Yüksek öğrenim görmek isteyen öğrencilerin temel sorunlarının başında ekonomik sıkıntıların yanı sıra barınma sorunları bulunmaktadır. Artan nüfus ile birlikte öğrenci sayısında da artış olduğu, bu durumun da barınma ve eğitim ve öğretim sisteminde sıkıntılar yarattığı görülmektedir.
Bu alanda en büyük sıkıntının ise üniversiteye giden öğrencilerin barınmaları konusunda görülmektedir. Bin bir emek verilerek, göz nuru dökerek bir yüksek öğretim kurumunda okuma hakkı kazanan öğrenciler kayıtlarını yaptıktan sonra barınacak yer bulma telaşında kalmaktadırlar.
Bu konu ile ilgili ve yetkili olan kurum Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü. Kurum; tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tâbi ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ilgilendirilmiş, özel bütçeli ve sosyal amaçlı hizmet veren bir kamu kurumudur. Bu onun resmi statüsü ve tanımı ancak vatandaşın derdi bu tanımlama değil. Çocuğunu bu kuruma yerleştirebiliyor mu yerleştiremiyor mu derdi! Eğer sırtını dayayacak başka bir yer yoksa ki çoğu velinin böyle bir imkânı yok bu kurum aileler için vazgeçilemez barınma alanı oluyor.
Ancak ne yazık ki halen 81 il ve 131 ilçede 314 yurtta 274.344 yatak kapasitesi ile hizmet vermekte olan bu kurumumuzun kapasitesi vatandaşın taleplerini karşılamaktan uzaktır. Hemen hemen bütün illerimizde üniversiteler kurulmuş yeni bölümler açılmış öğrenci kabul edilmeye başlanmış ama öğrencilerin kalacakları yer yok. Kredi yurtlar kurumuna yapılan başvurularda ise öğrencilerin çoğu kendisini yedek sırasında görmektedir. Yedekler ise sırasına göre ve öğrenim hizmetleri başladıktan sonra yurda alınmaya başlanacakmış! Peki, barınacak yeri olmayan öğrenciler okullarından öğrenimlerine nasıl başlayacak?
El cevap; bilinmemekte.
Aileler bu durum karşısında tabii ki tanıdıkları kişiler vasıtası ile kiralık ev ve evi tutacakları ortak öğrenci arayışına yönelmektedirler. Birbirlerini hiç tanımayan değişik yerlerden gelen öğrenciler mecburiyetten dolayı bulabildikleri yerlere doluşmakta ve eğitimlerini sürdürmeye çalışmaktadırlar. Ev bulsalar sorun yok ama ne yazık ki artık birçok merkezde öğrenciye ev bulmak da mesele. Ev sahipleri ya öğrencilere ev vermemekte ya da kiraları yükselterek zaten perişan durumda olan aileleri yolunmuş kaza çevirmeye çalışmaktadırlar. Bu sebeple şayet bulabilseler bir apartmanın bodrumunda üniversite öğrenimi başlamış olmaktadır.
Tabi bazı yerlerde ev bulmak da yurt bulmak da mümkün olmuyor. Örnek Tunceli. Tunceli 39 bine yakın resmi nüfusu ile yıllardır varlığını sürdüren bir ilimiz. Bu yıl da Tunceli Üniversitesi binlerce öğrenci aldı ama örgencilerin barınabilecekleri ne bir yurt ne de ev var. Yeni yapılan evler var ama ev sahipleri ya ihtiyaçtan ya da öğrenciye bakıştan evlerini kiraya vermek istemiyor. Bu konuda Başta Belediye Başkanı Edibe Şahin olmak üzere yöneticiler de büyük bir sıkıntı içerisinde. Dağ yamacına boylu boyunca uzayıp giden bir yerleşim yeri ve imkânsızlıklar. Yeni kampus yapılacakmış ama ne zaman biter, öğrenci nerede kalacak bilen yok.
İşte tam da bu noktada ülke genelinde bu işle uğraşan Kredi ve Yurtlar kurumuna büyük iş düşmektedir. Vatandaş üniversiteye gönderdiği çocuğunun devletin denetimi ve gözetimi altında olan bir yerde barındırılmasına öncelik vermektedir. Aynı anlayışın yöneticilerde de var olduğunu gözlemlemek güç değil ancak gelin görün ki bunun gerçekleşmesi konusunda sıkıntı yaşanmakta ve öğrenciler kredi yurtlar kurumuna ait yurtlarda barınma imkanına sahip olamamaktadırlar. Ortaya çıkan son durum özetle şudur; Yüksek öğrenime çocuğunu gönderme hakkı kazanmış olan veli ve okuyacak olan öğrenci barınma konusunda kredi yurtlar kurumunda yer bulamadığında ki çoğu yedek sırasındadır;
Ya yüksek kira ücreti ödeyerek bir evin birinci veya zemin-Bodrum katını tutarak ve mecburen günlerce arama ve tarama faaliyetinde bulunarak evde kalacak ortak öğrenci arayacak,
Ya Cemaatlerin kurdukları yurt ve pansiyonlara kayıt yaptırmak zorunda kalacak ki buradaki ücretler de yüksek ve bir yıl kalma ücreti talep edilmekte
Ya da kayıt dondurarak öğrencisini eve getirmektedir.
Bu durumun acı bir tablodan ibaret olduğunu belirtmemiz gerekir. Devlet acil durumlarda barınma merkezi olarak da kullanılan öğrenci yurtlarına ödenek ayırmak ve yurt kurmak durumundadır.
Bir diğer sıkıntı ise kız öğrenciler konusunda yaşanmaktadır. Anayasadaki pozitif ayrımcılığa rağmen kız öğrenciler barınacak yurt bulmada sıkıntı çekiyor yedek sırasında bekletiliyorlar. Şimdi ilgili bakan olan Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Suat Çelik ve yetkililere sesleniyorum. Tunceli ve Bingöl’de kız öğrencileri yurt kur yurtlarına yerleştiremiyorsanız veliler buralarda çocuklarını nasıl okutacaklar? İçine düştükleri çaresizlikten dolayı çocuklarını güvenli bir yatakta yatırmak için neredeyse aylık gelirlerinin tamamına yakınını gözden çıkarmak zorunda kalan velilerin durumunda siz olsaydınız ne düşünürdünüz?
Sizden ricamız öncelikle kız çocukları olmak üzere öğrencileri yurtlarda kalacak imkânlara kavuşturmanızdır. Kız öğrencisine bile barınacak yer bulamayan bir ülkede üniversite sayısını artırmanın hiçbir manasının olmadığını belirtmek gerekir. Yüksek öğrenim öğrencilerinin; çağdaş ve güvenilir barınma, beslenme, kredi/burs hizmetleriyle öğrenimlerine; sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle kişisel gelişimlerine sosyal devlet yaklaşımıyla katkıda bulunmak misyonuna ve Öğrencilerin öğrenimlerini kolaylaştıran hizmetlerde geliştirdiği uygulama ve yöntemlerle model alınan kurum olmak vizyonuna sahip olan Kredi yurtlar kurumundan ve ilgili sayın bakan Suat Çelik’ten veli olarak çare talep etmek her halde yurttaş olarak hakkımızdır!
Next