Çözüm sürecine ilişkin yasal zemin hazırlıkları çerçevesinde hazırlanan yasa taslağı alt komisyonlardan geçti bu hafta içerisinde de yasallaşması bekleniyor. Yasaya CHP’nin destek vereceğini açıklaması olumlu bir adım olarak kayıt altına alınmalı diye düşünüyoruz.
Taslağın yasallaşması ile birlikte belirtilen görevlerin yerine getirilmesi provokasyonlara zemin hazırlatmaya mahal verilmeden yürütülmelidir. Çünkü planlananların gerçekleşmesi süreci, aynı zamanda içerisinde büyük tehlikeler barındırmaktadır. Yapılacak bir provokasyon bir çuval inciri berbat etmeye yeter de artar. Buna maymun iştahları ile hazır olan birçok kesimin varlığı da ortada.
Haber 7 aracılığı ile kamuoyu ile paylaşılan bilgilere göre sürecin işlemesinde etkin görev alacak olan kurum Kamu Güvenliği Müsteşarlığı olacak. Bu amaçla Erbil (HEWLER) de kurulacak bir irtibat bürosu aracılığı ile dolaylı görüşmeler sağlanacakmış! (Aslında yasal düzenleme yapıldığına göre şu an görüşmeleri yürütenlerin resmen kendilerini açıklamaktan başka bir durumdan söz etmiyoruz. Kaldı ki bu yasal düzenlemeden sonra dolaylı görüşmeler denilmesinin de anlamsız olduğunu vurgulamak lazım)
Bu görüşmeler neticesinde ilk etapta yani önümüzdeki yıl (2015) içerisinde iki bin kişinin Türkiye’ye dönüşünün planlandığı belirtiliyor. Öyle anlaşılıyor ki ilk etapta gelecek olanlar daha evvel PKK’den ayrılan kesimler olacak. En azından bu bizim tahminimiz. Bu şekilde kamuoyunun rahatlatılması düşünülmekte. Ancak bu tamamen farklı da olabilir. PKK’nin belirlediği kişilerin dönüşü de sağlanabilir veya bu davadan ceza alıp Kürdistan’a kaçanların dönüşü de buna dahil olabilir. Sonra ise Mahmur ve diğer PKK’lıların dönüşleri için zemin hazırlanacak. Sonuçta iki yıllık bir sürecin ardından yaklaşık 150 kişilik kadro dışında kalanların tamamının dönüşü için zemin hazırlanmış olacak. Ancak burada üzerinde durulması gereken iki konu var. Birincisi son merhaleye kalan ve yüksek olasılıkla üst düzey yöneticilerden oluşan kadroların durumu ikinci ise gelecek olanların buradaki durumlarının ne olacağı?
Bu kadroların toplumsal uyumu konusunda ortaya çıkacak olan sorunların çözüm için çalışmaların planlanması yararlı olacaktır. Çünkü kendini bugüne kadar yapılanların birinci derecede etkileneni olarak gören veya görecek olan bu kesimin rehabilitasyonu meselesinin çözümü önemli. Bu kesimlerin aynı zamanda siyasal arenayı birincil görev olarak görecek olması da hesapta tutulması gereken bir durum. Doğaldır ki bakış açıları da siyaseti uygulama biçimleri de en azından belli bir dönem bilinen siyaset yapma algısının dışında olacak. Belki de bu nedenle BDP’ de yeni bir yapılanmaya gidiliyordur. Ancak bu konuda açıklama gelmediği sürece söylenenler tahmin olmanın ötesine geçmeyecektir.
Her şeyin planlandığı gibi yürüdüğünü düşündüğümüzde ve katılımcıların yani diğer adları ile “gerillaların” ülkeye yasal zeminde dönüp günlük hayata karışmaları durumunda bütün sorunların aşıldığını düşünmenin eksik kalacağının da bilinmesinde fayda var.  Çünkü bu insanların aynı zamanda toplumsal yaşama katılımlarının sağlanması için iş ve aşa da ihtiyaçları bulunacaktır.
Bu programa paralel olarak yürütülecek olan çalışmalarda örneğin köy koruculuğunun kaldırılıp korucuların toplumsal uyumunun düzenlenmesi çalışmaları yapılırken çerçevenin biraz geniş tutulmasında fayda görmekteyiz. Daha açık bir söylemle daha evvel silahla temas eden grupların toplumsal yaşama uyumu düzenlenirken bu alanda bulunmuş olan tüm kesimlerin hesaplanarak bir düzenleme yapılmasında fayda var.
Bu nedenle sadece dağdakileri indirmekle istenen sonuçlara varmak kolay olmayacaktır. Bu inme çabasını yanında inildiğinde ortaya çıkacak durumu olumlu sonuçlara götürecek düzenlemelerin yapılması gerecektir.  Bu işle uğraşanlar bu işleri elbette düşünmüşlerdir ancak toplum yeterli bilgiye sahip olamadığından dolayı bunları merak etmek de vatandaşlık görevimiz. Bu nedenle soruyoruz yasanın açıklık ve şeffaflık bölümüne de göndermede bulunarak: Velev ki Kandil döndü nasıl bir toplumsal uyum planı uygulanacak?