TPAO gibi bölgeni değişik alanlarında faaliyet gösteren bir kurumun Batman Bölge Müdürlüğünde çalışan 16 mühendisi, yazlık iş tulumlarında Yeşil ve kırmızı ana renklerin üzerine sarı fosfor çekilmesini içlerine sindiremeyerek Genel Müdürlüklerine şikâyette bulunmuşlar. Buraya kadar gerçekleşenlerde her hangi bir olumsuzluk yok. Elbette insanlar beğenmedikleri bir uygulamayı eleştirebilir ve karşı çıkabilirler. Bunu üstlerine de yansıtıp düzeltilmesi gerekiyorsa düzeltme talebinde bulunabilirler bu nedenle her hangi bir tepki göstermekte gerekmiyor. Gerekmiyor, çünkü demokrasi farklı fikirlerin de tahammülünü içeriyor. Buraya kadar olan bölümü iş alanı ile ilgili olarak değerlendirmek gerekiyor.
Peki, o zaman bunca tepkiye sebep olan gelişme nedir diye sorarsınız işte onu anlatmaya başlayalım.
TPAO Batman Bölge Müdürlüğünde çalışan mühendislerin itiraz gerekçeleri iş alanı ile ilgili değil milliyetçilikle ve siyasal tercihle ilgili bir görüntü sergilediği için kabul edilemez bir tavır olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Cumhuriyetin ilk dönemlerinde özellikle Adolf Hitlerin üstün Alman ırkının özelliklerini bilimselleştirmeye çalıştığı ve kafataslarını ölçtüğü dönemde Türk kavminin kafatası yapısını araştırma çalışmaları da gerçekleştirilmişti. Yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye’de yaşayanların Türklükleri genel kabul olarak tanımlandıktan sonra kafatası şeklinin brakisefal olduğu kanaatine varılmıştı. Bu belirlemeye göre kafatasına bakılarak bir insanın hangi ırka ait olduğu belirlenebiliyordu! Bu anlayışın ve Hitlerin sonunu ve dünyadaki durumunu herkes bildiği için tekrarlamaya gerek yok. Ancak, aradan geçen bunca yıllık tecrübelere rağmen Hitler özentili insanların aramızda bulunması biraz tuhaf.
Gelelim konumuza, TPAO da çalışan bu mühendislerin siyasal fikirlerini seçme özgürlükleri de mevcut. İstedikleri biçimde ve şekilde düşünebilirler. Demokratik algı buna saygıyı gerektirir. Ancak sahip oldukları düşünceyi ve siyasal yapıları savunurken başkalarına karşı saygısızlık içeren tavırlara girerlerse bunu kabul etmek demokratik olarak mümkün olmaz. Antidemokratik olarak hiç mümkün olmaz.
İnsanlar istedikleri gibi düşünme ve tercihlerini kullanma hakkına sahiptirler. Bunun temel kuralı başkalarına hakaret etmemeleridir. Konu Mühendislerin giyecekleri önlük veya tulum iken özerklik talep etmeye küstahlık olarak ilan etmek, çalıştıkları coğrafyada renklerin kimleri temsil ettiğini bilmek ve rahatsız olmak mühendislerin siyasal fikirleri ile ilgili olarak değerlendirilir. Bir coğrafyada genel kabul gören algılamalar karşısında bu kadar rahatsız olanların kendilerini rahatlatacak tavırlar sergilemeleri gerekir.
Bizler, bu kafatasçı zihniyeti iyi biliriz. Bunlar bugün değil daha evvelde rahatsız olmuşlardı. Ama insan rahatsız olunca bir duygudaşlık kurmayı dener. Bir olgudan rahatsız olurken başkalarının da benzer uygulamalardan rahatsızlık duymuş olabileceğini düşünür. Bu mühendisler ekmeklerini yedikleri coğrafyada köylerin, insanların, dağların isimler değiştirilirken ne kadar rahatsız oldular. Yoksa o bin yıllık isimlerin değişiklikleri tulumlarındaki sarı çizgi kadar önemli değimliydi? Bu mühendisler, TPAO’yu Milli Şirketimiz olarak tanıtırken uluslar arası arenada olup bitenden haberleri var mı? Mesela en milli ve ordu şirketimiz olan OYAK milli sermayeyi temsil eden Sümerbank’ı aldıktan sonra ING şirketine neden sattı? Satarken bu mühendisler karşı çıktılar mı? ING Bank neden kırmızı beyaz parlamıyor diyebildiler mi? Askeri harcamalarımızın en az %50’lik bölümünün nereden alındığından haberdar mıdırlar?
“Bizler milli birlik ve beraberliğimize kastetmeye çalışan sapkın fikirlerin ve siyasi emelin temsili paçavranın renklerini kullanarak siyasete alet etmek istemiyor, mevzu bahis renklerden oluşan tulumlarla değil de şirketimizin hele hele atalarımızın cihana canlarıyla kabul ettirdiği bayrağımızın renkleri olan Kırmızı – Beyaz tulumlarla çalışmayı kendimize gurur addediyoruz. Türkiye gündemini meşgul eden siyası bulanıklığın sürdüğü son dönemde bizlerinde kabulleneceğini düşünmemek elde değil. Sapkın fikirlerin temsilcileri tarafından vatandaşlarımız ve kurumlarımızın hüsnü niyet ile sergilediği çalışmalar sonucu verilen tavizlerle bu durumlara kadar gelindiği de unutulmamalı. Verilebilecek her tavizin yeni bir tavizi getirmesi gibi ufak ayrıntıların da büyük sıkıntılar doğurduğuna inanan bizler söz konusu ayrıntının küçümsenmeyeceğini umuyor gerekenin ve gereğinin ivedilikle yapılacağına kesinlikle inanıyoruz” yazısını kullanan bu insanların bölge insanına bakış açısının ayırımsızlık üzerine kurulabileceğine inanılabilir mi?
Benzer bir tavrı 1990’lı yıllarda Trafik ışıklarında da görmüştük. O zamanda bazı bilgiçler(!) ışıkların rengi sarı kırmızı yeşildir diye değişikliğe gitmiş yeşil yerine mavi renk kullanmayı tercih etmişlerdi. Durumun üzerine gidilince de yeşil renkli ışık yoktu yalanına sığınmışlardı.
TPAO başlatmış olduğu soruşturmayı erken bitirmeli ve bu çalışanlarının kendilerini üretime katacakları alanlarda yer vermelidir. Çünkü bu tavırların alerji yaratmaması imkânsız gibi görünüyor.
Next