Van’da meydana gelen deprem nedeniyle beş bine yakın vatandaşımız yaralanırken 604 vatandaşımız ise yaşamını yitirmişti. Erciş ilçesindeki binalar başta olmaz üzere Van kent merkezindeki binlerce konutun ise oturulamaz durumda olduğu yurttaşlar tarafından belirtilmekteydi.
Birçok binanın çatlak olduğu, zemin kaymasına uğradığı ve oturulmasının tehlikeli olduğu söylentilerine rağmen başta yetkililer olmak üzere devletin ileri gelenleri vatandaşların evlerine dönebileceklerine ilişkin hatırlatmalarda bulundular.
Bilim insanlarının çoğu yaptıkları açıklamalarda artçı sarsıntıların uzun bir süre daha devam edeceğini açıkladılar. Ancak ne yazık ki Van’da ortaya çıkan manzara insanı ciddi boyutta rahatsız edecek ana başlıklar içermektedir.
Bölgenin hava şartları ve mevcut deprem durumu bilindiği halde gerekli önlemlerin alınması ve yurttaşların sağlıklı barınma olanaklarına kavuşturulması ne yazık ki gerçekleştirilememektedir. Bu durum ister istemez orada bulunan vatandaşlarda bir güvensizlik duygusu yaratmaktadır.
Ana depremden sonra meydana gelen artçılar sırasındaki son yıkım ise vatandaşları tamamen umutsuzluğa sevk etmiş görünmektedir. Otellerin enkazından çıkarılan vatandaş sayısının otuzun üzerine çıkması ile birlikte görülmüştür ki sadece vatandaşlarımızı değil yardıma gelen diğer devletlerin vatandaşlarının da can güvenliklerini sağlayacak ortamı hazırlayamamaktayız.
Her halde olup bitenler karşısında gücümüzü test etmek gibi bir garabet açıklaması içerisinde bulunamayız. Açıkça görülmektedir ki sahip olduğumuz organizasyon modeli ihtiyacı karşılayacak olgunlukta değil ya da insanın inanası ve söylemesi zor geliyor ama büyük bir vurdumduymazlık söz konusudur.
Her tarafta mangalda kül bırakmayan hükümet bu organizasyonun sağlanması konusunda yeterli çabayı ortaya koyamamıştır.
Van da ortaya çıkan acı bir gerçek ise siyasal partilerin bu konuda da hala çekişme içerisinde bulunmasıdır. Meydana gelen doğal affet ve bunca insanın acısına rağmen olayın AKP-BDP çatışması olarak görülmeye çalışılması ve bürokrasideki yöneticilerin bu yönlü tavırları ciddi endişeler yaratmaktadır.
Hele hele gerekçesi ne olursa olsun bunca acıyı yaşayan ve yaşadığı acının travması ile davranan vatandaşlara güvenlik güçlerinin güç kullanarak müdahale etmesi bu konudaki acizliğin ifadesi olarak görülmelidir. Bu acıyı yaşayan vatandaş yanlış bir tepki de göstermiş olabilir ancak bu durum vatandaşa şiddet uygulanmasını haklı göstermez.
Van da yaşanan son sarsıntıdan sonra burada bulunan vatandaşlar gerek konutlarının sağlıklı barınma imkanı sunamaması gerekse can korkusundan mekanlarını terk ederek değişik illerde bulunan yakınlarının yanına sığınmaya başladılar. Bu çerçevede yüzlerce aile Batmana da gelmiş bulunmaktadır. Birçoğu yakınlarının yanında barınırken son gelen kafilelerle birlikte artık yakınlarının bu kadar insanı barındırma imkânı kalmamıştır. Bu insanlar için kiralık evler ve barınmaları için malzemeler gerekmektedir. Dün itibariyle Belediye Başkanlığına sığınan birçok aileye barınma imkânı sağlanması için çalışmalar yürütülmektedir. Burada Van’dan gelen yurttaşlara imkânlar değerlendirilerek yardım edilmek istenmektedir. İmkanı olan vatandaşlarımızın ve hemşerilerimizin yardımlarına ihtiyaç bulunmaktadır. Herkesin kendi imkânları çerçevesinde karınca kararınca katkı sunması bir insanlık borcu olarak görülmelidir.
Herkes Van’dan gelen hemşerilerimize yardım etmek için gerekli çabayı göstermelidir.