Adalet; herkese lazım olan, özellikle haksızlığa uğradığını düşünen ve uğrayan insanların son umut kalesi olarak kabul edilir. İnsanların güçlerinin yetmediği haksızlıklar karşısında hesap yeri olarak kabul ettiği yer adalet mekanizmasıdır. Bu nedenle de Adaleti temsil eden simge terazi, mahkemelerin duvarlarına yazılan yazı ise “Adalet Mülkün Temelidir” cümlesidir.
Bir toplumu yıkan asıl unsur yapılan haksızlıktan ziyade adalete duyulan güvenin yitirilmesidir. Kamuoyunda bu durum kısaca “Et kokarsa tuzlarsın tuz kokarsa ne yaparsın?” cümlesi ile tanımlanmaya çalışılır.
Oysa bizden öncekilerin de belirttikleri gibi adil olmayan gücün de Gücü olmayan Adaletin de hakkaniyeti yerine getirmesi mümkün değildir. Bu kadar önemli olan bir kurumun en başta rahat çalışma imkânlarına kavuşturulması gerektiği de açıktır.
Toplumun her türlü sorununun çözüm merkezi olarak görülen ve yasalarla da kendisine bu görevin verildiği adalet mekanizmasının çalışacak rahat ortamı olmazsa adalet ya tam anlamı ile yerine gelmez ya da geç yerine gelir ki zamanında kavuşulamayan hakların bazen hiçbir anlamı kalmayabiliyor.
Adalet mekanizmasını takip eden adliye çalışanlarının ve mahkemelerin iyi koşullarda çalışmaları gerekmektedir. Adalet alanında çalışanların başta ekonomik olmak üzere sorunlarının olmaması gerekir. Özellikle hakim ve savcıların vicdanları ile cüzdanları arasında sıkıştırılmaması adaletin tecellisi için vazgeçilmez temel unsurdur. Sadece bu mu? Elbette değil, bir de çalışacak ortamlarının olması gerekir.
İlimizde bu ortam konusunda sıkıntılar yaşandığı görülmektedir. Bundan birkaç yıl önce Adliye sarayı için Esentepe civarında yer tahsisi yapıldığı ve buraya modern bir adalet sarayı yapılacağı kamuoyu ile paylaşıldı. Aradan geçen sürede ne yazık ki bu yerde bir adalet sarayı göremedik. Daha sonra yapılan açıklamada Esentepe karşısındaki halen ağaçlandırma alanı olarak kullanılan DSİ yanındaki arazinin bu amaçla kullanacağı söylendi ama bu fikir sadece oradaki ağaçların kurumasına neden oldu. Bu alana da tek bir çivi bile çakılmış değil.
Oysa kentimiz gün gittikçe büyüyor ve mahkemelere iletilen konuların boyutu ve dosyaların sayısı da artıyor. Bu durum karşısında doğal olarak mahkeme sayısı da artmak durumunda. Şu anda Valilik binasının bulunduğu komplekste Adliyeye ayrılan yerde 11 mahkeme görev yapmak üzere görevlendirilmiş ve çalışmalarını sürdürüyor. Baro ve seçim kurulunun yerleri hariç. Yer darlığı nedeniyle Hâkimler mahkeme salonlarını sıra ile kullanmak zorunda kalıyor. Adaletin yerine getirilmesi için çalışan 15 savcı ve 18 hâkimin yanı sıra adliye sarayındaki memur ve idareciler de oturacak doğru dürüst yer bulamıyor. Birçok müdür yer darlığı nedeniyle aynı odayı paylaşmak zorunda kalıyor. İcra mahkemesi ile kurulan idare mahkemesi ise Adliyede yer bulunamadığından kentin diğer kesimlerinde görevlerini sürdürmek zorunda kalmış. Eski Gümrük müdürlüğü binasında icra demiryollarının eski binasında ise İdare mahkemesi görev sürdürüyor.
Bu durum böyle sürdürülemez. Hükümetin bu konuda adım atması gerekiyor. Adalet bakanlığının Beşiri’de yapmayı planladığı açık cezaevinden daha önemlisi Batmanın acilen bir adalet Sarayına kavuşturulmasıdır.
Adalete yapılacak yatırım en az eğitime yapılan yatırım kadar önemli ve hassastır. Toplumun temeli olarak görülen bir işin görevlilerinin istiflenerek görev yapmalarını beklemek çok doğru bir iş olmasa gerek. Bu nedenle görevlerini rahat bir şekilde ve huzur içinde yapmaları için adliye çalışanlarına mekân imkanı sunulmasının önemi büyüktür. Adalet Bakanlığından ve ilgililerden talebimiz yapılması için söz verilen Adalet sarayı çalışmasının gerçekleştirilmesi ve inşaata bir an önce başlanılmasıdır.
Öyle ya siz bize Adalet Sarayının yapılacağını söylemiştiniz biz de Adalet Sarayımız nerede diye sizi soralım?
Next