Malum son günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisinde 2014 yılı bütçe görüşmeleri yapılıyor. Bu vesile ile de siyasi partilerin üyeleri kendi ve partilerinin bütçe üzerindeki görüşlerini hem diğer siyasi partiler ile hem de milletle paylaşıyorlar.
Hükümetin sunmuş olduğu bütçe üzerinde teknik anlamda ve yatırım öncelikleri tartışılması beklenirken ne yazık ki konuşmacı milletvekilleri daha çok siyasal alandaki değerlendirmelerini paylaşmayı yeğliyorlar. Öyle ya nasıl olsa siyaseten oradalar ve seçmen tabanlarına bir şekilde mesaj iletmeleri gerekiyor!
Edep usulünde yapılan konuşma ve tartışmaları anlayışla kabullenmek ve dinlemek mümkün ancak meclisteki tartışmaların geldiği düzey ne yazık ki çocukları Tv ekranlarından uzak tutmaya yöneltiyor aile büyüklerini.
Siyasi partilerin birbirlerini eleştirmeleri adettendir. Hele hükümete yönelik eleştiri dozunun bütçe görüşmeleri sırasında üst perdeden dillendirildiğini bilmeyen yoktur ancak ne yazık ki hiçbir dönemde görmediğimiz kadar kötü bir davranış ve konuşma sitiliyle karşı karşıya bulunmaktayız. Eskiden bir iki kişi çıkardı ve millet bunları zaten tanıdığı için önemsemezdi ancak ne yazık ki bu sayının epey çoğaldığını müşahede etmekteyiz.
Milletvekillerinin birbirlerine karşı sarf ettikleri sözleri yazmaya edebimiz müsaade etmiyor ancak bu küfürleri edenlerin de Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekilliğini hak etmediklerini siyasi parti liderleri ve onlara oy veren tabanlarının da görmesi gerekiyor. Diline bile sahip olamayan insanların millet adına karar verirken ne kadar sağlıklı kararlar verebileceklerini varın sizler düşünün.
Bu durum sadece bir iki örnekle kalsaydı belki görünmez olabilirdi ancak mızrak çuvala sığmayacak kadar büyük. Siyasi partilerin meclis çatışı altında bile birbirlerini dinleyecek, anlayacak, konuşarak anlaşacak bir tahammülleri kalmamış görünüyor. Muhalefet bir türlü istediğine ulaşamayınca daha çok agresifleşirken iktidar ise karşısında dişe dokunur bir muhalefet görmedi için şımardıkça şımarıyor ve pervasız bir tavır sergilemeyi meziyet sanır bir duruma geliyor.
Başbakanın milletvekillerine” terbiyesizlik yapmayın” dediği meclisimizde milletvekili kalkıp başka bir milletvekiline k…… s…….. şeklinde küfürler savuruyor.
Ülkenin her yanında konuşulan kelimeler meclis çatışı altında ve meclis kürsüsünde dillendirilirken milletvekillerine fiili saldırılarda bulunuluyor.
Bu tavır ve davranışların millete örnek olması gereken meclis üyeleri milletvekillerine yakışmadığını belirtmek gerekiyor. Eğer bir milletin meclisinde milleti temsilen seçilen insanlar birbirlerine bu şekilde hitap eder ve davranırlarsa o toplumun nasıl davranacağını varın siz düşünün.
Meclis ve üyeleri her hareketlerinde ve sözlerinde dikkatli olmak zorundadırlar. Ülkede sorunların kavga ve düğüşle çözümlenmesi istenilmiyorsa o zaman sorunların mecliste konuşulmasına ve tartışılmasına tahammül gösterilmesi zorunluluktur. Sorunlar konuşulmadığında asıl büyük tehlike ortaya çıkmaktadır. Eğer bir sorun konuşulursa zaman içerisinde bile olsa o sorunun diyalog ile çözümü mümkün hale gelir.
Doksan yıldır bu ülkede ve meclisinde sorunlar konuşulmadığı için bu ülke hak ettiği yerde değil. Ret ve inkâr politikalarının temsilcisi olan siyasi partilerin tavırlarını anlamak mümkündür ancak bu yanlışı gördüğünü ve ret ettiğini belirten siyasal anlayışların da aynı takıma katılmaları sorunların çözümüne katkı sağlamaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve orada temsilliyet bulan siyasi partilerin mensupları olan milletvekillerine örnek meclis üyeleri olmaları konusunda gerekli uyarıları yapmaları artık zorunluluk haline gelmiştir.
Dileriz meclisteki milletvekilleri de artık bu durumlarının farkına varır ve bu tür nahoş tavırlardan vazgeçerler. Meclis küfürleşme sahası ve boks ringi değil çünkü. Meseleyi “ imam ve cemaat” örneklemesine dayandırmamak gerekiyor!