Siyaseti toplumu yönetme sanatı olarak kabul edersek bunun belli kurallarının varlığını da kabul etmemiz gerekmektedir. Doğal olarak her işte olduğu gibi bu işi de kurallarına göre oynamak lazımdır. Nasıl ki voleybolda ayakla topa vurmak, futbolda el ile oynamak yasak ise nasıl ki ritmik oynana oyunlarda aksi ritimde oynamak oyunu bozuyor ise siyaseti de kurallarına göre oynamaz iseniz ahengi bozar ortada sırıtırsınız. Dünya alem yanlış yaptığınızı görür ve kendinizi düzeltmenizi bekler. Geleneksel oyunumuz olan halayı bilirsiniz bu oyun biraz seri oynandığından oyunu bilmeyenlerin kollarında kimse kalmaz. Herkes acemilerin kolunda oyunu düzgün oynasın diye biraz bekler eğer iyi oynamayan oyuncu oyuna adapte olmazsa ya kolundan çıkılır ya da kendisi oyundan atılır. Aynı olayı siyaset için de düşünmek mümkündür. Siyaset yapmasını bilmediği halde, siyasetin adabını ve yöntemini bilmeden siyasete atılanlar genel ahengi bozduklarından dolayı kısa sürede adapte olmaları beklenir bunu beceremeyenler siyaset dışına itilirler. Ağa babaları ve sırtlarındakiler onları sahneye kadar taşıyabilir ama asıl oyunu onlar oynamak zorundadırlar.
Bu gene girişten sonra gelelim siyasetin inceliklerine;
1- Siyaset yapanların belirlenmiş bir hedeflerinin olması gerekmektedir. Bu hedeflerini somut olarak ortaya koymaları ve ilkeli bir şekilde arkasında durmaları gerekmektedir. Bu hedef ideolojik olabileceği gibi başka gerekçelere de dayanabilir. Ancak hedef temel kriterdir.
2- Hedef perspektifinde belirlenmiş kurallar ve hedefin bir vizyonu olmalıdır. Hedefi misyon olarak kabul edersek bu misyonun bir vizyonunun olması gerekmektedir.
3- Misyon ve vizyon belirlemesi yapılan bir siyaset akımının hedeflerine ulaşması için bir ekibe ihtiyacı bulunmaktadır. Yani hedefe giderken hangi argümanların kullanılacağı, nasıl uygulanacağı, yanlış ve doğruların nasıl değerlendirileceği ve buradan çıkan sonucu hedeflere ulaşmada kullanacak bir ekibin bulunması gerekir. Ya çok iyi bir lider ya da çok iyi bir ekip başarıyı getirebilir. İyi olmayan liderleri ekipleri ayakta tutabilir iyi olmayan bir ekibi ise iyi bir lider belli bir müddet götürebilir ama iyi olmayan bir lider iyi olmayan ekiplerle başarılı olamaz.
4- Hedefine ulaşması için mücadele eden siyasetçinin propaganda alanında ya da siyaset sahnesinde kendini ifade etmesi, hedeflerini halka benimsetecek yöntemleri bulması ve ikna etmesi için tanıtım çok önemlidir. Tanıtım faaliyetlerini iyi şekilde yapamayanların yaptıklarını iyi sunamayanların başarılı olma şansları düşüktür. Tabiri caiz ise iyi bir yemek pişirmek kadar o yemeği iyi sunmak da önemlidir. Dünyanın en iyi ve güzel yemeğini kötü şekilde masaya dizerseniz yemeği görenlerin büyük çoğunluğu o yemeği yemek istemeyeceklerdir. Dünyanın en iyi tatlısını kirli bir garsonla ikram ederseniz ne kadar başarılı olursanız çalışmalarını kötü sunanlar da o kadar başarılı olurlar.
Maddeler halinde ilerlemek mümkün ancak siyasette tek düze gitmek de hedef kitle açısından sıkıcı olabilir. Sürekli aynı şeyleri tekrarlamak, gelişmeler karşısında yeni belirlemeler yapmamak, dünyadaki ve çevredeki olaylar yada gelişmeler karşısında refleks göstermede gecikmek, siyaseti dar bir alanla sınırlandırmak da siyasetin handikapları arasında sayılır. Bütün bunlardan daha elim ve daha vahim olanı ise devekuşu usulü siyaset yapmaktır. Yani gerçekler karşısında siyasetçinin kafasını kuma gömerek olayları atlatmaya çalışması.
Siyasette belirgin olan iki özellik bulunmaktadır; Ya iyi bir ekip çalışması ile başarı çıtasını yükselterek mücadele edeceksiniz. halka daha iyi bir hizmet yeni bir vizyon ve yeni perspektiflerle yenilikler getireceksiniz ve rakiplerinizin hizmet mücadelesine katılmalarını teşvik edeceksiniz yada başarısızlıktan medet bekleyerek rakibinizin başarısızlıkları üzerinden pay kapmaya çalışacaksınız. Yani hatadan eksikliklerden, yetmezliklerden besleneceksiniz.
Günümüz dünyasında yetmezlikten medet bekleyenlerin klasik adıyla köylü politikası yürüttüklerine belirtmemize bilmem gerek var mı?
Siyasetin önemli handikaplarından biri de ne olursa olsun tabanın başka alana kaymayacağı fikridir. Evet, ideolojik siyaset arenasında taban kolay kolay yönetim hatasından dolayı başka tarafa kaymaz. İnsanlar ödedikleri bedel nedeniyle siyasetteki rakibine teslim olmak istemez ama bu gerçek yönetimin bildiğini okuyacağı anlamına da gelmez. Yönetim ve yönetici şunu çok iyi bilmelidir ki nasıl ki tabanın kayma ve kendini boşa çıkarması yanlış ise yönetim kademesinde görev alanların kendilerini dev aynasında görmeleri de o kadar yanlıştır.
Beğenelim beğenmeyelim ama nasıl ki bu ülkede “Millet koyun sultan çoban” sistemi cumhuriyetle ortadan kaldırılmış ise benzer politik süreç peşinde olanlar da aynı kaderi paylaşmak durumunda kalacaklardır.
Siyaset güzel bir sanattır ve bu sanat ile uğraşanların bunun gereklerini yerine getirmeleri gerekmektedirler. Siyaset sadece seçilmekten ibaret değildir. Siyaset seçildikten sonra insanları memnun etmektir. Siyaset insanların kalbinde taht kurmaktır. Siyaset; siyaseti dar dünyaları çerçevesinde görüp herkesi dışlayanların yaptıkları gibi küçük olsun benim olsun mantığı ile yapılmamalıdır. Yapılırsa herkes kaybeder. Kaybedenlerin sonradan ağlamaya hakları olmaz!
Next