YAŞAM

Tayland’ta taksi ve özel otolardan daha çok takatuka arabaları mevcut. Şehir içinde dolmuş hizmeti veriliyor. Fiyatı ise 10 baht (40 Ykr)

Manavlarda ise alış-veriş bambaşka. Tane tane, dilim dilim meyveler sudan ucuz. Elektronik cihazlara hiç güven olmaz. Turistler, elektronik eşyalara yanaşmıyor bile. Hepsi taklit. Bir süre sonra kullanılmaz hale geldiği için pek de ilgi görmüyor.

Şehrin çeşitli caddelerinde Arap lokantalarına da rastlamak mümkün. Tropikal bir iklimde meyveler damak tadı kıvamında. Sahillerde seyyar satıcalar tarafından satılan yiyecekler hijyenden yoksun, tezgahlar adeta mikrop yuvası… Ama bunlara aldıran yok. Birçok güzelliğin yanı sıra çirkinlikler de var. Elektrik ve telefon kabloları da direklerde adeta pire yuvası gibi…

Lağım kokan caddelerde yürümek bir hayli zor. Tayland seyahat için çok da cazip bir yer değil. Tabii ki herkesin tercihi ayrı…

Gidiş-dönüş için iki gününüz yolda geçiyor. Sonuçta yorucu bir tatil yaşanıyor. Ama Avrupa ve Türkiye’de kış şartları ağır olduğundan insanlar bu sıcak bölgeyi tercih ediyor. Eğlence de sınır tanımayan Pattaya kenti turistlerin gözdesi.

TAYLAND TURU

Yaklaşık 30 kişilik turda Batman’dan arkadaşım Bayram Kalkan ile katılmıştık. Tur esnasında tanıştığımız Elazığlı esnaf Naşit Kavak (Gakkoş) ve İskenderunlu işadamı Serkan Çil ile dörtlü bir ekip halindeydik.

Seyahatimiz esnafında kendimizi hiçbir zaman yalnız hissetmedik. Sevgili Gakkoş ağabeyimizin esprilerinden ötürü stressiz günler yaşadık. Daha önce Kiyev ve Kıbrıs’ta bulunan Naşit Kavak yine de Tayland’ın görünmeye değer olduğunu söylüyor. İskenderunlu işadamı Serkan Çil ise bu tür seminer ve seyahatlerin çok faydalı olduğunu belirterek, “İnsanın ufkunda yeniliklere neden oluyor. Farklı bir ülkenin yaşam tarzı ve inançlarını görme fırsatına sahip oluyoruz. İş ortamından ve stresten uzak günler geçiriyoruz. Daha öncede yurt dışı ziyaretlerim oldu. Tayland uzak ve yorucu bir ülke. Her şeye rağmen görünmeye değer… Fırsat buldukça iş alanımı genişletmek için bu tür organizasyonlara katılıyorum.”

DÖNܪ…

Yaklaşık 12 günlük seyahatimizin sonuna yaklaştık. Pazar sabahı tekrar Bankong’a dönüş için yola çıktık. Bir saat sonra otobüsümüzün arıza yapması sıkıntıya neden oldu. Yarım saatlik beklemenin ardından ikinci bir otobüs gelip bizi Bankonf hava limanına yetiştirdi. Bankong hava alanı görülmeye değer…

Son derece modern bir şekilde inşa edilen hava limanı diğer ülkelere örnek olabilecek düzeyde.

7 saatlik hava yolu sonunda tekrar Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a vardık. Ardından da Türkiye ve Batman… Esenlikler dileriz…         

**

HİZMETKARİSTAN

Sevgili okurlar yazımın başlığı dikkatinizi çekmiştir. Yaklaşık iki haftadır ben ve sevgili gazeteci arkadaşım Nedim Arslan Uzak Doğu’da tatildeydik. Bir güneydoğu asya ülkesi olan Tayland’a gitmiştik… Eskiden televizyonların olmadığı dönemlerde hikâyeler anlatılırdı. Anlatanlar tarafından hikâye kahramanı için tavus kuşuna bindi, yükseldi yükseldi dünya bir sepet küçüklüğüne geldikten sonra bir başka dünyaya geçtiler derlerdi ya.

İnanın bende bizi o hikâyelerin kahramanlarına benzettim. On bir saatlik bir uçak yolculuğundan sonra bir başka dünyaya geçtiğimizi anladık. Çünkü orası tek kelimeyle bir başka dünyaydı. Sözünü ettiğim ülkede kış mevsimi diye bir şey yoktur. O ülkede yılın 12 ayında sıcaklık 28 ve 35 derece arasında… Nüfusu 70 milyon olan Tayland’ın kişi başı yıllık geliri 8400 dolar. Orada yaşama kaygısı, kavga, dedikodu, stres diye bir şey bulamazsınız. Tayland’ın nüfusunun yüzde 90’ını Budist, yüzde 5’i Müslüman, yüzde 5’i de diğer dinlerden oluşuyor. Müslümanlıkta dinin emrettiği ilk şey okumaktır. Budist inancına göre de ilk emirler güler yüzlülük, sevgi ve hoş görüdür. Ondan olsa gerek Tayland’ta yüzü gülmeyen, insanları sevmeyen ve hoş görüsüz insan yok denecek kadar azdır.

Olumsuz yönleri namus bakımından çok eksikler. Yemek kültürlerine gelince inanın yazayım mı yazmayayım mı diye tereddüt ettim. En gözde yiyeceklerinin başındaki birkaç ismi affınıza sığınarak yazıyorum. Kurbağa, hamam böceği, çekirge etini büyük bir iştahla mideye indiriyorlar.

Dürüsttürler, çünkü onların inancına göre ölen insan 101gün sonra bir başka bedende dünyaya geri gelir ama her ölen tekrar dünyaya gelemez. Ancak güler yüzlü insanlara saygılı, hoş görülü, insanlara zarar vermemiş insanlar tekrar dünya bir başka bedende gelebiliyor. Bundan dolayı çok hoş görülüdürler diyebiliriz. Ama idam da dâhil olmak üzere çok caydırıcı yasaları var. Mesela 18 yaşından gün almamış 17 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girene 30 yıl ağır hapis cezası veriliyor (kız ilişkiyi ben istedim dese bile cezada indirim yapılmaz). Uyuşturucu satanlara tereddütsüz idam veriliyor. Adamlar puta tapıyor ama çıkardıkları yasaları bakın alkışlamamak mümkün mü? Suç işleyene ceza vereceksin ki diğer suçlulara ibret olsun.

Orada yaşamak çok ucuz 1500 YTL ile bir ay boyunca yıldızlı oteller de dâhil rahatlıkla kalabilirsiniz. Gözümden kaçmayan bir başka ayrıntı da Tayland, Avrupa ve Ortadoğulu yaşlıların cenneti haline gelmiş durumda. Neden mi? Tayland’ta hava şartlarından dolayı romatizma gibi bir derdiniz olamaz. Çünkü orada her zaman yaz mevsimidir. Aynı otelde kaldığımız 70 yaşındaki Cris Colins adındaki bir İngiliz ile bu konu hakkında biraz sohbet ettik. Kendisine ne zamandan beri buradasınız diye sordum? Verdiği cevap çok şaşırtıcı; 4 yıldır buradayım dedi. Nedenini sordum; “Ben İngiltere’de 65 yaşında emekli oldum. Romatizmalarımdan dolayı buraya geldim. Emekli aylığım bin euro. Bu para İngiltere’de kira parasına ve sefil bir şekilde yaşamama bile yetmiyordu. Ama burada sevgilimle beraber yıldızlı otellerde kalmamıza rağmen para bile biriktirebiliyorum” dedi.

Yazımın başlığı Hizmetkaristan, bana göre Tayland tek kelime ile bir Hizmetkaristan’dır. 10 YTL ile size üç saat boyunca masaj yapıyorlar. (Dünyanın en meşhur masajı Tayland masajıdır). Dahası bazı ülkelerdeki insanlar sizde büyük miktarda para görünce bunu nasıl öldürsek de parasını alsak diye düşünürler. Ama Taylandlı tam tersini düşünür bu adama nasıl hizmet edeyim yâda bu adamı nasıl memnun edeyim de parasını alayım diye düşünür. Kısacası orası rüyalar ülkesi. Rüyalar ülkesi dedim biliyorsunuz her rüya güzel değildir orada kötü rüyalar da mevcuttur. Bu görmek istediğiniz rüyaya göre değişir. Her yerde olduğu gibi orada da cennet ve cehennem vardır. Pattaya şehrinde 26 tane cami ve yüzlerce bar var, her kes gideceği yeri kendisi belirler. Hoşça ve dostça kalın.