*0, Bismil ilçesinin bilgelerindendi. Misafirperseverdi. Sofrası yerdeydi hep. Evi DDY Garı karşısındaydı. Konuklarına kusursuz ikramda bulunurdu. Trenle yolculuk yapan misafirlerini uyarırdı, “Sakın, paniklemeyin. Makinistlerin çoğunu bilirim. Gar’a vardıklarında bana bakmadan hareket etmezler...”
*Uzun süre Almanya’da çalıştıktan sonra çok sevdiği Bismil ilçesine dönüş yapmıştı. “Toprak gibisi yok yeğenim” derdi. Uzun süredir yakalandığı amansız şeker hastalığıyla baş edemeyecek durumdaydı. Bir süredir Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nde tedavi görüyordu. Geçen hafta içinde kaybettiğimiz Veysi dayı, sevenlerine hoş bir seda bıraktı..
BİSMİL’İN BİLGELERİNDENDİ
Üç yıl öncesinin Kurban bayramıydı. Tatil dönemine denk gelmişti ziyaretimiz. Tarkan Demir, Ömer Bedük ve Osman Arslan’la komşu ilçe Bismil’de ailemizin bilgesi Veysi Akbulut’un evindeydik. Çocukluğumuzun geçtiği Bismil’e yakın köy ve mezraların hikayelerini anlatırdı.
Tarkan Demir’in merhum dedesi Halil’in yaşamının büyük bölümünün geçtiği Alodina (Alibey) köyünde oturanların çoğunu tanıyan Veysi dayı, çok sevdiği Bismil’deki toprağından kopmamıştı. 30-40 yıl önce ‘işçi’ olarak gittiği Almanya’dan kendi isteğiyle dönmüştü. Bazı çocukları ile torunları hala İskandinav ülkelerinde yaşamını sürdürdüğü bir dönemde o bilge insan ‘toprağım’ deyip ilçesine dönüş yapanlardan tek-tük isimdi.
Veysi dayının evi; DDY garı karşısındaydı.
Yolcu treninin hangi saatte kalkış yapacağını, kaç dakikada Batman’a varacağını bilirdi Veysi dayı. Evine konuk olan tren yolcularının paniklememesi için de gayret gösterirdi. Ağırladığı misafirlerini uyarmadan edemiyordu Veysi dayı;
“Tren makinistlerin çoğunu tanırım. Onlar benden işaret almadan hareket etmezler.”
Bismil’in saygın simalarındandı Veysi dayı. Sofrası yerdeydi hep.
O, KÜLTÜR MOZAİĞİ YOK ARTIK
Bismil, her ne kadar Batman’ın komşu ilçesiyse de örf-adetleri farklı bir yerleşim birimidir. 1930-40’lı yıllarda Bulgaristan’daki Macır’ların (göçmenler) çoğu Diyarbakır-Bismil DDY ray güzergahına yakın köy-mezralara yerleşmişti. Çöltepe, Ulam, Babağaki ve Sinan DDY istasyonuna kadar yerleşim birimlerinin çoğunda göçmenler otururdu.
Bismil köyleri ile Batman’da o dönemlerde çok sayıda göçmen aile vardı. Bazıları Türkiye Petrolleri’nde istihdam edilmişti, bazıları ise çiftçilik meslekleriyle Bismil ovasını mesken edinmişti.
60’lı-70’li yıllara kadar Bulgaristan’daki göçmenlerin yaşamlarını sürdürdükleri bu coğrafyada tek bir olay yaşanmamıştı.
Göçmenler her ne kadar Kürtlerle akrabalık yapmıyor olsa bile; o kültür mozaiği arasında ciddi bir kaynaşma vardı. 1980 Darbesine kadar bu coğrafyada kalan Bulgaristanlı göçmenler, buranın bir parçasıydı ama ne olduysa; o darbenin ardından göçler de peş peşe başladı.
Hani derler ya ‘en yetersiz sivil yönetim, darbeden iyidir’ diye.
15 Temmuz’da darbe girişiminin yarattığı tahribatı yaşıyoruz. Bir cunta girişiminin ülkeye verdiği hasara bakın.
HAYAT ÇOK KISA...
Geçen Perşembe yakalandığı şeker hastalığının pençesinden kurtulamayıp Hak’kın rahmetine kavuşan Veysi dayıdan, Bulgaristanlı göçmenlerin, Kızılbaşların ve farklı kültürlere sahip o renkli topluluğun yaşantılarını dinlemiştik.
Hayat çok kısa... 77 yaşında Hak’kın rahmetine kavuşan Veysi dayıyı, Bismil’de tanımayan yoktu.
Son göçlerle birlikte nüfusu 114 bine çıkan komşu ilçede eski Bismilliler yok artık.
Batman’ın Sason ve Kozluk ilçelerinden onlarca aile, Bismil’in çeperini oluşturmuş.
70’li ve 80’li yılların Batman’ını andıran Bismil ilçesi, çok kez Bakan çıkrardığı halde iktidarın nimetlerinden yararlanmayan bir kent.
Dönemin Toplu Konut’tan sorumlu Devlet Bakanı Salih Sümer ve Tarım Hayvancılık Gıda Bakanlığı’nı yapan Mehdi Eker, bölgenin tahıl ambarı olan Bismil’e beklenen projeleri hayata geçirmedi.
Neredeyse 15 yıldır yapımı süren Batman-Bismil karayolunda çalışmalar bitmek bilmiyor.
Kazasız günün geçmediği bu güzergahta onlarca görünmez kazalar yaşandı. Hala bitmeyi bekleyen bu yol güzergahı, batının başka yerinde olsaydı, kısa bir sürede tamamlanırdı.
HOŞ BİR SEDA BIRAKMAK
Veysi dayının ani vefatı bizi sarstı.
Ailemizin büyükleri bir bir ayrılıyor aramızdan.
Bilge insanların deyimiyle ‘her nefis ölümü tadacak.’
Önemli olan geride hoş bir seda bırakmak.
Güzelliklerle anılmak.
Maalesef öyle bir süreçten geçiyoruz ki; toplum öyle gerilmiş ki; incir kabuğunu doldurmayacak bir mesele yüzünden büyük olaylara çanak tutuluyor.
Dedikodunun yaygın olduğu bir coğrafyadayız.
Basit bir olay bile istenilmeyen ve telafisi güç olaylara zemin yaratıyor
Bu coğrafyada belki de güzel geleneklerden biri de taziye kültürüdür.
Son yıllarda yörede üç günle sınırlı tutulan taziyelerde yılların geleneği; teknoloji dinlemiyor.
Ne SMS’ler, ne gazetelerdeki mesajlar taziye evlerindeki ‘başsağlığı’ geleneğinin yerini tutmuyor.
Geçen hafta kaybettiğimiz merhum Veysi dayı için başsağlığı dileğinde bulunan, Bismil ilçesine kadar gelip acımızı paylaşan tüm dost, arkadaş ve yakınlara teşekkürü bir borç biliyoruz...
.jpg)
Next