REKTÖR ULUÇAM

10 Ocak Dünya Gazeteciler Günüdür. Bu günün akşamı karınca kararınca Cemiyet Lokalimizde “çiğ köfte partisi” düzenlemeye karar verdik. Başta Sayın Vali ve TÜPRAŞ Bölge Müdürü olmak üzere bir çok kurum ve kuruluş müdürü, STK ve davetliler gecemize geldiler. Burada Batman Üniversitesi Rektörü Sayın Uluçam´dan söz etmek istiyorum. Gecede söz alan Sayın Uluçam duygulu anlar yaşadı ve yaşattı. Yıprandığından ve yalnız bırakıldığından söz etti. Bu durum beni ve tüm dinleyenleri üzdü tabii ki. Batman, tarihinde ilk defa bir Üniversiteye sahip oldu. Rektör Uluçam iyi bir insan ve özverili çalışmalarda bulunuyor. Bunun kıymetini bilmek gerek ama sanırım Rektörümüze gereğince sahip çıkılmıyor. Bu tarz insanlar bir şehrin ve hele de Batman gibi kabuğunu kırmaya çalışan bir yerleşke için aslında bir hazine. Bir bilim adamı tarihi doku açısından Batman´a ve bölgeye artı bir değer katmaya çalışırken ne yazık ki kendisinin ifadesine göre haksız yere eleştirilmekte. Çalışmalarını sağlıklı yapamamasının ve makalelerini de yarıda bırakmasının kime ne faydası dokunacak? Duyguluydu gecede. Sahiplenilmediğini, haksız yere dedikodulara maruz kaldığını ifade ediyordu. Başta Sayın Vali olmak üzere tüm Basın Mensupları bu konuda kendisine yardımcı olacağımıza dair şeyler söyledik. Vali Bey´in aynen ifadesi şöyleydi: Sayın Hocam, sizin Batman´a değil, Batman´ın size ihtiyacı var. Uzun yıllar Hasankeyf´te çalışmalar yaptınız ve sizin döneminizde Batman Üniversiteye kavuştu. Dilerseniz bir başka yerde de çalışabilirsiniz, bunu biliyoruz. Burada kalmakla yöre insanına hizmet ediyorsunuz. Bazen birileri bu tarz iddialarda bulunabilir. Ancak kimsenin şerefine, itibarına dil uzatılmamalı. Bu konuda herkes elinden geldiğince yardımda bulunmalı. Özelliklede Basın Mensupları bu konuyu kendi aralarında düzeltme yoluna gitmelidir. Basın ahlak ilkelerine uygun tarzda yayınlar yapılmalı.

Konuyu aslında az çok hepimiz biliyoruz. Tarafların haklılığı veya haksızlığı konusunda son kararı yargı verecektir. Ancak yargısız infazlara da zaman zaman rastlayabiliyoruz. Eğer bir kişi veya gazete bu tür yargısız infazlarına devam ediyor ise Sayın Uluçam bazı mekanizmaları devreye sokmalıdır diye düşünüyorum. Hele ki hakarete varan ifadeler asla affedilemeyecek türden şeylerken Sayın Rektör niçin Savcılığa suç duyurusunda bulunmuyor, anlayabilmiş değilim. Hakaret mi edildi, şikayet et ve burnundan getir. Biz de köşelerimizde konuyu enine-boyuna yazalım. Ancak tüm Bilim İnsanlarında olan zafiyet ne yazık ki değerli Rektörümüzde de mevcut: Kendini işine adama, bilimsel anlamda bir artı değer yaratma endişesi. Aslında bu tür özellikler şapka çıkartılacak özellikler. Ancak burası ne yazık ki gelişmiş Avrupa ülkesi değil. Rektörümüz, feodalitenin değil de ilmin, irfanın geçer akçe olduğu bir ülkede olsaydı bilim insanı olmanın avantajlarını fazlasıyla yaşayabilirdi. Ne yazık ki biz kendisinin kıymetini bilmiyoruz. Ne istiyor bu kişi? Bırakın yarım kalan makalelerimi bitireyim. Bırakın kazılarıma devam edeyim. Biz ne diyoruz? Yok sen bunlarla uğraşma. Gel bizimle ağız dalaşı yap. İşini gücünü bırak ve bizim istediklerimizi yap. Yanlış bizde aslında ama gel gör ki yıpranan değerli bir bilim insanı.

Bu güne kadar konuya mesafeli davranmıştık ama artık öyle olmayacak. Eğer insanları üzerek, karalayarak Batman´dan uzaklaştıracak isek inanın gidenin bir kaybı olmayacaktır Batman ile ilgili kötü anılarından başka. Kaybeden Batman olacaktır. Kaybeden, yarın bu Üniversite de okuma ihtimali olan çocuklarımız olacaktır.

Son olarak şunları ifade etmek istiyorum: Eğer Rektör haksız ise, kötü ise bizde kendisinin karşısında oluruz. Ama yok böyle değilse Allah aşkına biz bu kişiden ne istiyoruz? Ne hakkımız var yöreye gelen insanları üzmeye, hizmet etme şevkinden yoksun etmeye? Bu bize yakışmaz. Bırakalım da insanlar en iyi bildikleri konularda yöreye, bölgeye, ülkeye ve insanlığa iyi hizmetlerde bulunsunlar.