**Türkiye Petrollerinin daha da küçülmemesine karşı son günlerde bazı STK ve Oda Başkanlarının temsilcilerinin peş peşe açıklamaları dikkat çekici. Geç kalmış açıklamaların hiçbir karşılığı ve değeri de olmaz.

**Türkiye Petrolleri küçülürken, petrol emekçileri hızla emekliye doğru giderken, Batman ne yazık ki sınıfta kaldı.

SINIFTA KALAN İL’İZ
Batman’ı var eden 63 yıllık Türkiye Petrolleri, artık küçük bir Üretim ağırlıklı İşletme konumunda.
Türkiye Petrollerinin daha da küçülmemesine yönelik şu günlerde bazı STK ve Oda Başkanlarının açıklamalarının bir karşılığı da olmaz. Çünkü bu şehirdeki STK’lar, Türkiye Petrolleri konusunda sınıfta kaldı.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı kaldırıldı, yerine ‘TP’ geldi. Çalışanların çoğu artık ya ‘TPİC’ çatısı altında görev yapacak ya da gönüllü esaslı emekliliği tercih edecek.
Petrol emekçilerinin 3’te biri şu günlerde emekliliği düşünürken, bazı STK ve Oda temsilcilerinin desteği ne yazık ki vitrine yöneliktir.
Türkiye Petrollerinin küçüldüğü dönemde eylemlerde yalnız bırakılan Petrol-İş sendikasıydı. Buradaki petrol kuruluşları küçüldüğünde Batman sınıfta kalmıştı.
TP İşletme Müdürlüğü’nün başına yerli bir yönetici atandı ama o’nun elinde de sihirli bir değnek yok.
Batman Bölge Müdürlüğü’nde 1300 işçi yakında 1000’nin altına düşecek.
Nereden nereye…
Batman; Petrol-İş hareketine önemli isimler kazandırmış bir İl olmasına rağmen, Türkiye Petrollerinin küçülmesinde ve petrolcülerin eyleminde sınıfta kalmıştır. Emekçi kesim yalnız bırakıldı. O bildiğimiz Batman’ın lokomotifi sayılan o eski TPAO artık yok.
Küçük bir işletme Üretim Müdürlüğü kaldı Batman’da. Bu kuruluşa şu günlerde sahip çıkılmazsa çok değil, 5-10 yıl gibi bir süreçte ‘Kara altın’ın başkenti unvanından da olacağız. Resmi Gazete’de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı kararının kaldırılmasının ardından bir süredir sessizlik içinde olan ve STK temsilcilerinin peş peşe basın açıklamaları vitrine yönelik değil de nedir?
Yazık, çok yazık…
*******               ************
KENDİLERİNİ BATMANLI GÖRMEYENLER
Ne yazık ki bu şehirde yaşayanların büyükçe bir bölümü kendini Batmanlı görmüyor.
Bu sorunla ilgili çokça yazıyoruz.
63 Yıl önce ‘Kara altın’ın bulunmasıyla bu şehir bölgenin dört bir yanından göç aldı.
Komşu il Diyarbakır’ın Bismil ilçesinin Tepe beldesindenim ama merhum babam bizi 3-4 yaşında iken buraya getirdi.
O gün bugün hep kendimi Batmanlı olarak tanımladım.
Çünkü içimde hep Batman’a bir bağ vardı.
Çevremde böyle olmayanlara hep içerlendim.
İnsanlar 50-60 yıl önce buraya göç etmiş, çocukları burada doğmuş, büyümüş. Burada torun sahibi olmuş. Kendini geldiği yerle tanımlıyor.
Bırakın 50-60 yılı daha öncesinden bile buraya gelenler bile kendilerini geldikleri yerin bir parçası görüyor.
Arabasının plakasında bir şekilde geldiğinin ‘il’i olsun’ istiyor.
Bu şehrin aldığı göçler bölgenin dört bir yanıyla sınırlı kalmamış, Kuzey Irak’tan Suriye’ye kadar her taraftan göç almış bir şehir.
Dolayısıyla göçle gelen insanların kendi kültürlerini yaşatma çabalarını anlıyorum ve de saygı duyuyorum…
Ancak bu şehrin de bir kültürü, bu şehrin de bir halkı olmalı.
Bu şehirde yaşayan yüz binler, kendini ‘Batman’lı olarak tanımlamalı.
Bu şehrin geleceğinde kendini Batmanlı olarak tanımlayanlar söz sahibi olmalı.
Bu şehrin çocukları, ancak 72 plakayla gurur duymalılar.
72 sevgisi, Batman aşkı için bu şehri yönetenler kafa yormalı.
İnsanların kendilerini buraya ait hissetmeleri için çaba gösterilmeli.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.