İlimizde siyaset tam gaz ilerliyor. Genelde Bahara doğru giderken eylemlilikler, duyarlılıklar artar. İnsanlar havanın ısınmaya başlamasıyla özellikle Mart ayında bir dizi eylemliliğe imza atarlar ama bu yıl seçimin de etkisiyle olsa gerek bu soğuk kış günlerini sıcak eylemlerle geçiştiriyoruz. Cuma gününden bu yana her birisi bir yazının konusu olabilecek bir dizi hareketlilik yaşandı.
Yılmaz Güney sinemasında “Havar” adlı belgesel türünden diyebileceğimiz film başladı. Kadın intiharlarını anlatan ve sosyal bir yarayı gözler önüne seren filmin mutlak surette izlenmesinde fayda var. Duyarlılık, filmin konusuna ve kadına bakış tarzımızın değişimine yönelik olmalı tabi. Geleneklerin sürdürülmesi elbette desteklenir ama gelenekler adına insanların öldürülmesinin desteklenmesi mümkün değildir.
Cumartesi günü Ticaret Odası seçimleri vardı. Bir bakıma artık Ticaret odası seçimleri yerine Teymur seçimleri de denilebilir. Çünkü Mehmet Teymur kırk yıla yakındır seçimleri her şart altında kazanmayı becermiştir. Demek oluyor ki hangi alanı kim ele geçirdiyse sağlam bir çalışma ve altyapı ile yıllarca iktidarını sürdürebiliyormuş. Bu seçimde en sevindirici olan ise listelerin düzenlenmesinde ideolojik çakışmaların fazla yaşanmamasıydı. Halefi ve selefi belli olan bir seçim yaptık. Rahatlık biraz da ondan kaynaklandı. Seçimin en gergin anı bir polis memuru ile Niyazi Demir arasındaki salonu boşaltma uyarısıydı. Bu mesele de büyümeden (tabi Niyazi Demir’in olgunluğu sayesinde diyelim) geçiştirildi. Böylesi bir seçimde Emniyetin salonu boşaltmak için içeri gönderdiği memurların başına neden tecrübeli birini atamadığını da merak ettik doğrusu.
Pazar günü ise Sanat Sokağı eylem sokağına dönüştü. Önce İnsan Hakları Derneğinin 2008 yılı hak ihlalleri ve Filistin’e yapılan saldırıları kınayan bir basın açıklaması yapıldı. Oldukça kalabalık bir topluluğun katıldığı eylem olaysız gerçekleştirildi. Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığını da belirtmek gerekir. Ardından da Filistin katliamını kınayan bir gösteri yapıldı. İnsanlar demokratik bir şekilde taleplerini dile getirerek anti demokratik ve insanlık dışı eylemleri kınadılar. Hemen belirtelim ki Polisin de eylemcilerden bir talebi var. Eylemlerin hafta içi olması durumunda hafta sonu tatillerini aileleri ile dinlenerek geçirme şansları olabilir miş! Onlar eylem yapamıyor biliyorsunuz. Taleplerini ancak dolaylı yollardan ifade edebiliyorlar.12 saat çalışma, nöbete kalma, hafta sonu çalışma, çalışma sürelerine itiraz edememe gibi sorunları var.
Bütün bunlar aslında önümüzdeki yerel seçim çalışmaları için birer antrenman görüntüsünde. Çünkü her ne kadar resmi olarak bu yazının yazıldığı saatlerde adaylar açıklanmadıysa da partiler de adaylarda gayri resmi olarak netleşmiş durumda. Bunu aday adaylarının tavırlarından konuşmalarından anlamak mümkün. En güçlü parti olan DTP’nin adayı zaten geldiği günden beri netleşmiş durumda. AKP’nin neyi beklediği de merak konusu. İnce eleyip sık dokuyorlar ama sonucun değişeceğini tahmin etmiyoruz. Bu nedenle adayların bir an önce kamuoyuna açıklanmasının yararlı olacağını düşünmekteyiz.
Görüşmek dileğiyle…
Next