15 Kasım 2007 tarihinde “Düşünmek Taraf olmaktır” sloganı ile yayın hayatına başlayan taraf gazetesi farklı yayın çizgisi ve ortaya çıkardığı belgelerle Türkiye’de dikkatleri üzerine çeken bir yayın organı. Özellikle araştırmacı gazetecilik konusundan ulaştığı haberler ve belgelerle Türkiye’de ses getiren bir gazete.
İzlediği yayın politikası nedeniyle de sık sık hükümetle karşı karşıya gelen ancak ilkelerinde taviz vermeden yoluna devam eden bir gazete. İlk yayınlandığı dönemlerde hükümete yakın olabileceği düşüncelerine rağmen süreç içerisinde meydana gelen restleşmeler nedeniyle bu yargının da ortadan kalktığını belirtmek gerekiyor.
Ekonomik olarak kendi yağından kavrulmaya bırakılmasından da bu durum zaten anlaşılıyor. Ahmet Altan, Neşet Düzel gibi isimlerle yola çıkmasına rağmen süreç içerisinde yayın kadrosundan değişikliklere gitti. Son dönemde ise özellikle Mehmet Baransu imzalı haberlerle dikkatleri üzerine çekerken aynı zamanda yayınladığı haberlerin muhatapları tarafından da açılan davalarla hedef halene geldi.
Son olarak yayınlanan haber ise MGK kararı ile ilgiliydi.2004 yılında dershaneler konusunda alınan bir karar metni yayınlandı ve bu kararla Fehullah Gülen cemaatine ait dershanelerin ipinin çekildiği kamuoyu ile paylaşıldı. Bu haberden sonra gazete sayfalarına şöyle bir haber düştü;”Başbakanlık, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Taraf gazetesi ve Mehmet Baransu hakkında ayrı ayrı suç duyurusunda bulundu.
Taraf gazetesinde Mehmet Baransu imzasıyla geçtiğimiz günlerde yayımlanan bazı haberler hakkında Başbakanlık, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından, ayrı ayrı suç duyurusunda bulunulduğu öğrenildi. Suç duyuruları, dün, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapıldı.
AA muhabirinin aldığı bilgilere göre Başbakanlık Hukuk Hizmetleri Başkanlığı, 2 Aralık 2013'te yayımlanan haberde, "Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala'ya hukuka aykırı fiil isnat etme suretiyle iftira suçunun işlendiğini" belirterek, Türk Ceza Kanunu'na göre Baransu hakkında kamu davası açılması talebinde bulundu.
MGK Genel Sekreterliği ise 28 ve 30 Kasım 2013 tarihli haberler çerçevesinde yapılan suç duyurusunda, "MGK kararlarının gizli kalması kuralının ihlaline ve konuya ilişkin gerçeğe aykırı yayınlar yapıldığına" işaret ederek, gerekli soruşturma ve işlemlerin yapılmasını istedi.
MİT Müsteşarlığı tarafından yapılan suç duyurusunda, 2 Aralık 2013 tarihli haberde imzası bulunan Baransu ve Taraf gazetesi sorumluları hakkında cezai takibat yapılması talep edildi.”
Bu bilgilerden sonra gelelim asıl meseleye. Amerikan başkanı Obama “Amerikan hayali fırsat eşitliğinden oluşur” diyor. Yani Amerika’yı Amerika yapan burada herkese eşit fırsatın tanınıyor olmasıdır. Fikir ve ifade özgürlüğü perspektifinden baktığınız zaman da ülkemizdeki durumun eksiklikleri ortaya çıkmaya başlar.
Mehmet Baransu’yu beğenmek zorunda değiliz. Haber ve yorumlarını da katılmak gibi bir zorunluluğumuz yok ancak şunu kabul etmek gerekir ki ortaya koyduğu belgelerle bir gazetecilik başarısı göstermektedir. Ulaştığı belge ve kaynaklar onun başarısını göstermektedir. Gazetecinin kaynağını açıklamak zorunda olmadığı da mesleğin temel ilkelerinden birisidir. Bunun yanında açıkladığı belgelerin doğru olması da ayrı bir konudur. Yani bu belgelere itirazı olanlar belgelerin yalan veya yanlış olduğunu iddia edemiyorlar. Son belge konusunda hükümetten gelen “uygulanmadı”, “yok hükmündedir” gibi açıklamaların da alınan kararın gerçekliliğini ortadan kaldırmıyor. Kaldı ki MGK kararlarının hükümete tavsiye niteliğinde olduğunu zaten herkes biliyor.
Bu manada olaya bakıldığında Başbakanlık, MGK ve MİT tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun Türkiye’de basın özgürlüğü ve ifade ve düşünce özgürlüğüne yönelik olumsuz bakışı artıracağı söylenebilir. Yayın hayatına başladığı günden beri;
2008 - İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlum-Der), "Türkiye'deki idari, askeri ve yargısal baskıları, zulümleri ifşa edip tepki göstermesi ve bu yolla sivilleşmeye yaptığı katkıdan dolayı" medya dalında insan hakları ödülü, 2009 - Leipzig Özgürlük ve Medyanın Geleceği Ödülü'nde "baskıya rağmen sürdürdüğü cesur habercilik" nedeniyle özgürlük ödülü, 2009 – 17. Musa Anter ve Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri'nde "Avuç falından çocuk avcılığına" haberiyle ikincilik ödülünü, 2009 – 33. Sedat Simavi Ödülleri'nde gazetecilik dalında Taraf muhabiri Mehmet Baransu, "O Dört Er Böyle Öldü: Pimini Çekip Bombayı Verdi" başlıklı haberi nedeniyle Sedat Simavi gazetecilik ödülünü, 2010 - Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından verilen ‘Birlikte Yaşama Ödülleri’nde yılın gazetesi ödülünü, 2011 - Liberal Düşünce Topluluğu'ndan Hürriyet Onur Ödülünü alan bir gazetenin bu şekilde bertaraf edilmek istenmesinin doğru bir karar olmadığı veya olamayacağını düşünenlerdeniz. Dileriz yargısal süreçte ülkeyi zor durumda bırakan bir kararla karşı karşıya kalmayız.
Next