Kamuoyunda bir sürededir ciddi bir tartışma yürütülüyor. Konu Batman sınırında Batman çayı kenarında bulunan ancak Diyarbakır iline bağlı olan bazı köylerin idari yönden Batman iline bağlanması. Önceleri Bismil ilçesine bağlı köylerle başlayan bu talep daha sonra Silvan’a bağlı köylerin katılımı ile kayda değer bir talep haline geldi.

Konu ile ilgili hazırlanan dilekçeler Başbakana Diyarbakır gezisi sırasında iletildi. Bu başvuru üzerine Başbakanlıktan illerin valilerine yönelik bilgilendirme ve ilgilenme ricası geldi.Bu süreci hızlandırdı.Şu ana kadar yapılan talep ve değerlendirmelerin yasal prosedür çerçevesinde ele alınıp değerlendirmesi gerekmektedir.

Köylerin kuruluşu, bölünmesi, birleşmesi ile ilgili bir yönetmelik mevcut. Bu yönetmelik çerçevesinde işin il idare kurulları ile il genel meclisi tarafından çözümlenmesi gerekiyor. Daha sonra ise bakanlık devreye girerek işlemi sonuçlandıracak. Süreç için bir referanduma da ihtiyaç var elbette. Ancak bütün bunların pek sorun olmayacağı gözlemleniyor. Bu işin yasal prosedür tarafı ve süreç işlemeye başladı sanırım.

Şimdi gelelim konunun haklı veya haksızlığına. Sanırım toplumsal talepler konusunda son dönemde gördüğümüz en mantıklı ve yerinde talep. Bu köylerin tamamı zaten ekonomik ve sosyal manada Batmana bağımlı yaşıyor.Köylerin ve köylülerin ihtiyaçlarının tamamı Batmandan sağlanıyor.Hata köylülerin bir kısmı Batmanda ikamet ediyor.Çocuklarını Batmandaki okullarda okutuyor.İdari iş ve işlemler ile ilgili bir ihtiyaç hasıl olduğunda ise ya Bismil ilçesine yada Silvan ilçesine gitmektedirler.Bu da iş ve işlemleri açısından kendilerini rahatsız ediyor.Rahatsızlık dışında ekonomik bir kayıp da söz konusu.Örneğin Bismil’e bağlı koca köyünün Bismil’e uzaklığı 30 km’den fazla oysa Batman il merkezine 3 km uzaklıkta.Batman çayı üzerindeki köprünün öbür tarafında olan köyü Hıncıka  köyünü saymıyorum.Bu köy bir km uzaklıkta.Aynı durumda olan Silvan ilçesine bağlı köylerde var.Bu köylerin de Batmana bağlanma talepleri var.

İdare yönden de sosyal yönden de hiçbir yerleşim yeri kendisine bağlı olan alanların ayrılmasını istemez. Bu doğal bir durum. Ancak idari yapılanmalar oluşturulurken ekonomik, sosyal ve coğrafi kriterlerin değerlendirmede esas olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Vatandaşın da bu yönlü talebi olduğuna göre idarecilerimize düşen görev işlemin hızlandırılmasından ibarettir. Köylere baktığımızda talebin haklılığı ortadadır. Hangi köylerin Batmana bağlanmak istediğine bir bakalım; Hıncıka, Koca, Derıke, Zorava, Hıleli, Pileka, Belavela, Mezırke, Gırıkeboto. Bu köylerin tamımı da ekonomik, coğrafi ve sosyal olarak Batmana daha yakın. Örf ve geleneklerin çakışması da söz konusu değil. Bu nedenle Bu köylerin Batmana bağlanmasında sakınca olmaması lazım diye düşünüyoruz.

Tabi bu konunun bağımsız bakış açısı. Birde konunun spekülasyon edilen tarafı var. Sınırda olan köylerin Batmana bağlanması durumunda arazilerinin değerleneceği ve arsa durumuna geleceği yönündeki söylentiler. Bu durumun doğal bir süreç olduğunu belirtmek lazım ancak bu arazilere baktığınızda böyle bir duruma gelecek arazilerin çay yatağında olduğunu da unutmamak lazım.Yani bu durum içerisinde haklı bir yan bulunduruyorsa bile iyi incelendiğinde kayda değer bir durum olmadığı görülecektir.

Kamu kaynaklarının yada ülke kaynaklarının etkin,verimli ve yerinde kullanımı esası teşkil ediyorsa köylülerin bu taleplerinin değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır.etik olarak da kim nereye bağlanmak istiyorsa ve kanunen bir engel bulunmamaktaysa bunu gerçekleştirmek lazım diye düşünüyoruz.Herkesin isteğine kavuşması dileğiyle.