Malum Ramazan Bayramını eda etmenin yorgunluğu ve rahatlığı ile çalışma saatlerine tekrar başlamış bulunuyoruz.
Bayramda kutlamaların yanı sıra ülke kamuoyunu ilgilendiren enteresan gelişmeler de oldu. Bayram mesajlarını dikkatlice takip etmeye çalıştım. Satır arasında işe yarar bir şeyler bulabilir miyiz diye. Aslında Sayın Cumhurbaşkanının verdiği mesajların altı doldurulduğu takdir de değerlendirilmeye müsait mesajlar olduğunu belirtmek gerekir.
Diğer dilek ve istek mesajlarının samimiyeti ve altının doldurulması konusunda sıkıntılar yaşadığımızı belirtmemiz gerekir.
Bir süredir özellikle Hakkâri Şırnak civarlarına endekslenmiş ve Şemdinli’yi ana eksene oturtmuş bir senaryo ile karşı karşıya bulunmaktayız.
Alan resmen çatışma bölgesi ilan edilmiş ve bu bölgede silahların gücü test edilmeye çalışılıyor. Bu test mantığının inadı öylesine güçlü ki bu ateşi anaların gözyaşları ile söndürmenin imkânı yok gibi.
Durum gerçekten vahim. Bu vahamet kendini fotoğraf karelerine de yansıtmakta. Bayramda Türkiye kamuoyunun hayretle seyrettiği ve gözlemlediği iki fotoğraf karesi vardı. Türkiye’nin gündemini oluşturan iki kare. Bu iki kare aslında bizi bize analiz ettirten kareler. Eğer bu ülkede aklı başında ülkenin birlik ve bütünlüğünü düşünen insanlar varsa bu iki kareden sonra oturup bu ülke için ne yapabilirim demesini gerektiren bir durum ile karşı karşıya bulunmaktayız.
Bu kareler uygulanan siyasetin batışının resmidir aslında. Bu kareler düşünün insanlar için övünmekten uzak kareler olduğu açık. Bu nedenle her ne kadar inad savaşını sürdürenler bunu bir böbürlenme olarak görebilseler de durum öyle değil. Bunlar asılında ortamı provoke eden adımlar olarak değerlendirilmelidir.
Bu iki kareye iyi baktığımızda karşılaştığımız manzara enteresandır. Birinci kare BDP Milletvekillerinin konvoyunu durduran ve onlar ile beraberindekilere biz buradayız propoğandası yapan fotoğraf karesi. Kucaklaşma meselesi falan işin hikâyesi. Asıl mesajı iyi anlamak gerekir. PKK ,BDP ve Devlete her şeye rağmen biz buradayız diyor. Savaş korkunç boyutu ile devam ederken de biz buradayız. Geri çekilmiyoruz. Ölümüne çarpışıyoruz deniliyor. Bir yönüyle de kendi propagandasını yapıyor. Parlamentonun beş-altı parlamenterinin bulunduğu konvoyun yolu kesilirken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun de belirttiği gibi ortada devlet yok. Burada yapılan eylemin aynı zamanda devletin yönetim kadrolarını sıkıntıya koyup o alana yüklenmelerini sağlayacak bir adım atıldığını da belirtmek gerekir. Yani gelin buraya operasyon düzenleyen demekten başka bir şey değil yapılan.
Diğer fotoğraf karesi ise hükümetin içişleri Bakanı konusundaki hayret uyandıran tavrıdır. Aslında hükümetten ziyade Sayın Başbakan’ın bu tavrını sadece bizler değil Türkiye kamuoyu da anlamış değil. İdris Naim Şahin’in Türkiyenin mevcut konjektörel durumunda mevcut yönetim mantığı ile ideal bir içişleri bakanı olmadığı açık bir şekilde görüldüğü halde bu koltukta tutulması aslında provoke edici adımlardan birisidir. Hele hele Sayın Bakanın bu konjektörel durumda kalkıp inadına inad Hakkariyi ziyarete kalkışması tam anlamı ile bir fiyaskoya dönüşmüştür.
Devletin güvenlik güçleri silahlarını halka doğrultmuş, havaya ateş açarak ülkenin içişleri bakanının ziyaretini Gerçekleştirmesi için çaba sarf ediyor. Öyle ya sayın bakan halkın sorunlarını dinleyecek, meselelere çözüm bulacak. Bu fotoğraf amacın gerçekleşmesine pek uymuyor gibi gözüküyor. Bu ziyaretin aslında birinci fotoğrafın ortaya çıkarmaya çalıştığı mantıktan farklı olmadığını düşünenlerdeniz.
Bize göre her iki fotoğraf karesi de iyi olmamıştır ve memleketin sorunlarını çözme mantığından uzaktır. Duyguları bir kenara bırakıp sorunların mantıklı çözümüne endekslenmekten başka çare yok. Duygular bizi bataklığa götürüyor çünkü. Bu tür provoke adımlar iyi adımlar değil Herkesin biraz daha sağduyulu davranmasında fayda var.
Next