Bilindiği üzere son dönemde ülkeye yasadışı yollardan insan tacirleri aracılığı ile giren yabancı uyruklu insanlardan bir bölümü ilimizde yapılan kontroller sırasında ele geçirilmişlerdi. Merkez, Kozluk ilçesi ve Beşiri-İkiköprü beldesinde tutulan bu göçmenlerin içinde bulundukları durum bir insanlık dramı olarak karşımızda durmaktadır. Konuya dikkat çekmek için bu köşede konuyu dile getirmiş ve STK’ları (Sivil Toplum Kuruluşlarını) duyarlı olmaya ve olaya müdahil olmalarını istemiştik.

Konu ile ilgili olarak dün bir toplantı gerçekleştirildi ve kamuoyuna bir basın açıklaması yapıldı.Batman Barosu, İnsan Hakları Derneği,Mazlum Der ve Uluslararası Af Örgütü temsilcilerinin Vali Yardımcısı Aziz Mercan ile yaptığı görüşmelerin olumlu geçtiği belirtildi.Yapılan bu görüşme neticesinde ilimizde bulunan göçmen sayısını da net olarak öğrenme imkanımız oldu.verilen bilgilere göre ilimizdeki göçmen sayısı 391 kişi.

Görüşmeye katılanlardan verilen bilgiye göre Valilik imkanların sonuna kadar kullanılarak bunlara geçici iskan merkezi oluşturma çabasında olacak. Bu amaçla karayollarına ait lojmanlar düşünülmektedir.

Yer bulma konusunun sıkıntı yaratacağını zannetmiyoruz açıkçası. Çünkü başta YİBO’lar olmak üzere birçok alanda binlerce insanı barındıracak yerimiz mevcut. Batman daha önceki tecrübeleri sayesinde üç yüz- beş yüz kişilik grubu sahiplenebilecek bir merkez. Bu nedenle eğer sıkıntı çekilecek ya da çekiliyorsa sivil kuruluşların önerileri doğrultusunda bir destek kampanyası da düzenlemek mümkündür. Burada amaç yanlış yollardan olsa bile ülkemize gelen insanların ölüme, sefalete mahkûm edilmemesi insan onuruna yakışır bir şekilde davranılarak ülkelerine geri gönderilmesidir.

Duyarlılık göstererek insanlık dramının giderilmesi için çaba gösteren Sivil Toplum kuruluşlarımızı kutluyor başarılarının devamını diliyorum.

İnsan Hakları ihlallerinin izlenmesinden sorumlu Vali Yardımcısı Sayın Mercan’ın devlet imkanlarını sonuna kadar kullanarak konuya duyarlılık göstereceğine inanmaktayız.

Konu üzerinde bu kadar yoğunlaşılmışken dün gelen haber karşısında şaşırdığımızı da belirtmek gerekmektedir. Zaten kaçak durumda olan ve kalacak yer sıkıntısı çeken göçmenlerden onbir tanesi karanlıktan ya da ortamdan faydalanarak kaçmışlar. Yer bilmez, yurt bilmez bu insanlardan biri ele geçirilmiş ama geride kalan on kişi daha bulunamamışlardı. Kaçak iken tekrar kaçak duruma düşmek diye buna derler. Dil bilmeyen ve çevreyi tanımayan bu insanların görüldükleri yerlerden yetkililere teslim edilmeleri hem kendileri için hem de toplum için faydalı olacaktır. Bu konuda herkesin elinden gelen çabayı göstermesi gerekmektedir.