Siyasi partiler demokratik sistemin vazgeçilmez temel taşları. Diktatörlüğün önlenmesi için halkın iradesinin beyan edildiği mekanizmalar bu nedenle de demokrasinin olmazlarından birisi.
Konu böyle hassas olunca doğaldır ki bu sistemin içindeki siyasal partilerin yaşamını sürdürmesi için örgütlenmesi, çalışmalar yürütmesi amaçlarını ve politikalarını halka sunması gerekiyor ve bunun için de para lazım.
Bu giderler oldukça yüklü bir akçe istediği için de yöntem olarak devletin topladığı vergilerden kendilerine yardımlar yapılması uygun görülmüş. Bunun şekli de siyasi partiler kanununda belirtilmiş.
Türkiye 30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan Mahalli idareler seçimlerine 75 partinin katılacağı resmen açıklandı.
Bu 75 parti Genel Merkez kongrelerini yapmış ülkenin yarısı kadar yerde de örgütlülüğünü sağlamış olan partiler.
Doğal olarak hazineden bir yardım yapılacak ise bütün siyasi partilere yardım yapılmasını beklerseniz.
En azından belirlenen bir taban üzerinden yardım yapılır partilerin aldıkları oy oranlarına göre de ayrıcı artışlar dağıtılır diye beklersiniz ancak böyle bir beklentiniz varsa çok beklersiniz!
Çünkü bizim ülkemizde hazine yardımı almak için seçime girme kriteri yetmiyor. Bunun yanında ayrıca son olarak yapılan seçimlerde partinizin kullanılan geçerli oyların %7’sini almış olması lazım.
Hal böyle olunca her ne kadar seçimlere 75 siyasal partinin katılması uygun ve kanuni olarak tescil edilmiş olsa bile oranı kanunen belirlenmiş olan parayı 3 siyasal parti alacak.
Kısadan hisse diğer partilerin payları konulan bu baraj nedeniyle barajı aşan partilerin kasasına girecek.
Adil ve adaletli bir dağılım mı?
Bilmiyoruz!
Orasını barajı aşanlar bilir!
Bir de her yıl ödenen bu yardım oranları yerel ve Genel seçimlerin yapıldığı yıllarda iki ve üç katı olarak dağıtılıyor.
Örneğin önümüzdeki seçimlerde hazine yardımı iki kat olarak dağıtılacak.Gazete haberlerine yansıyan rakamlara bakılırsa bu yıl dağıtılacak olan hazine yardımı 315,7 milyon TL.
Yani tamı tamına 315 trilyon 700 milyar liralık bir hazine yardımı AKP, CHP ve MHP’nin kasasına aktarılmış oluyor. Geriye kalan 72 siyasi parti ise avucunu yalamakla kalıyor. Oysa birçok yerleşim yerinde bu partilerin adayları dışındaki adayların da kazanma şansları var. Kaldı ki her parti seçim çalışması yaparken masraflar yapıyor. Bazılarının masrafları ceplerinden bazılarının ki ise hazineden karşılanmış oluyor.
Bu durumun adil olmadığı her halinden belli. Yapılması geren ya bir taban belirlenmesi yada partilerin aldıkları oranlar itibariyle bir bölüşümün sağlanmasıdır.
Siyasi partiler yasasına göre yardıma hak kazanan partilerin 315,7 milyon lira tutarındaki Hazine yardımının
177 milyon 130 bin 328 lirası AK Parti'ye,
92 milyon 343 bin 259 lirası CHP'ye
46 milyon 233 bin 934 lirası MHP'ye ödenecek.
Elinde yüze yakın Belediye bulunan BDP’nin alacağı hazine yardımı ise kocaman bir sıfır liradan ibaret.
Bu şartlar altında seçime giren siyasi partilerin aynı koşullara ve olanaklara sahip olduğunu söylememiz mümkün mü?
Değil elbet ancak işin kanuni olması nedeniyle yapılacak bir şey yok.
Hatırlanacağı gibi demokratikleşme paketi çerçevesinde son olarak yapılan ve kamuoyuna açıklanan bilgilere göre bu yardım meselesinde baraj oranının düşürülmesi hedeflenmişti. Ancak uygulama yaşama girmediğinden bu yıl da yardımları sadece üç parti alıyor.
Hazine yardımı neye göre yapılıyor?
Siyasi Partiler Kanunu uyarınca, son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan ve genel barajı aşmış bulunan siyasi partilere her yıl Hazineden ödenmek üzere o yılki genel bütçe gelirleri "(B) Cetveli" toplamının 5 binde 2'si oranında mali yardım sağlanıyor.
Bu şekilde hesaplanan ödenek tutarı, devlet yardımı yapılacak siyasi partilere, genel seçim sonrasında Yüksek Seçim Kurulunca ilan edilen toplam geçerli oy sayıları ile orantılı şekilde bölüştürülüyor. Bu ödeme de ocak ayının ilk 10 günü içinde tamamlanıyor.
Milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların yüzde 7'sinden fazlasını alan siyasi partilere de devlet yardımı yapılıyor. Bu yardımdan faydalanabilecek siyasi partilere, milletvekili genel seçiminin yapılacağı yıl 3 katı, mahalli idareler genel seçim yılı için ise 2 katı olarak ödeniyor. Her iki seçim aynı yıl içerisinde yapıldığında ise bu ödemenin miktarı 3 katı geçemiyor.
Next