“Türkiyeliyim” demek Türkiye cumhuriyeti devleti ile vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin gururla söylediği ve söyleyebileceği bir tanımlama. Çünkü Türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının ortak ve yadsınamaz ortak değeri Türkiye cumhuriyeti vatandaşlığı ve Türkiyeli olmaktır. Bu tanımlama içerisinde herhangi bir inkar unsuru taşımadığı için de vatandaşlık bağı olan herkesin ortaklaşabildiği bir tanımlamadır.
Seçimlerden sonra Anayasada yapılacak temel değişikliklerden biri de bu tanımlamaya yönelik olacaktır. Buna konuşmalarından başbakan da ifade etmektedir.
Normal olmayan yöntemlerle belirlenmiş ve kabul ettirilmiş tanımlamalar artık bu ülkede tabu olma özelliğini yavaş da olsa kaybetmektedir. Toplumsal mantık da artık bu yanlışta diretmenin anlamsız olduğunu kabul etmektedir. Bu gerçeğe rağmen bazı bilmişlerin ki adlarını söylememeye veya gizlemeye gerek yok Kürşat Tüzmen gibi kişilikler ne yazık ki bu toplumsal gerçeği kabullenmekten uzak bir dünya görüşünü hala savunmak gibi bir gafletin içindedirler.
Kendi konuşmalarında bile çelişkiye döşen bu mantığın sahipleri ne yazık ki başlarına gelenlerden bile ders almaktan uzaktırlar.
Tüzmen, neden bakanlıktan atıldığını açıklayacağına
Neden bu günkü durumda olduğunu sorgulayacağına
Boyu ile orantısız olan mantığı ile konuşmaya devam ediyor. Kendisine sorarsanız bu ülkeyi savunuyor ama yaptıkları ile zarar vermekten başka bir şey yaptığı yok dün de zarar veriyordu bu günde zarar vermeye devam ediyor.
Tüzmen Muğlada yaptığı açıklamada şunları söylüyor; “Rusya'nın içerisinde Tatarlar, Müslümanlar, Kazaklar, Çerkezler de var. Yani onların hepsi şimdi Rus. Onlara sorduğunuz zaman 'Rusum' diyor ama Çerkez kökenli bir Rus, Kafkas kökenli bir Rus, Azeri kökenli bir Rus. Rusya'da yaşıyorsa, Azeri değildir, Azeri kökeni vardır ama Rus bayrağının altında Rus'tur, bitti. Savaş sırasında ABD'ye bakıyorsunuz, Irak'ta savaş var. Irak'a gidiyorlar, Çinli ne diyor 'ABD askeriyim' diyor, İtalyan ABD askeri. Yani hiç kimse diyor mu 'ben Rusyalıyım', 'Rus' diyor. 'Ben Almanyalıyım' diyen var mı? Almanım diyor, 'Ben Fransalıyım' diyen var mı, 'Fransızım' diyor.
Bu konuşma kendi içerisinde bile taşıdığı çelişkilerle kendini çürütmeye yetiyor.
Birincisi Tüzmenin belirttiği Rusya da saydığı etnik kökenli vatandaşların tamamının etnik kökenleri anayasal güvence altına alındığı gibi kendi bağımsız devletleri mevcuttur ve bu devletler birleşik bir blok olarak kendilerini tanımlamaktadırlar. SSCB gibi Bağımsız devletler Topluluğu gibi tanımlamalar.
İkincisi Müslümanlık bir din olup din kökenli devlet yapılanmalarının dünyanın hiçbir yerinde dinsel tanımlama ile tanımlanmadıklarını bilmiyor. Bir ülkenin insanlarının veya devletin resmi dinini bulunması ayrı din ismi ile tanımlaması farklıdır. Vatikan bile kendi adını Hıristiyan devlet olarak tescil etmemiştir. Yeryüzünde Müslüman devlet isimli bir devlet de yoktur. ABD adı üzerinde Sayın Tüzmen bilmese de Amerika Birleşik Devletleri demek yani kendi içinde 51 eyaletten oluşan devletler topluluğu demek.
Sayılan bu devletlerde anayasa da tek ırk tanımlaması yapılmamaktadır. İnsanlar o devletin vatandaşları olarak tanımlanmaktadır.
Diğer bir gerçeklik ise Türk demek birçok ırktan bir araya gelen millet değil bir etnisitenin adıdır ve bu etnik ismi taşıyan yeryüzünde milyonlarca insan olup değişik devletlere de sahiptirler. Azerbaycan için kullanılan iki devlet tek millet kavramını Tüzmen de sık sık kullanmıştır her halde.
Sonuç olarak Sayın Tüzmen kabul etmese de biz Türkiyeliyiz. Saygı gösterse de göstermese de bu gerçek değişmez. Diyor ki; “Türkiyeliyim yok arkadaş. 'Türküm' diyecek arkadaşlarımız, bunu öğrenecekler. O zaman hepsine saygılar sunacağız, başarılar dileyeceğiz.” Kusura bakmasın Sayın Tüzmen bu ülkede Türkiyeliyim demeyi öğrenecek ve içine sindirecek. Denize dalması bile onu bu gerçekten kurtaramayacaktır.