Uluslararası Af örgütü Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetlerinin Ilısu Barajı projesine İhracak kredi kuruluşları aracılığı ile yaptıkları finans desteğini çekmeleri kararını olumlu bulduğunu yayınladığı  görüş yazısı ile teyit etti.

Konu ile ilgili olark yayımlanan yazıda şunlara yer verildi;

“Türkiye’nin Güney Doğusu’nda, Dicle Nehri üzerine inşa edilecek olan 1,200 Megavatlık barajla ilgili proje, Türkiye’nin en büyük baraj projesi durumunda. Barajın inşası durumunda, en az 55 bin kişinin tahliye edilmesi gerekiyor. Sivil toplum örgütlerinin raporlarına göre, bu projeden etkilenecek olan toplulukların fikri yeterince alınmadı. Bu proje sonucunda tahliye edilecek insanların yeni alanlara yerleştirilmesi yönündeki çalışmalarsa insan hakları standartlarına uygun değil. Ayrıca projenin çevresel ve sosyal etkileri de yeterince değerlendirilmedi.   

2007 yılı mart ayında, Almanya, İsviçre ve Avusturya hükümetleri, şirketlere Ilısu Barajı’nın inşasına malzeme ve mühendislik hizmeti sağlayan ve bu ülkelerde faaliyet gösteren şirketlere destekte bulunmayı taahhüt etmişti. Bu destek, uluslararası iş yatırımları yapan yerli şirketlere kredi, teminat ve sigorta sağlayan kamusal ya da yarı kamusal kurumlar olan İhracat Kredi Kuruluşları aracılığıyla sağlanmaktaydı. Almanya’da Euler Hermes Kreditversicherungs-AG, Avusturya’da Oesterreichische Kontrollbank Aktiengesellschaft (OEKB) ve İsviçre’de İsviçre İhracat Risk Sigortası (SERV) toplam 450 milyon Avro risk teminatı ödemesi yaptı. Bu üç İhracat Kredi Kuruluşu’nun desteklediği ulusal şirketler, Avusturya’da VA Tech Hydro, Almanya’da Zueblin AG ve İsviçre’de Alstom, Colenco, Maggia ve Stucky mühendislik şirketleridir. Bu üç İhracat Kredi Kuruluşu destek sözü verdiğinde, Türkiye ve destek sağlayan üç ülke arasında imzalanan baraj projesi anlaşmasının bir parçası olarak, sosyal ve çevresel etkileri üzerine uygulanmaları denetlemek üzere bağımsız uzmanlardan oluşan bir komite kurulmuştu. Bu anlaşma, Türkiye Hükümeti’nin yan etkileri azaltacak adımlar atması, uygun tazminat ödemeleri yapması ve baraj yapımından etkilenen halkın yeniden yerleştirilmesi üzerine yeterli düzenlemeler yapmasını şart koşmuştu. Bu anlaşmanın ihlali sonucu 2008 sonunda, Almanya, İsviçre ve Avusturya hükümetleri ulusal şirketlerinin anlaşmalarını 180 gün süreyle askıya aldı. Bu kuruluşlar 7 Temmuz 2009’da Türkiye Hükümeti’nin anlaşma şartlarına uymaması sebebiyle projeye dâhil olan şirketlere verdikleri desteği çektiler. Destek geri çekilmeseydi, bu üç hükümet ve ihracat kredisi alan şirketler insan hakları ihlalinde bulunan bir projeden gelir sağlamak ile suçlanacaktı. Karar, projelerin sosyal ve insani yönlerini göz önünde bulundurmanın ve insan haklarına gerekli özeni göstermelerinin son derece gerekli ve önemli olduğunu gösteriyor. Ayrıca, bu şirketlerin direkt ya da dolaylı olarak insan hakları ihlallerine maddi destek sağlamadıklarından emin olmaları için de  son derece gerekli olduğunu gösteriyor.

Uluslararası Af Örgütü, Almanya, İsviçre ve Avusturya hükümetleri tarafından alınan bu kararı desteklemenin yanı sıra, bu ülkelerin, projelerin insan hakları boyutunun iyi değerlendirilmesi adına önemli bir örnek teşkil ettiklerini düşünüyor. Başta etkili bağımsız deneteme olmak üzere, insan haklarına gerekli özenin gösterilmesi, İhracat Kredi Kuruluşları desteği için ön şart haline getirilmeli. Uluslararası Af Örgütü, üç ülkenin göstermiş oldukları liderliği sürdürmelerini bekliyor. “

Uluslararası af örgütü görüldüğü gibi konuya İnsan Hakları boyutu ile bakan bir kuruluş.Çevre ve Orman Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu Cumartise günü TRT de yaptığı açıklamada projeye verilecek olan kredi miktarının paroje bedelinin %20’lik bölümüne denk geldiğinin buna rağmen alınan kararın siyasi nitelik taşıdığını belirtmesi de dikkat çeken bir başka unsur.

Öyle görünüyor ki inşaat çalışmaları en az beş yıl sürecek olan Ilusu Barajı yapımı işi için daha çok karşılıklı yorumlar yapılacak!