Yaşamları boyunca demokrasi, barış ve kardeşlik yolunda siyasal bir çizgi izleyen ve bir ay evvel mayın patlamasında hayatlarını kaybeden dörtlerin anısına BDP öncülüğünde ilimizde bugün bir anma mitingi düzenleniyor.
1 Eylül dünya barış gününde Sedat, Salih, Sadi ve Sıdık için İlimizde büyük bir miting tertiplendi. Bu anılarına duyulan sevgi ve saygının bir göstergesi olarak da kabul edilmelidir. Bu nedenle Barış ve demokrasiden taraf olanların bu mitinge katılım göstermesi gerekmektedir.
Bu ülkede savaştan bıkanlar, barış isteyenler, silahların susmasını talep edenler eğer bu taleplerinde ciddilerse o zaman barış mitingine gelip seslerini yükseltmelidirler. Savaşın acımasız ortamı aramızdan daha başka arkadaşlarımızı alıp götürmeden sesimizi yükseltmemiz gerekmektedir.
Eğer bu savaş olmasaydı beklide onbinlerce yurttaşımız şu an aramızda bulunacaklardı.
Bu savaş olmasaydı kemiklerini bile bulamadığımız binlerce vatandaşımız aramızda olacaktı.
Bu savaş olmasaydı 17 bin beş yüz faili meçhul cinayetten bahsetmeyecektik.
Bu savaş olmasaydı 29 bin kişi siyasal nedenlerle cezaevlerine girmeyecekti.
Bu savaş olmasaydı seçimle iş başına gelen Belediye başkanlarımız bu gün cezaevlerinde olmayacaktı.
Bu savaş olmasaydı 4 bin köyümüz bugün virane olmuş olmayacaktı.
Bu savaş olmasaydı milyonlarca insanımız batı illerine göç etmek zorunda kalmayacaktı.
Bu savaş olmasaydı 400 milyar dolarlık maddi gücümüz silah yerine yatırımlara akacaktı.
Bu savaş olmasaydı işsizlik bu acı boyutlara ulaşmayacak Silvan’da olduğu gibi iftar sofrasına ekmek götürmeyen babalar intihar etmeyecekti.
Bu savaş olmasaydı binlerce çocuğumuz cezaevlerine girmeyecekti.
Bu savaş olmasaydı kızlarımız evde kalmayacak, gelinlerimiz dul kalmak zorunda olmayacaktı.
Bu savaş olmasaydı……….
Demokrasi ve barış, hak ve hukuk, kardeşlik ve dayanışma olsaydı. Bu savaş da olmayacaktı.
12 Eylül vahşeti olmasaydı, Kürt olmak suç sayılmasaydı, Memlekette darbeye zemin hazırlamak yerine darbeyi ortadan kaldıracak demokratik adımlar atılsaydı böyle olmayacaktı.
Silahlı mücadele kendini kabul ettirme, faili meçhul cinayetler devlet politikasına dönüştürülmeseydi. Çatışma ve kışkırtmalar yerine diyalog ve uzlaşı dili geliştirilseydi. Bu savaş olmayacak, erken bitecek ve insanlarımız yaşamlarını kaybetmeyecekti.
Şimdi silahlar susmuşken çatışma istemeyenler için bir fırsat doğmuştur. Alanlara çıkalım ve savaşa, çatışmaya, yıkıma dur diyelim.
Pkk’ye de, devlete de silahları susturmayı kalıcı hale getirin diyelim. Biz onları zorlarsak durmak zorundadırlar. Operasyonlar da, saldırılar da durmak zorundadır. Biz sivil güçler devreye girip artık yeter diyelim. Yeter demek için silahların ateşlenmesini beklemeyelim. Unutmayalım ki silahlar konuşursa artık biz konuşamayacağız. Barış o zaman gelmeyecek kaybettiğimiz dört arkadaşımız gibi nice arkadaşımızı belki de kendi hayatımızı kaybedeceğiz. Yol yakınken, artık bu gidişata dur demek için, Barış ve kardeşlik mitingine siyasal fikrimiz, desteklediğimiz parti, düşüncemiz ve adetlerimiz, ırkımız ve dinimiz ne olursa olsun destek verelim. Destek verelim ki bu kan akmaya devam etmesin.
Salihlerin, Sedatların, Sadilerin, Sıdıkların yolunda olduğumuzu ispat etmek için alanda olalım. Silahların yerine barışa destek verelim. Kürtler olarak, barıştan yana olanlar olarak, Demokrasi mücadelesi verenler olarak, Aydın olarak, ezilmeye karşı çıkanlar olarak, savaş dur demek isteyenler olarak alana çıkalım. Barışın sesini yükseltelim.
Next