2011’in mübarek Ramazan ayına ‘merhaba’ demenin sevincini yaşıyoruz.
Sıcaklığın 50 dereceyi bulduğu Batman’da hayırseverler için ‘Ramazan ayı’ adeta bir fırsat…
Afrika-Somali ve Filistin-Gazze’de yaşanan insanlık dramı doruklara ulaşmışken, Türkiye’de de yoksulluk ciddi boyutlarda.
Doğu ve Güneydoğu’da özellikle varoşlarda adeta insanlık ayıbı yaşanıyor.
Büyük illerin çoğunda dargelirliler için iftar çadırları kurulurken, Batman ve yöresinde bu yıl da iftar çadırının kurulmaması dikkatlerden kaçmıyor.
 
Söz yardımdan açılmışken, iftar yemeklerine değinmek istiyorum.
 
Malum, her Ramazan’da Batman’daki kurum ve kuruluşlar klasik iftar yemekleriyle göz boyamaya çalışırken, kenar semtlerdeki vatandaşlar ise bir ekmek bulabilmenin telaşında.
 
Bu çarpık düzeni defalarca dile getirmemize rağmen, ne yazık ki bazı kurumlar 100 aileyi doyurabilecek masraflarla şatafatlı iftar yemekleri düzenlemeye devam ediyor.
 
Umarız, klasik iftar yemekleri bu yıl son bulur.
 
Bir diğer konu ise hayırsever vatandaşların yoksullara yardımda bulunmak isterken uygulamadaki ‘rencide edici’ davranışları…
Dinimiz İslam’da buyurduğu gibi ‘Sağ elin yardımını, sol el görmemeli’ öğütünü hayırseverlerin daha da iyi yerine getirmesi lazım. İhtiyaç sahibi vatandaşları ayaklarına değil de kendileri bir çay içme bahanesiyle evlerine ziyarette bulunmaları daha makul bir davranış olur.
Bu düşüncelerle tüm Batmanlıların mübarek Ramazan ayını kutlar, bu fırsat ayından iyi dersler çıkarmamız dileğiyle.
 
BATMAN’DA SAĞLIK ‘SOS’ VERİYOR!
İl geneli nüfusu 500 bini geçen Batman’da bazı kurumlar SOS vermeye devam ediyor.
Ülke genelinde sağlık alanında iyi şeyler olurken, ne yazık ki Batman’da sağlığın durumu iç açıcı değil!
Bölge Devlet Hastanesi’ndeki yolsuzluk iddialarına her geçen gün bir yenisi eklenirken, Batman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde ise sıkıntılar daha da belirgin hale geldi.
Geçen gün cep telefonumdan beni arayan bir vatandaş isyan ediyordu…
Çocuğunu hastaneye kaldırdığını ifade eden baba yakınarak şunları söylüyordu:
“Mide rahatsızlığı için çocuğumu götürdüğüm Çocuk hastanesinde muayeneyi yapan doktorun, psikiyatri doktoru olduğunu öğrenince şok oldum. Koskoca hastanede çocuk doktoru yoktu. İl yöneticileri ve STK’lar bu duruma neden seyirci kalıyor?”
 
Gazetemize gelen diğer bir şikayet ise Lokman Kürsep adlı vatandaştan geliyordu.
Kürsep ise şöyle yakınıyordu; “Aniden rahatsızlaşan iki çocuğumu götürdüğüm Çocuk hastanesine muayene sonucu yatırılmaları istendi. Servis odasına gittiğimizde yer sıkıntısından iki çocuğu aynı yatağa yatırmamızı söylediler. Yatağın üstü ise tamamen berbat durumdaydı.”
 
Yukarıda iki vatandaşın sitemine yer verdik.
Aslında iki görüşün ardından pek de söze gerek yok ama sağlık camiasındaki olumsuzluklar bir türlü giderilemiyor.
 
Gün yok ki, sağlık camiasıyla ilgili bir sıkıntı yaşanmasın petrolkentinde…
 
Sağlıkta köklü değişimler şart.
 
Çiçeği burnunda Sağlık İl Müdürü Namık Kemal Kubat’ı, sağlık kuruluşlarını denetlemeye davet ediyoruz.
 
Yaşanan bunca sıkıntıya rağmen sayılıları her gün türeyen STK temsilcilerinin ise sağlıktaki manzaraya seyirci kalması ise manidardır!
 
Sağlıksızlığa değil, sağlıklı günlere…