
Çalışmalarımız esnasında köy ahalisi de yanımızdan eksik olmadı. Köyün yaşlıları, kadınları ve çocukları (İki çocuk gördük) pür dikkat çalışmaları izlediler. Köy bekçisi konumundaki köpek de bizleri yalnız bırakmayanlardandı.
Bu çalışmamızı ibadete hazır hale getirdiğimiz camimizde namaz kılan üyelerimizin öğlen namazını camide kılmaları ile tamamladık. Camiye yeni bir kapı da takarsak köyün ortak ve modern alanını da tamamlamış olacağız.
Köyden ayrıldığımızda dostlarımızdan dualar aldık. Sevgilerini ve saygılarını aldık. Biz sevindik, onlar sevindi.
Fotoğraf kulübü gider de fotoğraf çekmez mi? Çektik elbet. Ellerinde makineleri Recep, Selim Apo, Gülbin, Engin, Ercan, video çekim sorumlumuz Barış ve Benden oluşan ekibimiz köyün karıncasından köpeğine kadar ne bulduysak fotoğrafladık.
Kumluca köyünü harabeye dönüşmüş halini görüntülerken içimiz yandı. Ilısu barajı tamamlandığında hem bu köyümüz hem de Hasankeyf sular altında kalacak. Hatıraları çektiğimiz fotoğraflarda yaşanacak belki de. Barajın mevcut haline evet diyenlerin gidip köye dönüş kapsamında tek başlarına buralarda yaşamayı göze alan dedelerin gözlerine bakarak konuşmalarını beklerdik. O dolan gözler mi yoksa oraya doldurmaya çabaladıkları sular mı vicdanlarına ve beyinlerine hükmedecek merak ediyorum.
Next