"Adalet, yolunu şaşırırsa insanlar başıboş bir karışıklık içinde kalır."
Confucius
ARTIK DARBE YAPMAYIN
Darbeden anladığımız ve anlaşılan mevcut olan bir düzenini güç kullanılarak değiştirilmesidir. Darbeyi yapanların başarılı olmaları durumunda birer kahraman ve düzen değiştiricisi,başaramadıklarında da birer vatan haini olduklarını hatırlatmaya gerek yok her halde.
Darbeler gerçekleştirildiğinde sadece ülkenin yönetim şekli değişimiyor, yaşamın tamamı yeniden şekillendiriliyor.Darbeciler ve yandaşları dışındaki bütün geri kalan yaşam, özgürlüklerinden yoksun kalıyor.
“Eski kral öldü yaşasın yeni kral” diyenler dışında kimsenin söz söyleme hakkı kalmıyor.
Bir de darbe yapanların hedefledikleri ve darbe gerekçesi yaptıkları kesimler var.Onlar için yaşam artık işkenceden ibarettir.
Allah Korusun birde darbe esnasında cezaevine düşerseniz yandınız ki ne yandınız.
Ülkemizde darbe sonrası Diyarbakır cezaevine yolu düşen bir vatandaşın, Balyoz ve benzeri darbe planları ile ilgili olarak gözaltına alınan komutanlara neler yapılmaması gerektiğini belirten bir açıklamasını sizlerle paylaşmak istiyorum. Mahmut Özdeş
1980-1982 diyarbakır cezaevi tutuklusu, bakın neler hatırlatıyor;
“Sakın darbecileri göz altına aldığınızda çıplak beton üzerinde yatırmayın,
gözlerini bağlayıp çırılçıplak soyup işkence yapmayın,
falakaya yatırmayın,
elektrik vermeyin.
Filistin askısına asmayın,
Mahkemeye götürürken ellerini arkadan kelepçeleyip zincirle birbirine bağlamayın
yere düştüklerinde tekmeleyip joplamayın.
Tutuklandıklarında hoş geldin dayağı atmayın.
Boklu hücrelerde günlerce,haftalarca bekletmeyin.
Dayak düzeni aldırmayın,
esas duruşta saatlerce bekletmeyin.
Havalandırmada ´´Tarihi çevir at sesi mızrak sesi bunlar.Delmiş romanın gögsünü mızrak gibi hunlar´´ marşını söyletirken sesi az çıkarsa,sözlerini unuturlarsa sırtlarında sopa kırmayın,
logara sokup boklu su içirmeye kalkmayın.
Geceleri koğuşu basıp sıra dayağından geçirmeyin,eşyalarını parçalamayın.
Onları sigara dumanıyla boğmayın,
içine canlı fare attığınız yemekleri yedirmeyin.
Ama
paşanın yazdığı beyaz kitabı verin okusunlar.
Soğuk kış günlerinde çırılçıplak soyup beton üzerinde yatırmayın,
görüşmeye gittiklerinde yerlerde sürükleyerek çiğnemeyin.
Aileleri karşısında dövmeyin,
Çince konuş çok konuş diye dövmeyin.Çince bilmeyenleri bir haftada
konuşamazsan ananızı belleriz diye hırpalamayın.
Kopek Co´ya ısırtmayın..
Bütün gün işkence gören insanların çığlıklarını kaydettiğiniz bantları dinleterek ağır
psikolojik işkence yapmayın..
Başbakana sövdü diye koğuştan çıkarıp soyup tecavüz etmeyin.
Ceza evinde sorgu tezgahı kurup yeniden işkenceye başlamayın.
Görüşmelerine gelenlere eziyet etmeyin,görüş yasağı koymayın.
Gelen eşyalarına ve paralarına el koymayın.
Bize yapılanları lütfen darbecilere yapmayın.
Yaparsanız iki elimiz sizinde yakanızda olur sakın unutmayın.”
Evet sakın yapmayın diyor bunca derdi çeken vatandaş.Öyleyse darbe düşünenlere de sakın yapmayın demek gerekiyor.Bu ülkenin insanlarına yazık.Birilerinin ekmeğine yağ sürmek için ülkeyi de düzeni de insanları da heba etmeye kalkışmayın. Sakın darbe yapmayın.
Next