Bu ara cezaevleri ile başladık öyle devam ediyoruz. Cezaevleri gerçekten de toplumun en derin yaralarından biridir. İster kader mahkûmu deyin, ister bir anlık öfkenin kurbanı, ister sisteme isyan edenler deyin isterseniz düzenin kurbanları ama ne derseniz deyin kapalı kapılar ardında, beton duvarların arkasında, soğuk mekânlarda insanlar özgürlüklerinden arındırılmış, çaresiz yatıyorlar.
Tutsak onlar. Yaptıklarının bedelini ödeyenler gibi yapmadıkları halde kendilerine oraların reva görüldüğü insanlar da var. Suçlu da olsalar, kanunlar karşısında yanlış yapmış olsalar bile insan onlar. Cezalarını çekerken yaşam haklarının güven altında olması gerekmekte. Oysa son dönemde cezaevlerinde bu konuda çok da iyi sinyaller gelmiyor. Hak ihlalleri şikâyetleri almış başını gidiyor. Son açıklamalara göre aşağıda isimleri belirtilen otuz dokuz kişi yaşam mücadelesi veriyor. Çoğu kanser hastası, diğerleri de kendi başlarına yaşamlarını sürdüremeyecek, tedavilerini bulundukları koşullarda yapamayacak durumdalar.
"A.SAMET ÇELİK,
MEHMET EMİN ÖZKAN ,
EROL ZAVAR,
GAZİ DAĞ,
HALİL GÜNEŞ,
HAYATİ KAYTAN,
HEDİYE AÇIK,
İNAYET METE,
İSMET AYAZ
,İZZET TURAN,
MEHMET ALİ ÇELEBİ,
NESİMİ KALKAN,
HÜLKİ GÜNEŞ,
REMZİ AYDIN,
YUSUF KAPLAN,
YAŞAR İNCE,
MESUT DENİZ,
KEMAL ERTÜRK,
ASLAN KARSLI,
LATİF BODUR,
VEYSİ ÖZER,
TAYLAN ÇİNTAY ,
CENGİZ EKERKEMAL ÖZELMALI,
DENİZ YILDIZ,
GÖRGÜN OKTAR ,
LOKMAN AKBABA,
METİN KARA
M. SIDDİK CENGİZ,
SELİM BUĞRAHAN ,
HÜSEYİN BABAR,
AHMET AKYOL,
HASAN ALKIŞ,
NURETTİN SOYSAL,
İSA YAĞBASAN,
SEYİTHAN BOZDAĞ,
MEHMET TAPAR,
EMRAH KAÇAR,
TEMİNO BAYSAL"
Bu insanların Salı verilmesi için İnsan Hakları Savunucuları çaba içerisinde. Ellerinden geldiğince seslerini duyuramayan tutsakların seslerini duyurmak için çabalıyorlar. Cumhurbaşkanına, Başbakana, Adalet Bakanına mektuplar göndererek, kamuoyuna basın açıklamaları yaparak dikkatleri bu yöne çekmeye çalışıyorlar.
Tutsakların sorunları hepimizin sorunu. Öncelikle insanlarımızın tutsak durumuna düşmemeleri için gerekli çabaları göstermemiz gerekmektedir. Ancak cezaevlerine düşen insanların yaşam haklarının devlet güvencesinde bulunduğunu hatırdan çıkarmamak gerekiyor. Cezaevlerine sağlam girenler her ne hikmetse orada ağır hastalıklara yakalanıyorlar. Bunun önüne geçilmesi gerekmektedir.
Hasta tutsakların salıverilmesi sağlıklı bir karar olacaktır. Bu konuda da ya hükümetin yeni bir yasal düzenleme yapması gerekir ya da Sayın Cumhurbaşkanı bu konuya eğilerek soruna köklü bir çözüm sağlamalı. Mevcut durumda Sayın Cumhurbaşkanını 104. maddeye dayanarak bu tutsakların durumunu gözden geçirip cezalarını kaldırması mümkün. Biz de bunu istiyoruz. Cezaevlerinde yaşamını sürdüremeyecek, tedavisini yapamayacak tutsakların cezalarının kaldırılmasını istiyoruz.
Güler Zere ile birlikte dört kişinin cezalarının kaldırılmasının ne kadar olumlu etki yarattığı ortadadır. Bu kararlılık sürdürülmelidir diye düşünüyoruz.
Next