Özelleştirme sonucu mağdur olan ve insanca bir yaşam özlemiyle yanıp tutuşan insanların sesine kulak verelim. Yorum eklemeden aynen aktarıyorum:

Özelleştirme mağduru olan 657/4C sözleşmeli personeller  tam anlamıyla ekonomik soykırıma tabi tutulmuşlardır. Mevcut hükümet onların ne denli zor şartlar altında  hayat mücadelesi verdiklerinden ve ekonomik krizin onları  teğet değil de tam kalplerinin ortasından delip geçtiğinden haberdardır. Hiçbir şekilde 4/C’ lilerin haykırışlarına kulak dahi asmayan bir siyasi İktidarla  karşı karşıyayız.

Bizler, çeşitli kamu kuruluşlarında işyerlerimiz özelleştirilinceye kadar kadrolu işçi olarak çalışmakta idik. Özelleşen kurumdaki memur statüsünde olan arkadaşlarımız, hiçbir kayıpları olamadan başka bir kuruma nakil olmuşlardır. Fakat biz SSK’lı olarak çalıştığımız için, bizlere zorla tazminat verilip 657/4C statüsünde başka kurumlarda çalışmaya başladık . Buna bir de kulp taktılar ve “hiçbir kayıpları yok, tazminatlarını verdik” dediler. 2003 yılından önce yapılan özelleştirmelerde Bolu ve Dalaman Seka’nın işçileri 57. Hükümet tarafından Karayollarına işçi olarak yerleştirildi ve hiçbir kayıpları olmadı. Sadece 2005-2006 ve sonrası  yılında yapılan özelleştirmelerde 4-c statüsü uygulandı . Bu gün itibarı ile özelleştirme sonucu 657 4/c statüsünde çalışan yaklaşık 21.800 kişi vardır. Bunlar başta Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı , Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü… vb. olmak üzere çeşitli kuruluşlara dağıtılmışlardır. Bizler yaşımız itibari ile emekliliğine beş ila on iki yılı kalmış kişileriz. Hali ile çocuklarımız da  lise de, üniversiteye hazırlıkta veya üniversitede okumaktadır.

Aldığımız ücretler ve çalışma şartlarımız şunlardır : 10 ay çalışıp iki ay ücretsiz izine ayrılıyoruz. Dönüşümüzde ise, biz işçiler önce çalışıp sonra maaş aldığımız için bir ay kaybımız da oradan oluyor. Yani 3 ay maaş almıyoruz. 657 4/c statüsünde çalışana verilen maaş sadece 620 YTL. Bakın ne kadar çok? Hemen küçük bir hesap yapalım: Bunu on aya çarpıp, çıkanı on ikiye bölün bakalım. Aldığımız maaş ne kadar olacak? Ben hemen söyleyeyim; 465 YTL. İşte  bize reva görülen ücret. Özelleştirme mağduriyetini yaşamadan önce birçoğumuz uzman işçi, ustabaşı, operatör  ve kalifiye eleman iken , bugün kimimiz hizmetli, kimimiz çaycı, kimimiz garson olarak çalışmaktayız ve eski ücretlerimizin  üçte birini ancak almaktayız. Bu huzursuzluk ailelerimize yansımakta ve olumsuz olaylara neden olmaktadır. Bu nedenle de şimdiye kadar Türkiye genelinde 12 arkadaşımız bunalım dolu bu yıllara dayanamayarak intihar etmiştir. Bununla beraber birçok ailede de maddi sorunlardan kaynaklanan nedenlerden dolayı boşanmalar olmuştur.

Bütün bunların vebali Hükümet ile Özelleştirmeye göz yuman ve işçisini sahipsiz bırakan ve bu sözleşmeyi hak gören  Sendikalardır. Burada TÜRK-İŞ ve TÜRK-İŞ’e bağlı konfederasyonlara sesleniyorum:  Bu insanlar yıllarca sizin sendika çatınızda size hizmet ederek aidat ödedi.  Sendikaların temel görevi işçiyi korumak ve geleceğini,  çalışma şartlarını ve ekonomik durumunu günümüz şartlarında enflasyona karşı korumak değil mi? Özelleşmesine göz yumduğunuz kurumların personellerine neden sahip çıkmadınız? İşçilerinde memurlar gibi başka kurumlara özlük hakları ile geçmesini sağlıya bilirdiniz. Evet bunları yapmadınız ama en azında şu an Hükümetle beraber mağdur ettiğiniz işçilerin haklı mücadelelerinde yanlarında olun. Çünkü bakın aşağıda örneklerini verdiğim gibi Hükümet tarafından bir şekilde istihdam edilen ve bizim gibi  657/4C personelleri diye kayıtlara geçen ancak hiçbir şekilde özelleştirme mağduru olmayanlarda var. Hükümetle yapacağınız görüşmelerde bunları da dile getirebilirisiniz.

TBMM’de çalışan 657 4/c çalışanları 11 ay 29 gün çalışıyorlar ve ücretlerinde iyileştirme yapıldı. 657 4/c Diyanet çalışanları da aynı hakları aldı ve 657/4B statüsüne geçirildiler. TRT kurumunda çalışan 657/4C personelleri de hepsi kadrolu oldu ve ekonomik olarak da durumlarında iyileştirilmeye gidildi. Türkiye genellinde çalışan 240 bin Geçici İşçiye de kadro verildi. Üstelikte tek kriter kamuda altı ay çalışmış olmalarıydı.  Soruyoruz; bizler işçi isek ki yılda 10 ay çalıştırılıyoruz o zaman  neden hakkımız olan  kadrolarımızı vermediniz. Eğer memur isek neden TBMM , Diyanet ve TRT’ de çalışan 657/4C’ liler gibi haklarımız verilmiyor? 657/4C Özelleştirme mağdurlarına  hep üvey evlat muamelesi yapılmıştır.  Bizler farklı bir şey istemiyoruz. Artık bizlerin de görülmesini istiyoruz. Bu adaletsizliğin kaldırılmasını istiyor.

Özelleştirme mağdurların en çok talep ettikleri konuların başında; statülerinin belli olması, işçi ise işçiler gibi sosyal haklara sahip olmak ve işçi sendikalarına üye olmak, yok eğer memur iseler memurlara verilen  40+40 ücret, döner sermaye, fazla çalışma ve ek ödemeler, memur sendikalarına üye olmak gibi konular geliyor.

Sonuç itibariyle özelleştirme mağdurları insanca yaşamak istiyor. Kamu da olduğu halde kamu çalışanlarıyla eşit olmak istiyor. Başbakanımızın da söylediği ‘‘EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET’’ kuralının bir an önce hayata geçirilmesini istiyor.

Batman’da Özelleştirme Mağdurları  mevcuttur. Özelleştirme Mağdurlarının Türkiye genelinde örgütlülüğü bulunmaktadır. Burada Sendikalara, Sivil Toplum Örgütlerine, Aydınlarımıza ve Yerel Basınımıza Özelleştirme Mağdurları Platformuna yardımcı olmalarını, seslerine kulak vermelerini ve güçlerine güç katmalarını istiyoruz.

                   Özelleşme Mağdurları Platformu   İl Temsilcisi

Musa AKSÜNGER