Önceleri sanırım okul sıralarında kitaplardan okumuş olmalıyım ancak bu konuda kesin yargıya varacak kadar sağlıklı bir hatırlamada bulunamıyorum.
Sonra askerlik görevi sırasında kafamda perçinleşen bir sloğan ile beynime kazıyan bir deyim haline geldi.
“Her Türk asker doğar”
Bu kutsal doğum ayrıcalığının sadece bu ülkede yaşayan yurttaşların sahip oldukları bir özellik mi yoksa başka ülkelerin yurttaşlarında da böyle bir özellik var mı diye kafamdan geçirmiş olsam bile bunu dillendirecek cesarete sahip olamadığımı ifade edeyim.
Ancak Geçen gün mailimde gördüğüm bir yazıyı okuyunca bu konuda artık birilerinin kesin sonuca varmak için mahkeme kararı almaya çalıştığını öğrenmiş oldum.
Eşkişehirde yapılan bir duruşmaya sanık olarak katılan Mehmet Atak- ki çocuk hakları savunucuları bu ismi yakından tanırlar- izlenimlerini ve duruşma sırasında alınan karalarları aktardıktan sonra bilirkişi talebinde bulunduklarını belirterek; “ Herkesin bebek olarak doğum doğmadığı ve asker bebek doğup doğmadığının tespiti üzerine Tıp fakültesi kadın doğum kürsüsünden bir bilirkişi” temini için mahkeme heyetinin karar aldığını belirtmektedir.
Sıradan bir talep veya karar gibi görünse de aslında konu çok hassas ve traji komik bir durumu gözler önüne sermektedir.
Öyle anlaşılıyor ki slogan olarak kabul edilen ve toplumsal yaşamımızı etkileyen bu kavram üzerinden askerlik meselesi ve toplumsal hafızadaki yeri tartışmaya açılmak istenmektedir.
Kadın Doğum uzmanı büyük bir olasılıkla eğer fazla etki altında kalmayacaksa bütün bebeklerin çıplak doğduklarını aleninin beyanı şeklinde ifade edecektir. Çünkü maazallah bebeğin asker olarak doğduğuna karar verirse bu kez rütbesini ve konumunu da belirtmesi gerekecektir ki bu durum tıbben kendisini oldukça terletecektir. Her bebeğin asker doğmadığı yönünde bir belirlemeyle askerlik mesleğinin bir meslek olarak sonradan tercih edildiği yönünde bir karara varır ve meslekten ihraç edilmez ise o zaman da bu davanın seyrinin nereye gideceği gerçekten merak konusu olacaktır.
Bu mahkemede çıkan sonuç ne olursa olsun oluşacak kanaat çok önemli sonuçlar doğuracaktır. Bizim dileğimiz ise böylesi mahkemelere gerek kalmadan geleneksel hale getirilmiş olan algıların zamanın şartlarına göre gözden geçirilip düzeltilmesidir.
Türkiye 70 milyonun üzerindeki nüfusu ile bölgesinde söz sahibi olan bir ülkedir. Zorunlu askerliğin ülke kaynakları kullanımı başta olmak üzere bir sürü sıkıntı yaşattığı görülmektedir. Bu sorunun aşılması gerektiğini artık yöneticilerimiz kabul etmelidirler. Yetmiş milyon kişiden asker olarak görev yapanların sayısı bir milyon kadardır. Hadi diyelim geçmişte askerlik aynı zamanda eğitim görmemiş insanlarımız için bir eğitim yuvası görevi gördüğünden mevcut uygulama sürdürülmekteydi ama şimdi koşullar farklılaşmıştır. Daha profesyonel, yapısı bu işe müsait olan ve bu işi severek yapan insanların yapacakları bir askerlik görevinin yararlı olacağı ve toplumun mahkemelerle karşı karşıya kalmamasının bu soruna çözüm olacağı düşünülmelidir.
Girmeye çalıştığımız AB ülkeleri içerisinde zorunlu askerlik kuralını uygulayan nadir ülkelerden birisiyiz. AB’ye girdikten sonra bu kural da yüksek olasılıkla değişecektir. Durum böyle olunca da vatandaşlarımızın mahkemelerde askerlik konusunda yargılanmaları ve asker doğup doğmadıklarını ispat etmek için kadın doğum uzmanlarından rapor talep etmelerine hiç gerek kalmaması gerektiğini düşünüyorum.
Herkesin kendi geçmişi ile övünmesinde bir sakınca yoktur ancak eminim ki tarih iyi incelenirse herkesin savaşmak kadar barışmak konusunda da sahip çıkabileceği bir tarihi mevcuttur.
Asker, silahlı bir gücü temsil eder. Her ülkenin kendini ve yurttaşlarını korumak gibi temel bir görevi vardır. Bunun başka yolu da bulunmamaktadır ancak zorunlu koşullardan kaynaklanmadığı müddetçe ülke idarecilerin bu mesleği severek yapanları silâhaltına almaları ve giderlerini karşılamaları da daha mantıklı görünmektedir. Askerlik yapmak istemeyen bir insanı yasal zorunluluk nedeniyle zorla asker yapsanız bile nasıl bir askerlik yapacağı daha başından belli değil mi?
Herkes gibi bizler de bu mahkemeden çıkacak sonucu merakla bekleyenlerden olacağız. Ancak itiraf etmeliyim ki en çok merak ettiğim şey bilirkişi için çağrılan doğum uzmanının davet metnini aldığında sahip olacağı yüz ifadesidir.
Next