Salih Şarman ismi Türkiye kamuoyunun duyarlı çevrelerine yabancı olmayan bir isim. Tansu Çiller döneminde başbakandan aldığı özel izin ile Bulgaristan’dan uçaklar dolusu silah ve mühimmat alarak Batmana getirmiş ve karma birlikler adıyla özel birlikler kurmuştu.
Salih şarman’ın il valiliği yaptığı dönemde Kent Merkezinde faili meçhul cinayetler işlenmeye devam etti. Ölüm listelerinin elden ele dolaştığı kendini bir yerlere yetiştirenlerin isimlerini listelerden çıkardığı konuşuldu.
Bu dönemle ilgili olarak konuşulanlar sadece bunlar değildi. Yapılan yerel seçimlerde seçime hile karıştırıldığı ve seçimin bu hile sonucunda RP adayı Salih Gök tarafından kazanıldığı da Batmanlılar açısından sır değil. O zaman Belediye Başkanı olan ve Seçimi de yapılan bu hileler nedeniyle kaybeden Ataullah Hamidi ile Şarman arasında da büyük bir gerginlik yaşanmıştı.
Operasyonları bizzat katılması, özel birlikler kurması, silah ithalatı yapması, seçimler ve benzeri olaylar nedeniyle gündemden ismi eksik olmayan Şarman son olarak yaptığı açıklama ile de gündeme gelmeyi başarmış görünüyor. Ancak son açıklamalarını diğer uygulamalardan farklı olduğunu da belirtmek gerekmektedir. Çünkü son açıklama bölge meydana gelen faili meçhul cinayetlerin çözümüne de katkı sunmasının yanı sıra olup bitenler konusunda yurttaşların fikir sahibi olmalarına da önemli bir katkı sağlayacaktır.
20 Şubat tarihli Bugün gazetesinin yayımladığı haber bu açıdan önem arz ediyor. Haberden alıntılar yaparak durumu aktarmaya devam edelim.
Tarih, 25 Mayıs 1995...Batman'da minibüs durağına konulan beş bombadan birinin patlaması sonucu 11 kişi hayatını kaybetti, 16 kişi yaralandı. Korucu köylerine seferlerin yapıldığı durakta, patlamaya hazır 4 bomba da etkisiz hâle getirildi.

Aksiyon Dergisi'ne konuşan dönemin Batman Valisi 
Salih Şarman, 1 kişinin gözaltına alındığı süreçte yaşananların, son dönemde PKK/KCK operasyonlarında MİTmuhbirlerinin yakalanmasıyla paralellik taşıdığını anlatıyor: "Polis olayı çözdü. Ama, kurumlar arasında çatışma çıktı. Çünkü bombayı koyan MİT elemanıydı. Baskılardan şahsı teslim ettim."” Diyor Batman eksi valisi Salih Şarman.
Bu olay ilde büyük sansasyon yaratan olaylardan birisiydi. Olaya doğal olarak PKK ye mal edilen bir olay olarak gösterildi. Bu denli büyük bir olayın bugüne kadar açıklanmamış olması ve gizli tutulmasının, bugün yeniden açıklanmış olmasının altında nelerin yattığını hesap dışı bırakmadan belirtmeliyiz ki bu açıklama oldukça ürkütücü.
Böylesi olayların yapılmış olduğunun devlet yetkilileri tarafından biliniyor olmasına rağmen ve böylesi olayların devletin birimleri tarafından yapılmış olmasının saklanması olayın vahametini göstermektedir zaten. Yani o dönemde devlet birimleri bile yapılanların hesabını vermekten uzak. Üstelik konunun olağanüstü Hal valisi tarafından müdahale edilerek çözülmüş(!) Olması da ayrı bir engel olarak görünüyor.
Haberi okumaya devam edelim;” Yaşadıklarını haber dergisi Aksiyon'a anlatan Salih Şarman, "Koruculuk sistemini kabul edenlere özel cezalandırma operasyonu yapılıyordu. Batman merkezine yakın bir köyümüz uzun süre korucu olmamak için direndi. PKK, imamını öldürdü. Gittik anlattık, 20 kişiye silah verdik. Bir hafta sonra şehir merkezinden o köye kalkan minibüslerin durağını TNT kalıplarıyla patlattılar. 11 kişi öldü o olayda. Kolları, bacakları bahçelerden topladık. 5 dakika sonra patlasaydı en az 50 ilkokul çocuğu ölecekti, çünkü okul dağılacaktı." diyor.

Emniyet İstihbarat'ın çok iyi çalıştığını söyleyen Vali Şarman, minibüs durağına bomba koyan kişiye ulaşıldığını belirtti. 11 korucunun öldüğü minibüs durağı saldırısıyla ilgili Şarman'a göre teknik takibe yakalanan MİT muhbiri şifreli konuşuyordu ancak bu konuşma çok kapalı değildi, şüphe üzerine bu kişi evinden alındı. Ancak MİT elemanının alınması, kurumlar arasında gerilime sebep oldu. MİT'in bu durumdan rahatsız olması üzerine dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan, Salih Şarman'ı arayıp Diyarbakır'dan 'konuyla ilgilenmek üzere' Batman'a geldiğini söyledi. Şarman, "O olayda kimseyi evine yollamadım, bir kişi teknik takibe yakalandı. Alındı, fakat MİT 'bizim elemanımız' diye devreye girdi. Bayağı ciddi gerginlik oldu. Ünal Erkan kalkıp Diyarbakır'dan geldi. Toplantılar yapıldı. Konuyu devrettim." dedi. Şarman, "Aldığınız kişinin rolü neydi?" sorusuna şu cevabı veriyor: "Olayın faili olarak alındı. Öyle rastgele alınmadı. MİT'in elemanı, ama kadrolu değildi. Terör örgütünün eline malzeme vermemek için MİTmuhbirini teslim ettim." Şarman, görev yaptığı 1993-1997 yılları arasında MİT'in, kendisine ciddi istihbarat vermediğini de söylüyor.”
Malzeme vermemek için faili MİT elemanını teslim etmek zorunda kalan valinin yerinde olmak isteyen bir yöneticinin olabileceğini zannetmiyoruz. Ancak olayı bildiği halde müdahale eden ve faili kurtaran  Bölge valisinin bu konuda bir diyeceğinin olması gerektiği açık. Bakalım yargı mekanizması bu konuda nasıl işleyecek hep beraber göreceğiz.