90 Yaşına ‘merhaba’ demeye hazırlanan Bekir Akın, aslen Kozluk ilçesinin Gümüşörgü, bilinen adıyla Tımok köyündendir. Fakat yaşamının büyük bölümü Batman’da geçmiş. 1968-1977 yılları arasında Batman Belediye Başkanlığını yapan Avukat Mustafa Ramanlı’dan önce, ilk Belediye Başkanı olan babası Sait Ramanlı’nın işe aldığı Bekir Akın, bizi o yıllara götürdü. Bekir amca, ilerleyen yaşına rağmen dünü çok iyi anımsıyor. Bu yönüyle bu şehrin yaşayan tarihlerinden biri…

65 Yıl önce ilk işi Yol, Su Elektrik olarak bilinen YSE kurumunda yaklaşık 3 yıl çalıştıktan sonra, ilk Belediye Başkanı merhum Sait Ramanlı’nın işe aldığı Kozluk-Gümüşörgülü Bekir Akın anlatıyordu:“Batman’ın İluh köyü olduğu dönemde 1955’te Belediye’ye kavuştuğu süreci de, 1957’de ilçe oluş dönemini ve 1990’da ‘il’ sürecini de yaşadım. 70-80 Yıllık bir süreçte küçük bir köyün yarım milyonu geçeceğini aklımın ucundan geçirmezdim.”

BİZİ 57 YIL ÖNCESİNE GÖTÜRDÜ

1960’lı Yılların ilk aylarında Çanakkale’de askerliğini yaptıktan sonra Batman’ın yolunu tutan Kozluk-Gümüşörgülü, bilinen adıyla Timoklu Bekir Akın, petrol emekçisi olmak yerine yerel yönetimde çalışmıştı.

Yerel yönetim öncesinde daha önce ‘Yol, Su ve Elektrik’ kurumu olarak bilinen YSE’de 3 yıl süreyle sigortasız çalışmış, ardından Batman Belediyesi’nin açtığı memurluk kadrosu sınavına giren Bekir Akın, Batman Belediyesi’nin bir çalışanı olmuştu artık.

1965 ile 1995 yılları arasında Batman Belediyesi’nin bir emekçisi olan Akın, eski Sebze-Meyve Hali’nin olduğu çarşıda, bizi zaman yolculuğuna çıkardı.

Batman’ın ilk Belediye Başkanı Sait Ramanlı’nın son günlerinde işe başlayan Akın, yokluklar içinde Batman’ın ilk temel harcını atan baba ile oğlun hep emekçilerin yanında olduğunu söylüyordu:

“1960’lı yıllarda Belediye’nin ne araç filosu vardı ne de teknik elemanı. Topu topu çalışan 50 kişiydik. Merhum Sait Ramanlı’dan sonra Batman Belediye Başkanlığına seçilen Avukat Mustafa Ramanlı’yı herkes severdi, sayardı. O beyefendi ve kültürlü birisiydi. Her zaman memurunun yanında olurdu. Merhum babası da öyleydi, kendisi de. Belediye’de kısıtlı imkânlarla olağanüstü hizmet verdiler. Mekânları cennet olsun. Onları hep rahmet ve saygıyla anarım. Çünkü çalışanlarının hep yanında olurlardı. Personellerine toz kondurtmazlardı.”

İşe başladığında ilk aldığı maaşın da 210 lira olduğunu anımsatmadan edemiyordu Bekir amca:

“Maaşım yetersizdi diye evimi Gümüşörgü, yani Tımok’tan Batman’a getiremiyordum. Belediyenin imkânı da çok kısıtlıydı. Merhum Başkan Mustafa Ramanlı’ya evimi maaş yetersizliğinden getiremediğimi söylediğimde hemen bir formül buldu; ‘Seni işçi statüsüne alayım, maaşın 310 liraya çıkar, en azından kiranı ödersin’ dediğinde Allah rahmet eylesin, Başkan Mustafa Ramanlı bana büyük bir jestte bulunmuştu. Onun iyiliğini hiçbir zaman unutmam. Sadece bana değil, diğer personellere de elinden gelen desteği verirdi. Bazen bir işçi gibi aramıza katılırdı, yanımızda olurdu hep.”

BATMAN’DA İLK ESERLER ONUN…

Bekir Akın göreve başladığında, Belediye’nin birkaç aracının olduğunu söylüyordu ve ekliyordu:

“1960’lı Yıllardan söz ediyorum. Belediye’de Başkanın makam aracı vardı, bir de damperli kamyon, vidanjör, traktör ve çöp kamyonu… Yani toplamda dört araç vardı. Belediye imkânsızlıklar içinde boğuşuyordu. 1970’li yıllar öncesinde Belediye kente elektrik veremez durumdaydı. Yetersiz elektrik şebekesi, 3 trafo ile Türkiye Petrollerinden alınan elektrikle o dönemlerin Batman’ının enerji ihtiyaçları karşılanıyordu. TPAO istediğinde elektriği kesiyordu. O zaman kent merkezi sık sık karanlıkta kalıyordu. Allah rahmet eylesin, merhum Mustafa Ramanlı seçildikten sonra İller Bankası’ndan aldığı destekle kentin ihtiyaç duyduğu trafoları aldı. O dönemlerde TEK denilen Türkiye Elektrik Kurumu da Belediye’ye bağlıydı. Şehrin altyapı sorunları da kolay kolay çözülmüyordu çünkü Batman Ovası balçık ve çamurdan geçilmiyordu.”

“BÜYÜK BİR AİLEYDİK”

Batman Belediyesi’nin 1980’li yıllar öncesinde büyük sıkıntılarla hizmet verdiğinin de altını çizen Bekir Akın, o dönemin yerel yönetimini o kadar güzel anlatıyordu ki, bize sadece dinlemek kalmıştı.

O anlattı, biz dinledik:

“O zamanlar Batman İluh-Tepebaşı çevresindeydi. Cumhuriyet Caddesi etrafındaki kent yeni yeni gelişiyordu. Batman Ovası bozkırdı. Bostanlarda ekilen karpuz ve kavun tarlada kalırdı. Çekirdek için ekilen o kavun ve karpuzların hiçbiri günümüzde yetişmez; ne tadı ne de kokusuna doyum olmazdı. Yokluk vardı ama mutluyduk. 1974 Yılında Esentepe’nin etrafında merhum Mustafa Ramanlı’nın fidan ekimine o dönemin öğrencileri katılmıştı. Batman’da o zamanlar tek tük lokanta vardı. Yemeğin büyük bölümü petrolcülere ayrılıyordu, çünkü çoğu şehir dışından gelmişlerdi. O yüzden lokantacılar yemek yetiştiremiyordu. Esentepe’de fidan dikimi yapan öğrencilere helva ve ekmeği Başkan merhum Mustafa Ramanlı ile götürdüğümüzü dün gibi hatırlıyorum. O dönemin öğrencileri fide ekimi yaparken, bir de karınlarını helva ve ekmekle doyurmuşlardı. Herkes bir aile gibi gönülden çalışırdı. Bir daha o günleri zor görürüz.”

Bekir Akın amcayla koyu bir sohbetimiz olmuştu.

50 yıl önce çalışırken, Belediye’nin bütçesinin yetersizliğinden, personellerin de zaman zaman maaşlarını alamadığını şöyle özetliyordu yaşayan tarih Bekir Akın:

“Batman, mahrumiyet bölgesinde olması nedeniyle o zamanlar yeterli ücret ödenmiyordu. Özellikle Belediye’de teknik eleman sıkıntısı had safhadaydı. Ancak çalışanlar mesaiye kalıp hizmetlerin aksamaması için her türlü fedakârlığı yaparlardı. Hiç unutmuyorum; Batman’a ilk su şebekesi verildiğinde ben meydanda herkes suyu görsün diye vanayı sonuna kadar açmıştım. Yüklenici firma temsilcisi ‘Niye bu kadar suyu açtın, su azalacak’ demişti. Merhum Ramanlı firma yetkilisine kızdı: ‘Talimatı ben verdim.’ Sözleri hâlen kulağımda. Baba ve oğul başkanlar bu şehrin temelinin ilk harcını karan çok değerli birer siyaset adamıydılar.”

Bugün de Batman’ın yaşayan tarihlerinden Bekir Akın’ın, yerel yönetimin ilk zamanlarının ne badireler atlattığını bize özetlemiş oldu.

Zor günler, insan sıcaklığı ve saygılı alt-üst ilişkisiyle yürüdüğünde her şeyin çok güzel hatırası kalıyor geride…

Sağlıkla kalın.